GeriBebek Beslenmesi Anne sütü neden önemlidir? Anne sütünün yararları nelerdir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Anne sütü neden önemlidir? Anne sütünün yararları nelerdir?

Anne sütü neden önemlidir? Anne sütünün yararları nelerdir?
Abone Olgoogle-news

Emzirme, bebeğin sağlıklı büyüyüp gelişmesi için gerekli tüm besini sağlayan eşsiz bir yol; anne sütü ise her annenin kendi bebeği için ürettiği, bebeğin ihtiyaçlarına göre bileşimi değişen bir mucizedir. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Ayşegül Doğan Demir, anne sütünün önemini ve faydalarını paylaştı.

Anne sütü yaşayan bir sıvıdır, bebeğin hem besini, hem suyu, hem ilk aşısıdır. Faydaları saymakla bitmeyen bu mucize sıvı hem uzun hem kısa vadede bebek ve anne hastalıklarını, ölümlerini önleyen, sağlık maliyetlerini azaltan, çevre dostu bir koruyucu sağlık uygulamasıdır.

Anne sütü ile beslenmenin, çocukta bağırsak enfeksiyonlarını, zatürre, orta kulak iltihabı gibi enfeksiyon hastalıklarını azalttığı bilimsel bir gerçektir. Alerjik hastalıkları, astımı, lösemi ve diğer bazı kanserleri, tip 1 diyabet başta olmak üzere bağışıklık bozukluğu nedeni ile olan bazı hastalıkları, tip2 diyabet, obezite, kalp ve damar hastalıkları, iltihaplı bağırsak hastalıkları, otizm ve nöropsikiyatrik bozuklukları azalttığına, zekâ düzeyini arttırdığına ve bütün olarak bakıldığında çocuk ölümlerini azalttığına dair pek çok kanıt vardır.

Emzirme 6-23 aylık çocuklarda enfeksiyonların neden olduğu ölümlerin yarısını önler. Ayrıca anne sağlığı açısından meme ve yumurtalık kanserleri, endometriozis, anemi, osteoporoz, tip-2 diyabet, kalp-damar hastalıklarına karşı koruyucu olduğu gösterilmiştir.

Emzirme uygulamalarının küresel olarak istenilen düzeylere gelmesi ile yılda 823 bin 5 yaş altı çocuk ölümü ve 20 bin meme kanseri kaynaklı kadın ölümü önlenebilir. Düşündüğünüzde hiçbir tıbbi ekipman harcamadan doğal olanı yaşayarak ulaşacağınız bu kazanım gerçekten akıl almaz boyutta büyüktür ve üzerinde çalışmaya, uğraşmaya fazlasıyla değer.

Peki emzirme konusunda istenilen hedef nedir?

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu’nun (UNICEF) uluslararası kılavuzları, çocuk sağlığı ile ilgili pek çok otorite tek başına anne sütüyle beslenmeye yaşamın ilk bir saati içinde başlanmasını, bebek 6 aylık oluncaya kadar devam ettirilmesini ve tamamlayıcı beslenmeye başlandıktan sonra da emzirmenin en az iki yaşa kadar sürdürülmesini önerir. DSÖ ve UNICEF liderliğindeki Küresel Emzirme Birliği (GBC), 2030 için ilk bir saatte emzirme, 6 ay öncesi tek başına anne sütü ile beslenme, bir yaşta ve 2 yaşta emzirmeye devam etme hedeflerini sırasıyla %70, %70, %80, %60 olarak belirlemiştir (10) Tek başına anne sütü ile beslenme, başka herhangi bir katı, sıvı gıda, hatta su bile verilmeksizin yalnızca anne sütü ile beslenmedir. Ancak ülkemizde emzirmeye başlama oranlarımız %98-99 gibi olmasına rağmen 4-5 aylık çocukların beslenme durumu sorgulandığında 2018 verilerine göre sadece anne sütü alma oranı yalnızca %14’tür, 6. ayda bunun çok daha altında olacağı muhakkaktır. Dolayısıyla anne sütü ile ilgili hedefimizin oldukça uzağındayız.

Emzirme ile ilgili doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Sayılan bunca faydasına rağmen emzirmenin istenilen düzeye gelememesinde pek çok başka etkenle birlikte emzirmeyi kesme ile ilgili yanlış ve eksik bilgilerin de katkısı büyüktür. 

