Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

YÖK’ün artık kuzusu da var

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, YÖK’ün bahçesinde beslediği hayvanlara bir yenisini daha ekledi; Erzurum’dan özel olarak kuzu getirtti. Tüyleri simsiyah ve henüz bir aylık olan “kara” kuzusuyla ilk pozu da Hürriyet’e verdi.

Kuzusunu kucağından indirmeyen Özcan, yeni geldiği için henüz bir isim koymamış. “Biraz daha büyüsün. Güzel bir isim koyarız” diyor: “Kuzumuz için özel bir veteriner görevlendirdik. Çok küçük olduğu için hemen bahçeye bırakmak istemiyoruz. Zaten tek başına getirilmesini istemedim. Annesi de yanında. Annesi ile birlikte veteriner hekimimizin gözetiminde büyümesini bekleyeceğiz. Daha sonra bahçede diğer hayvanlarımızla birlikte serbestçe dolaşabilecek”.
YÖK’ün bahçesini adeta hayvanat bahçesine çeviren Özcan, daha önce de ceylan, midilli, tavşan, Çin horozu, ördek, kaz, tavus kuşu, taklacı güvercinler, keçi ve köpeklerin barınmasını sağlamıştı.
Bahçeye başka hayvanlar da getireceğini söylüyor: “Sürprizlerimiz devam edecek”. Hayvanların bakımları ile tek tek ilgilenen Özcan, tüm bakım masraflarını da kendisi karşılıyor. / Esra KAYA/ANKARA

VETERİNER

Kediler her zaman  dört ayak üstüne düşmez

Kediler hayatta kalma konusunda son derece güçlü içgüdülere sahiptir. Yüksek yerlerden asla kasıtlı olarak atlayıp kendilerini tehlikeye atmazlar. Çoğu bilinenin aksine yüksek katlardaki camlardan ve teras ya da balkonlardan kaza sonucu düşer.
Kedilerin camdan düşmesini engellemek için küçük çocuklar için alınan tedbirler yeterli değildir. Camların sineklik benzeri dayanıklı bir malzeme ile güvenli bir hale getirilmesi gerekir.
Kediler, ilgilerini çeken nesnelere karşı büyük bir konsantrasyonla fokuslanırlar. Bir kuş ya da bir sinek yakalamak isterken dengelerini kaybedip kolaylıkla yüksekten düşebilirler.
Yüksek yerlere çıkmaktan çekinmedikleri için sahipleri genellikle kedilerin bu yükseklikte başının çaresine bakabileceğini sanır. Oysa ev ortamındaki eşyaların yüzeyi ve binaların balkon, cam kenarı gibi bölgeleri onların kolay tutunabilecekleri bir yapıda olmadığı için kolayca dengelerini kaybedip düşebilirler.
Bilinenin aksine kediler yüksekten her zaman dört ayak üstüne düşmez. Düşseler bile bu düşüş emniyetli bir düşme değildir. Çoğu kez baş ve kalça bölgelerini şiddetle yere vururlar. Bu da genellikle ciddi yaralanmalara yol açar.
Yanlış bilinen bir diğer husus da apartmanlarda 1. veya 2. kat gibi nispeten daha alçak yerden düşen kedilerin problem yaşamayacağıdır. Gerçekte düşme yüksekliği azaldıkça, kedinin dengesini sağlamak ve vücudunu toparlamak için havada ihtiyaç duyduğu süre azalır ve kısa mesafeden düşmeler kedinin dengesini kuramadan yere çakılmasına neden olarak genellikle daha şiddetli yaralanmalarla neticelenir. Bu nedenle alçaktan düşmeler orta düzeyde veya daha yüksek katlardan düşmekten daha tehlikelidir.
Hatırda tutulması gereken bir diğer husus, kedilerin düşerken daha alt katlardaki açık panjur, balkon çıkıntıları ve saksılıklar gibi cisimlere çarparak havada yaralanmaya başlayabilecekleri ve yere tamamen kontrolsüz düşebilecekleridir.
Görünürde bir şey yok gibi görünse de kedinin mutlaka en yakın veteriner hekime götürülmesi gerekir. Zamanında müdahale ve uygun tedavilerle, yüksekten düşen kedilerin yüzde 90’ı hayatta kalmayı başarır.

Düşmesini önlemek için:

· Eğer şehirde, apartmanda yaşıyorsanız, mümkün mertebe kedinizi evde tutun. Böylece yüksekten düşmenin yanı sıra araba çarpması, hastalık bulaşması gibi riskler de azalır.
· Camları kedinin düşmesini önleyecek şekilde sık ve dayanıklı bir sineklik teli benzeri malzeme ile kapatın. Düzenli olarak sağlamlığını ve kapanıp kapanmadığını kontrol edin.
· Balkon ve teras gibi düşmeye müsait açık alanlarda ya benzer şekilde tel örgü ile üstü de dahil olmak üzere bölgeyi kapatın ya da kedinin buraya çıkmasını engelleyin.

PAKO PANO

* Altı haftalık olduğunu tahmin ettiğimiz, erkek kedi Mısır, bahçemize bırakılmıştı. Çok fazla kedimiz olduğundan bu minik yakışıklı oğlana yuva arıyoruz. Çok oyuncu ve cana yakın. Tel: (541) 256 33 12.

* Sahibi tarafından kısırlaştırılmak için veteriner kliniğine götürülmüş ve daha sonra gelip alınmayarak terkedilmiş. Tam 1.5 senedir kafesin içinde yaşıyor. 4 yaşında, erkek kızıl angora kedisi.
O kadar uysal, o kadar cana yakın bir oğlan ki. O kadar zamandır kafeste olmaktan çok sıkılmasına rağmen, herkese kendini sevdirip beni dışarı çıkarın dercesine mır mır yapıyor. Ona evini açacak ve bir daha terketmeyecek bir yuva arıyoruz. Tel: (216) 384 51 65 - (555) 986 97 30.

X