Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Yeni bir hükümet mi ekimde seçim mi?

Muharrem SARIKAYA

Başbakan Mesut Yılmaz'ın önceki gün ANAP grubundaki, ‘‘Eylüle kadar bize destek versinler, CHP'ye meydanlarda teşekkür edeyim’’ sözleri, milletvekillerini ‘‘Ekimde erken genel seçime gidiyoruz’’ düşüncesine itiyor.

Nitekim grup toplantısından sonra ANAP'lı Adalet Bakanı Oltan Sungurlu da aynı görüşü dile getiriyor.

Sungurlu, CHP lideri Deniz Baykal'ın da ‘‘ekimde seçim’’ isteğine dikkat çekerek, ‘‘Başbakan'ın sözleri, Baykal'a, ‘Ekimde seçim için mutabıkım' mesajı gibiydi’’ yorumunda bulunuyor.

Bu görüşü taşıyan sadece Sungurlu değil. Turizm Bakanı İbrahim Gürdal da ‘‘Ekimde seçime gidiyoruz gibi bir hava doğdu’’ düşüncesini dışa vuruyor.

Bağımsız milletvekili Bahattin Yücel, kuliste birlikte oturduğu DSP’li Kültür Bakanı İstemihan Talay'a, ‘‘Seçim hayırlı olsun’’ diyor.

Ancak Talay aynı görüşü taşımıyor. Seçimin TBMM'den çıkmasının çok zor olduğunu belirterek, karşı görüşte yer alıyor.

TBMM'ye önceki gün öğleden sonra seçim havası yayılıyor.

Ancak dün sabah bu hava birden dağılıyor. Özellikle önceki gün Yılmaz'ın konuşması ile ortaya çıkan ‘‘seçime gidiliyor’’ havası değişiyor.

Orman Bakanı Ersin Taranoğlu, dün ‘‘Seçim de yok, yeni bir hükümet de yok’’ görüşünü dile getiriyor. Taranoğlu, ardından şunları söylüyor:

‘‘Bu hükümetin önünde artık bir devam sorunu yok. Düşür diyoruz, düşürmüyorlar. Seçim diyoruz, yok diyorlar. O zaman bu hükümetle uzun vadeye gidilir...’’

Taranoğlu bunları söylese de en yakın bakan arkadaşları aynı görüşü taşımıyor.

Kabinenin etkin bakanlarından biri, ‘‘adımı yazma’’ dedikten sonra ANAP ile DYP arasında son günlerdeki yakınlaşma çabalarına dikkat çekiyor.

Ardından haziran sonrasına dönük senaryosunu şöyle sıralıyor:

1- Bu hükümetin devam sorunu var. Bu haliyle bir iki ay daha gider. Ondan sonra biter.

2- Parlamentodan çıkabilecek iki hükümet modeli vardır. Biri Çankaya hükümeti, diğeri üçüncü kişinin başbakanlığında geniş tabanlı hükümet.

3- Çankaya hükümeti yerine, Meclis kendi hükümetini çıkarmak ister. ANAP-DSP-DYP-DTP'den sağlanacak katılım ile üçüncü bir kişinin başbakanlığında yeni bir hükümet kurulur.

Çok parçalı hükümet modeline liderler nasıl bakar? Üç parçalı hükümetle devamda zorluklar çıkarken, liderlerin dışarda kalıp devamlı müdahalesine maruz kalacak bir hükümet ne kadar devam edebilir?

Buna verdiği yanıt ise şöyle oluyor:

‘‘Hükümetin daha fazla gidemeyeceği belli. Bugünkü liderlerin de yeni bir hükümet çıkarma şansı gözükmüyor. O zaman geriye iki alternatif kalıyor. Çankaya hükümeti veya Meclis'in içinden çıkacak geniş tabanlı hükümet. Liderlerin de, güvenoyuna gerek duymayacak bir Çankaya hükümeti yerine Meclis'ten çıkacak hükümet modelini tercih edeceğine inanıyorum...’’

Kurulacak hükümetin güçlü bir yapıda kurulması halinde, liderlerin dışardan müdahalesinin de söz konusu olamayacağı inancını taşıyor. Hatta bu hükümetin ilerde merkez sağ ve solun bütünleşmesine de katkı sağlayacağını iddia ediyor.

Ankara'da, hükümete dönük olarak ortaya bu senaryolar atılıyor. Meclis'te milletvekilleri üçe bölünmüş durumda. Bazıları devam edeceğine, bazıları ekimde seçime, bazıları ise yola üçüncü kişinin başbakanlığında yeni bir hükümet ile devam edileceğine inanıyor. Her gün yeni bir değişimin yaşandığı Başkent'te, milletvekilleri arasında en fazla ağırlık kazanmaya başlayan ise üçüncü senaryo oluyor.













X