"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Sakıncalı kelimeler diyarı

“Ermeni” demek, “Ermeniler” üzerine bir şey yazmak, çizmek, konuşmak sakıncalıdır bu ülkede. Hatta olmak bile...

E hiç yok canım filan demeyin.
Öyle.
Ne diye öldürüldü Hrant Dink küt diye...
Ne yazarsan yaz içinde “ermeni” geçsin, mutlaka bir kesimden gelen ölüm tehditleriyle dolu mailler yağar.
“Kürt” kelimesi de aynı şekilde sakıncalıdır. Ne yazarsan yaz hem de...
Ya Kürtler taşa tutar, ya Türkler.
Kimi zaman yazdığının doğruluğu yanlışlığı da değildir mesele, hatta ne yazdığın bile değil. Seni “taraf” görmüştür ahali. Olay bitmiş, hakkında karar verilmiştir.
Yine bi “taraf”lardan ölüm tehditleri yağar sağanak şeklinde.
Sonra son 10 yılda başka başka cıs kelimeler de girdi aramıza.
“Türban” bunlardan biriydi.
Ağzına aldın mı “türban” kelimesini, demediğini bırakmazdı bi “taraf”lar.
Birileri “başörtüsü” diyeceksin diye azarlardı, öbürleri “türban deme” diye…
Sonra “Alevi” aynı şekilde rahat kullanılamayan bir kelime haline getirildi.
Geldi…
Keza “Yahudi” kelimesini kullanmak yine aynı şekilde bi “taraf” tarafından taşa tutulmak haline geldi. Lobici, ırkçı, hatta katil bile der okur hemen...Yağar ardından tehditler.
Hani bunlar işin içine politika karıştırılmış tarafı diyelim; ki bu bile bir açıklama, bir bahane olamaz.
Peki ya rakı?
Peki bira, şarap?
Bunlar da sakıncalı oldu.
“Ayran” kelimesi bunlardan çok daha münasip bir kelime kabul edildi.
Ha şimdi birileri sana bana ölüm tehditleri yağdırıyor diye bu kelimeleri kullanmaktan vaz mı geçtik, geçelim mi yani?
Asla.
Birileri sevmiyor, gıcık oluyor, ırkçılıkla besleniyor ve işi gücü yok resmen can sıkıntısından önüne geleni ölümle tehdit ediyor diye yazılar yazılmasın, filmler çekilmesin, kelimeler ağza alınmasın öyle mi?
Yazı basılmasın
Film gösterilmesin
Klip oynatılmasın
Öyle mi?
Komik biliyor musunuz?
Yani bu devirde her devirde olduğundan daha komik.
Sen istediğin kadar sakıncalı gör yasakla, bil ki daha o dakika milyonlarca farklı yerden izlenir, okunur, paylaşılır anında.
E öyle de oluyor zaten... Kaç tane örnek yaşandı hatta.
Bu devir her türlü yasağı delmiş, her türlü gizli odaya, gizli evrağa bile sızmış devir.
Tehdit kısmı ise daha da trajikomik.
Havlayan köpek ısırmaz deyimi gibi; o tehditler hiçbir ruhu özgür yazarı, senaristi etkilemez.
Fikir adamı allem eder kallem eder bildiğini okur gider.
Bugün burada yarın kendi kurduğu blogda...
Kelimelerin yasaklanmadığı, sakıncalı görülmediği, hoşa gitse de gitmese de fikirlerin özgürce sergilenebildiği bir diyar olabilmemiz en büyük temennim.
Keza içinde “Ermeni” olan son filmine dair Fatih Akın diyeceğini demiş.
Hoşuma gitti.
Gerçekleri görmek ve göstermek için saklamak, saklanmak, yasaklamak, kaçmak değil; karşına alıp görebilmek gerekir.
Her bir şeyi bi “tarafından” alanlar azaldıkça...
Elbet bu diyar da özgürleşir.
Yonca
“bertaraf”

X