Örneğin annenin ateşli hastalığı, antibiyotik ve diğer ilaç kullanımı, memede enfeksiyon (mastit, hatta meme başından iltihap akmadıkça apse) varlığı gibi durumlar emzirmenin kesilmesini gerektirmez. Antibiyotik, ağrı kesici veya diğer hastalıklarda kullanılan pek çok ilacın emziren anneye göre ayarlanması mümkündür. Annede ortaya çıkan çoğu alerji ve döküntü durumlarında da emzirmeye devam edilir. Annenin suçiçeği gibi çok bulaşıcı bir döküntülü hastalık geçirmesi durumunda bile anne sütü o dönemde sağılarak bebeğe verilmelidir. Uçuk virüsü olan herpes simpleks virüs enfenksiyonunda meme ucunda döküntü yoksa sağılarak değil memeden anne sütü verilmelidir. Sanılanın aksine annenin hepatit B hastası ve taşıyıcısı olması emzirmeye engel değildir. Doğum sonrası gerekli koruyucu antikorlar ve aşısı yapılan çocuk emzirilebilir.

• Hepatit C virüsü bulaşmış anneler (hepatit C virüsü antikoru veya hepatit C virüsü-RNA pozitif kanı olan kişiler) emzirebilir.

• Sitomegalovirüs enfeksiyonu olan anneler (bebek aşırı prematüre değilse) emzirebilir.

• Röntgen, mammografi, BT çekilen annelerin bebekleri emzirilebilir.

Yenidoğan sarılığı olan bebekler emzirilebilir hatta daha da sık emzirilmelidir. 

Peki emzirme eyleminin kesilmesini gerektiren tıbbi durumlar var mıdır?

Doğumsal nadir bir metabolizma hastalığı olan ve süt şekeri olan laktozun alınmaması gereken klasik galaktozemili bebekler (galaktoz 1-fosfat uridiltransferaz eksikliği) anne sütünü emzirme ya da bir başka yolla almamalıdır.

İmmün yetmezlik virüsü (HIV) ile enfekte olan annelerin emzirmeleri uygun değildir ama anne sütünün faydaları öylesine fazla ve çocuk sağlığı ve sağ kalımına etkileri öylesine büyüktür ki Dünya Sağlık Örgütü fakir ve beslenme- hijyen koşullarının kötü olduğu ülkelerde HIV ile enfekte annenin emzirmesinin sonuçlarını daha olumlu bulmakta ve diğer beslenme şekillerine tercih etmektedir.

T hücreli lenfotrofik virus (HTLV) enfeksiyonu olan, tedavi edilmemiş brusellozlu anne emziremez.

Annenin aktif kemoterapi veya radyoaktif ajan kullanması gereken durumlarda emzirmeye ara verilir.

Tedavi edilmemiş (henüz balgam testi negatif olmayan) aktif tüberkülozlu (verem) annenin emzirmesi uygun değildir ancak sütünü sağarak bebeğine bardak, fincan gibi yöntemlerle içirebilir. Sütten enfeksiyon geçeceği kaygısına kapılmasına gerek yoktur. Bu dönemde anne sütünü vermek için biberon kullanmak uygun değildir. Bebeğin anne memesi ile uyumunu bozar. Genellikle tüberküloz tedavisinin 2. haftasından sonra annelerin çoğu memeden emzirebilir hale gelir.

Alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olan annelerin bu bağımlılıktan kurtulana dek emzirmesi uygun değildir.

Akut ya da kronik ilaç kullanımlarında ise anneler kendi doktorlarına ya da çocuk doktorlarına danışarak gerçekten gerekliyse anne sütüne ara vermeli ya da kesmelidir. Tıpta kullandığımız pek çok ilacın anne sütü ile geçimli olanlarını bulmak mümkündür, eğer emzirmeyi kesmeyi gerektiren bir ilaç mutlaka gerekli ise bu durumda buna mutlaka doktorlarla birlikte karar verilmelidir.

Peki COVID-19 testi pozitif olan ya da hastalık şüphesi, temas öyküsü olan anneler emzirebilir mi?

Bu sorunun cevabı da kesinlikle evet, anne gerekli önlemleri almalı yani tıbbi maskesini takmalı, her emzirme öncesi ellerini uygun şekilde su ve sabunla en az 20 saniye yıkamalı, yıkanmamış bölgelerine bebeğin temas etmemesini sağlayarak emzirmeye devam etmelidir. Şu ana kadar COVID-19 virüsünün anne sütü ile geçip hastalık yaptığı gösterilmemiştir. Bu konuda Dünya Sağlık Örgütü ve Sağlık Bakanlığımızın ve Sosyal Pediatri Derneğinin önerileri de aynı yöndedir. COVID-19’lu anne genel durumu elverişli ise emzirmeli, değilse en azından sütünü sağarak bebeğine vermeye çalışmalıdır.

İştahla yemek yiyen bebek!

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle