"Vahap Munyar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Vahap Munyar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Vahap Munyar

Yunanlılara simit yedirmenin zamanı

İSTANBUL Tekstil ve Hammadde İhracatçıları Birliği (İTHİB) Başkanı İsmail Gülle, geçenlerde bir buluşmada Simit Sarayı’nın ortaklarından Haluk Okutur’la karşılaştı:

- Ben de sizi tanımak istiyordum.

- Buyurun bir şey mi var?

- Hayır... İstanbul’un pahalı merkezlerinde bile çay-simit konseptini oturttunuz, çok da iyi iş yapıyorsunuz gördüğüm kadarıyla. “Bu başarıyı yakalayan işadamı kim” diye merak ediyordum.

- Teşekkür ederim... Şimdi aynı konsepti Yunanistan’a götürmeye hazırlanıyoruz.

- Oradada mı “Simit Sarayı” açacaksınız?

- Elbette...

- Aslında Yunanlılara simit yedirmenin de tam zamanı... Kriz ortamında onların da gıda harcamaları düşmüş olmalı...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın 10 bakan ve Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun (DEİK) öncülük ettiği 200’ü aşkın işadamıyla gerçekleştirdiği Yunanistan gezisi sırasında Atina’ya Simit Sarayı açılması konusu da gündeme geldi...

Dönüşlerinde Hürriyet Ekonomi Servisi’nden Meltem Kara, Simit Sarayı’nın ortaklarından Haluk Okutur’la konuştu. Okutur, Atina’nın Omonia Meydanı’nda Simit Sarayı açmak için yer kiralama noktasına gelmişti:

- Daha önce aylık 40 bin Euro kira istenen mekan şimdi 26 bin Euro’ya düştü. Hafta içinde kontratı imzalayıp, hazırlıklara başlayacağız. Yunanistan’da 5 yıl içinde 100’den fazla şube açarız.

Haluk Okutur, bir noktanın altını çizdi:

- Aslında Yunanistan’da bizim simitin benzeri var. Biz “Simit” adıyla satmak istiyoruz. Üstelik Türkiye’den daha yüksek ciro elde edebileceğimizi düşünüyoruz.
Erdoğan’ın gezisine katılan işadamları arasında yer alan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yardımcı’ya oradayken izlenimini sordum:

- Kriz sokakta hissediliyor... Genelde akşamları dolu olan restoranlarda müşteri sayısı üç-dört masayı geçmez olmuş...

Benzeri bir izlenimi cumartesi günü Ziraat Bankası Genel Müdürü Can Akın Çağlar da arkadaşımız Nigün Karataş’a aktardı:

- Kriz, Atina sokaklarında kendini gösteriyor...

Simit Sarayı örneğinde olduğu gibi Atina’da neredeyse yarıya düşen dükkan kiraları da kriz etkisinin en önemli göstergelerinden biri...

Bu durumda İsmail Gülle’nin sözü daha vurucu hale geldi:

- Yunanlılara simit yedirmenin tam zamanı...

Her kesimi dinleriz, kimse baskı yapamaz

BAYINDIRLIK Bakanlığı Yapı İşleri Genel Müdür Yardımcısı Yahya Güçlü aradı:

- Biz her kesimin temsilcilerini dinleriz. Kombicilerin bize baskı yapması söz konusu değil.

Kazan ve Basınçlı Kap Sanayicileri Birliği (KBSB) Başkanı Ali Eren’le sohbetten çıkardığım bazı notları geçen hafta yazmış, “kazan-kombi savaşı”ndan da söz etmiştim. Yahya Güçlü, Ali Eren’in kullandığı “kombi lobisi” tanımına gönderme yaptı:

- Binaların enerji verimliliği konusu doğrudan Bayındırlık ve İskan Bakanlığımızı ilgilendiriyor. Bu konunun tüm taraflarıyla gerektikçe görüşüyoruz. Çıkan yönetmeliklerde “kombi lobisi” etkisi olduğu iddiası haksızlık.

Yahya Güçlü, binalara 1 Temmuz 2010’dan itibaren “enerji verimliliği karnesi” verilmeye başlanacağını vurguladı:

- Bakanlığımız kuralları koyar, denetimini yapar. Şimdi büyüklüğü 2 bin metrekare ve üzerinde olan yeni binalarda merkezi ısıtma söz konusu olacak.

