"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Yeşilay’ın görevi ne?

Türkiye Yeşilay Cemiyeti, son dönemde ilginç çıkışlarıyla gündeme gelmeye başladı.

Önce Tuborg GoldFest’te durum tespiti için konser alanını ‘bastılar’, sonra Efes One Love Festivali’nin iptalini istediler.
Yeşilay’ın son dönemde takındığı bu ‘agresif’ tutum, bana hayli ilginç geliyor.
Yeşilay’ın görevi nedir?
Alkol, sigara ve uyuşturucuyla mücadele etmek.
Gençleri bu kötü alışkanlıklardan uzak tutmak.
1920’de Hilal-i Ahdar adıyla kurulan, daha sonra Yeşil Hilal adını alan Türkiye Yeşilay Cemiyeti bu anlamda çok önemli bir misyon üstleniyor.
Bizim çocukluğumuzda kitaplarda, okullarda Yeşilay’ın ilanları yer alırdı...
Yeşilay sigara ve alkolle mücadele eden çok önemli bir kurumdu.
Ancak son yıllarda gözden uzak kaldıklarını düşünmüş olmalılar ki, bu tür ‘sansasyonel’ çıkışlar yapmaya başladılar.
Elbette Yeşilay alkolle, sigarayla, uyuşturucuyla mücadele edecek.
Bu konuda hepimiz kendilerine destek olmalıyız.
Ama Yeşilay’ın misyonu ‘alkol ve sigarayla mücadele’ adı altında ülkenin kültür sanat hayatına darbe vurmak değildir.
One Love, yıllardır yapılan bir festival.
Efes Pilsen de onun sponsoru.
Tuborg GoldFest de öyle...
Sigara ve alkolle mücadele etmek ayrı, bira firmalarını kültür sanattan uzaklaştırmaya çalışmak ayrı...
Yeşilay sapla samanı karıştırıyor.
Ne demek bir festivalin iptalini istemek?
Bunun sözcüsü olmak?
Olmadı, Yeşilay ülkede bira üretimine de karşı çıksın bari...
Yeşilay sigara ve alkolün zararlarını anlatmak için başka yollar denemeli.
Neşeli eylemler yapsın, tişörtler bastırsın, ilginç sloganlar bulsun...
Gençlere daha kolay ulaşabileceği yöntemler geliştirsin.
Ama “festival yasaklansın” demek, konser ‘basmak’, Yeşilay’a hiçbir şey kazandırmaz...
Aksine, bu tür çıkışlarla gençlerin gözünde itici bir hale dönüşür Yeşilay.

Tarlabaşı kazaları

Geçen akşam Şişhane’deki X Restoran’da yemek yerken aşağıdan bir kaza sesi geldi.
Arabanın bir yayaya vurma sesi, yedi kat yukarıdaki restoranın balkonuna ulaştı.
Sonrasını balkondan izledik.
Yaya yolda boylu boyunca kaldı, herkes yardıma koştu.
15 dakika sonra polis, 20 dakika sonra ambulans geldi.
Vatandaş yaya geçidinin 20 metre ilerisinden karşıya geçmeye çalışıyordu.
Bir diğer iddiaya göre, araç kırmızı yandıktan sonra geçmişti.
Ama daha çarpıcı bir durum var:
Aynı yerde son bir ay içindeki üçüncü kazaymış bu, restoran çalışanları söylüyor.
Demek ki bu işte bir yanlışlık var.
Ya Şişhane’deki yaya geçidinin yeri yanlış ya da araçlar hızlı gidiyor...
Tarlabaşı’ndaki yaya trafiği için mutlaka bir çözüm gerekiyor.

Alan olduktan sonra 150 liraya da lahmacun olur!

50 liraya lahmacun olur mu?
Olur...
Çok övündüğünüz serbest piyasa ekonomisi bu değil mi?
İsteyen 50 liraya satar, isteyen 150 liraya lahmacunu...
Yiyen olduktan sonra...
Ben yer miyim?
Asla ve kata... “Alnımda enayi mi yazıyor?” diyeceğim, alanlara ayıp olacak.
Ama parasının hesabını bilmeyen çok demek ki, Maça Kızı yıllardır bu fiyatlarda satışlar yapıyor. Demek ki bu yaz da lahmacuna kuş kondurmaya başlamış!

X