Cinsel istismarda bulunan kişi deşifre edilmeli

Güncelleme Tarihi:

Cinsel istismarda bulunan kişi deşifre edilmeli
Oluşturulma Tarihi: Ocak 15, 2018 14:35

İstismara uğramış çocuğu fark etmenin çok zor olduğunu belirten Prof. Bulut, Küçük çocuklarda tırnaklarını yeme, küçük, büyük tuvaletini kaçırma, saldırgan tavırlar sergileme, sürekli ağlama ve şok halinde olma, dalıp dalıp gitme, gözlerin boş noktalara bakması gibi tepkiler cinsel istismar belirtisi olabilir.

Haberin Devamı

İBN Haldun Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Bulut, cinsel istismarın affı olmaması gerektiğini söyleyerek, "Cezalar daha da ağırlaştırılmalı. Amerika’da şöyle bir sistem var, oturduğunuz mahallede cinsel istismar yapan birisi varsa onu internete girip görebilirsiniz. Ayrıca cinsel istismar yapanların evlerinin önüne küçük turuncu bir bayrak dikiyorlar ve o kişi deşifre ediliyor yani cinsel istismarı gerçekleştirenlerin bir şekilde deşifre edilmesi gerekir" dedi.

İstismara uğramış çocuğu fark etmenin çok zor olduğunu belirten Prof. Bulut, Küçük çocuklarda tırnaklarını yeme, küçük, büyük tuvaletini kaçırma, saldırgan tavırlar sergileme, sürekli ağlama ve şok halinde olma, dalıp dalıp gitme, gözlerin boş noktalara bakması gibi tepkiler cinsel istismar belirtisi olabilir. Çocuklar genelde utanç ve suçluluk duyup söylemek istemiyorlar. Vakaların çoğu kazayla öğreniliyor. Yaşı çok küçük çocukların sözel yetenekleri gelişmemiş olduğu için tepkilerinden anlaşılabilir. Yaşı büyük olanlar da bunu anne ve babasına söyleyemiyor da rehberlik öğretmenine, arkadaşına söylüyor diye konuştu.,

Haberin Devamı

CİNSEL İSTİSMAR ÇOCUĞUN EN YAKININDAN GELİYOR

Cinsel istismarın affı olmaması gerektiğini ve cezaların ağırlaştırılmasını öneren Prof. Bulut, Cinsel istismarı gerçekleştirenlerin bir şekilde deşifre edilmesi gerekiyor. Amerikada şöyle bir kural var. Oturduğunuz mahallede cinsel istismar yapan birisi varsa onu internete girip görebilirsiniz. Bir de cinsel istismar yapanların evlerinin önüne küçük turuncu bir bayrak dikiyorlar.

Cinsel istismarda bulunan kişi, çocukla en çok yakın temasta bulunan kişi; bu okul servisinin şoförü, kantindeki, mahalledeki biri, bazen öğretmeni oluyor. Bu tür yerlerde işe alınacak insanların geçmişi iyi incelenmeli. Mahkeme sürecinde mağdur daha iyi korunabilir. Ortamdan, kişiden, durumdan uzaklaştırılmalı. Çocuklar ileride toplumun bireyi olacağı için muhakkak onları korumalıyız ifadelerini kullandı.

ÇOCUK STRESİ, PANİĞİ, ŞOKU HİSSEDİYOR

Ailelerin bu tür vakalarda panik havası oluşturup şok yaşamaması gerektiğini vurgulayan Prof. Bulut, Çocuk; stresi, paniği, şoku hep hissediyor. Ailelerin sakin olmaları, çocuğu suçlamamaları, öfke ve paniğin olmaması gerekir. Ailenin yapabileceği en güzel şey, sakin bir şekilde bunun çocuğun suçu olmadığına dair onu ikna etmektir dedi.

Haberin Devamı

Okullarda çocuklara iyi dokunuş, kötü dokunuşun öğretilmesi gerektiğinin altını çizen Prof. Bulut, "Çocuk; vücuda, organlara kim nasıl dokunur bunu öğrenmeli, en önemlisi çocukları iyi gözlemlemeliyiz, böylece davranışlarının nasıl değiştiğini görebiliriz" diye konuştu.

Cinsel istismarda bulunan kişi deşifre edilmeli

CİNSEL İSTİSMAR KİŞİLİK GELİŞİMİNİ OLUMSUZ ETKİLİYOR  

Cinsel istismarın kişilik gelişimini etkilediğini söyleyen Prof. Bulut, Cinsel istismar mağdurları yetişkin olsalar bile uzun dönemde kronik depresyon, kişilik parçalanması denilen çoğul kişilik durumları yaşıyor. Cinsel istismarın, çocuk üzerinde güven ve bağlanma sorunu, kendini değersiz hissetme gibi olumsuz etkileri var. Kişilik gelişimi olumsuz olduğu için sosyal gelişimi de etkileniyor. İnsanlara güvenemiyor, şüpheli ve tedirgin oluyor; tam tersi de olabilir, mesela sürekli insan ilişkilerini yanlış anlayıp ve her ilişkiyi cinselleştirebilir şeklinde konuştu.

Haberin Devamı

Ailelerin de bu süreçte travma, şok, suçluluk duygusu yaşadıklarını belirten Prof. Dr. Sefa Bulut, "Kesinlikle sessiz kalınmamalı, aileler çocuğun adı çıkacağından şüphe ediyorlar ve travma, şok, suçluluk duygusu yaşıyorlar. Toplumu bilinçlendirmeli ve farkındalık duygusunu oluşturmalıyız." dedi.

DHA

BAKMADAN GEÇME!