- Mevcut binalarda da büyüklüğüne göre bir dönüşüm söz konusu mu?

- 10 yıl içinde bu da gündeme gelecek.

Binalara “enerji verimliliği karnesi” verildikçe, “kombi-kazan savaşı” daha da kızışacak...

Bu savaş, bize enerjiyi en verimli şekliyle kullanma olanağı sağlayacak...

Bakanlık da “kural koyan-denetleyen” olarak tüketicinin yanında yer alacak...

Üniversite mezununa arkasında ‘amca-dayı’ olmadan iş yaratıyoruz

KOÇ Bilgi Grubu Genel Müdürü Mehmet Nalbantoğlu’yla ne zaman karşılaşsam iddialı konuşur:

- Türkiye’ye en büyük değeri bizim sektör üretecek...

Nalbantoğlu, Türk bilişim sektörünün Avrupa ülkelerindeki birçok şirket ve kuruluşun veri merkezini Türkiye’ye taşıyabilecekleri konusunda da iddialı:

- Biz bunun örneğini Zürih Sigorta’da ortaya koyduk. O işi aldık. Bu işe yüklenirsek 5 yılda Türkiye bu alanda 5-10 milyar dolarlık işi kendine çevirebilir.

Nalbantoğlu, 4 yıl önce Koç Bilgi Grubu’nda personel sayısının 350 kişi olduğunu anımsattı:

- Şimdi 1380 kişiye çıkmış durumdayız. 2011’de 2 bin kişiye ulaşabiliriz. Biz üniversite mezunlarına iş alanı yaratıyoruz. Arkalarına “amca-dayı” almadan iş
bulabiliyorlar...

Nalbantoğlu, Türkiye’nin Hindistan gibi bilişimde öne çıkması için 2023’e, Cumhuriyetin 100’üncü yılına dönük bir vizyon ortaya koyması gerektiği çağrısı yapıyor...

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu bile, işadamlarının çocuklarına iş için kendisine ricacı olduğu örneğini veriyor...

Nalbantoğlu, “Bizde üniversite mezunu için amca-dayı gerekmez” diyor...

Keşke öyle olsa...

TMSF: Hatalı bandrol sözleşmesi Burgaz bayisini korumak için

TASARRUF Mevduatı Sigorta Fonu’ndan (TMSF) Sonay Çınar Kaya imzasıyla bir mesaj aldım. Mesaj, geçen günkü, “TMSF, Burgaz bayisiyle ‘usulsüz bandrol’ sözleşmesi imzalıyor” başlıklı yazımla ilgiliydi.

TMSF, başta Burgaz Rakı olmak üzere, şirketin ürünlerini pazarlayan bayilere gönderdiği “usulsüz bandrol sözleşmesi”nin gerekçelerini şöyle sıralamış:

Fon yönetiminden önceki dönemde üretilen alkollü içeceklere “hatalı bandrol” yapıştırılmış olması iddiasının gündeme gelmesi üzerine vergi daireleri bazı ürünleri muhafaza altına almış ya da yediemin olarak bayilere bırakmıştır.

Vergi dairesi tarafından muhafaza altına alınan ürünlerle ilgili tüm itiraz ve şikayetler yetkili makamlara yapılmış olup, olayın hukuki süreci devam etmektedir. Muhafaza altına alınan ürünler satışa sunulamadığı için bayiler mağdur olmuştur.

Şirket yönetimi, olayın hukuki boyutunu gözeterek söz konusu sözleşmeyi muhafaza altına alınan ürünlerin piyasaya sürülmesini engellemek ve bu ürünler yerine bandrolleri teknik cihazlarla kontrol edilen ürünlerin satışını sağlayarak bayilerin mağduriyetini gidermek amacıyla düzenlenmiştir.

Yönetimimizdeki şirketin ticari sorumluluğunu yerine getirmesi, “usulsüz, hatalı bandrol”ü kabul ettiği anlamına gelmez. Sözleşme ile muhafaza altına alınan ürünlerin piyasaya sürülmesinin önüne geçirelerek kamu yararı gözetilmiştir.

TMSF, Burgaz’da “hatalı bandrol”e karşı önlem aldıysa, sorun yok...

X