Yüksek kağıt talebindeki gizem

HAZİNE’nin yaptığı yılın ilk tahvil-bono ihalelerine görülmedik bir talep geldi. Sonuç olarak kamuoyunda oluşan imaj da, "Stopaja rağmen faizlerin yükselmediği" oldu.

Peki bu doğru mu, yani stopaj Hazine faizlerini etkilemedi mi, etkilemeyecek mi?

Her şeyden önce şunu söyleyelim ki; bankacılar da bu kadar yüksek talebi çözmüş değiller. Dün özellikle fon yöneticilerinin kendi aralarında konuştukları konuların, yanıt aradıkları soruların başında "Hazine kağıtlarına bu talebin nereden geldiği?" vardı.

Tüm bankacılar dün piyasada oluşan hareket ve fiyatları örnek gösterip, bir gün önce, yani salı günü gelen 13 katrilyonluk talebin "fiktif" olduğu konusunda hemfikirler. Aksi takdirde ikinci piyasada bu kağıda çok yüksek talep dün de devam ederdi ama etmedi. Buradan yola çıkarak, "işin içinde bir iş olduğunu" söylüyorlar ve bu ""i anlamaya çalışıyorlar.

Görüştüğümüz, Hazine ihalelerine en yüksek talebi gösterenlerden, iki özel bankanın fon yöneticisi de "bu talep fiktif" diye çok kesin konuştular ve talebin nereden kaynaklandığını soruşturduklarını söylediler. Yabancı bankacılarla konuştuklarını kaydeden bir bankacı, "yabancıların talebi biraz artmış gözüküyor ama bu kadar artmasını yabancı talebiyle açıklamanın imkanı yok" dedi. Bir diğeri ise bildikleri, her zaman yüksek talep gösteren bankalardan bu kadar talep gelmediğine emin olduğunu kaydetti.

Peki bu kadar yüksek talep niye, nereden geldi? Belki biraz da detaylandırıp soruyu, "neden birileri fiktif talepte bulundu?" diye sormak daha yerinde olabilir.

İnsanın aklına türlü işler geliyor. Aklımıza gelen sorulardan birini sizle paylaşalım: Gelinen sonuca bakacak olursak, yani stopaja rağmen faizlerin artmadığı imajına bakarak, "Acaba bunun altında bir müdahale söz konusu mu? Müdahale nasıl olur" diye düşündüğümüzde ise "Acaba bu imajı oluşturmak için Hazine, kendi emir-komuta zincirleri içindeki bazı bankalara ’siz girin yüksek teklifler atın, faizler yükselmesin’ demiş olabilir mi, sorusu akla geliyor.

Umarız Hazine böyle bir müdahaleye girişmemiştir...

Olmaz demeyin, geçmişte bu tür müdahale örneklerini çok gördük. Daha sonra foyalar açığa çıktı, piyasalar bu müdahalelerden daha sonra çok olumsuz etkilendi...

Özetle dediğimiz şu ki; işin içinde bir gariplik var, stopajın normalde faizleri yükseltmemesi düşünülemez. Şimdi müdahale varsa bu müdahale ilelebet süremeyeceği için, ileride piyasalar asıl faiz dengesini bulacaktır. Ama böyle bir oyun varsa, oyunu oynayanlara güven de kalmaz.

DÖVİZ TALEBİ

Bu arada geçen günkü "Borçlanma programı döviz fiyatlarını düşük tutacak" yazımızda, uyarılar üzerine bir düzeltme yapma gereğine inandık. Haziranda dövize endeksli 3,5 milyar dolar tutarındaki kağıdın geri ödenmesinden sonra, bu tür ihaleye çıkılmaması, döviz arzını artırmayacak, döviz talebi yaratacak. Ancak bankaların açık pozisyonlarını kapamak için buradan boşalacak YTL’lerin hepsini götürüp nakit olarak döviz alımına yatırmayacaklarını da görmek gerekir. Yani bir şekilde eurobond gibi döviz kağıtlarına yatırıp, pozisyonlarını kapatmak için kullanacaklar. Yani itfası yapılacak dövize endeksli kağıtların tekrar çıkılmaması, dövizde artı bir arz yaratmaz, hatta, ne kadar bilinmez ama, talep yaratır.

Ancak bu talebin döviz fiyatlarını artıracak ölçüde olacağını sanmıyoruz. İtfanın 15 Haziran gibi döviz girişinin bol olduğu bir döneme denk gelmesi, dışarıdan döviz girişinin hala çok yüksek seyretmesi, bu talebin döviz fiyatlarını artıracak bir talep olmasını engelleyecektir.

Özetle söylemek istediğimiz ise Hazine’nin açıkladığı borçlanma programının döviz fiyatlarını etkileyecek, biraz düzeltme sağlayacak bir program olmadığıdır.

Eğer Hazine 2006 yılında dışborçlanmasını azaltmayı öngören bir program açıklasaydı, bunun dövize talebi artıracak bir politika olduğunu söyleyebilirdik. Ama Hazine’nin böyle niyeti yok. O zaman da, buradan yola çıkıp, "Merkez Bankası daha fazla döviz alabilir" demek, Hazine’nin yani kendi üstünden sorumluluğu atmak demektir. Kurların artması gerektiği konusunda samimi olan bir Hazine, ona göre program yaparlardı.
Yazarın Tüm Yazıları