"Yonca Tokbaş - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş - Kelebek

Benim de bir takvimim oldu!

Koşmayı ilk 2008’de denedim. İlk koşma maceramı o zaman yazdım. Dönüp okuyunca gülmekten gözümden yaşlar geliyor halime.

O kadar çok soran var ki, nasıl başladım, nasıl koşuyorum, ne yapıyorum ve hiçbir şey yapamadığım zamanlarda kafayı yememek için ne yapıyorum diye, hepsini yazmak istiyorum ama işte koşmaktan, nasıl koştuğumu yazmaya zaman bulamıyorum.
Hürriyet Sosyal’de antrenman günlüklerimi ve paralel ruh hallerimi yazma kararı aldım. (Paralel kelimesini kullanmak asabımı bozdu!)
Size de yol gösterir belki bu çalışan yazar annenin atletik debelenmeleri...
2012’den beri şaka maka sporcu oldum. Sporcu lisansımı 2012’de Yalova Triatlonu’na katılmak için elime aldığımda kalbim duracaktı.
Çok şanslıyım; etrafım olağanüstü sporcularla dolu.
Bütün bilgilerini, deneyimlerini, kalplerini sonsuzca bana açıyorlar.
Herhangi bir insanın tonlarca para dökerek öğreneceği ciddiyet ve profesyonellikte bilgileri ben arkadaşlarımdan ediniyorum.
Bana hep “Her gün yeni bir tecrübe, her koşu başka bir hikaye” dediler.
İnsan kendi tecrübe etmeden, bilemiyor. Doğru.
Herkesin kendi çözümü ve yöntemi kendine özel ve bu cümleler sadece spor için değil, hayat için geçerli.
Yıllardır bana “yarış takvimi yap” derler, iş çığırından çıkınca bu sene kafama dank etti. Ve benim de artık bir yarış takvimim oldu oluyor.
Kendimi Dünya Şampiyonu olacak planlı bir “elit atlet” gibi hissediyorum.
Spor yapmak, sporcu kafalarla bir arada olmak insana “Ah ulan keşke daha önce de bu kafadan olaydı bende” dedirtiyor.
Yarış takvimimi ve katılacağım tüm yarışları ağzımın suları aka aka sizlerle de paylaşacağım.
Bu ülkenin ayakta alkışlaması gereken ultra maratoncusu Bakiye Duran, “Nihayet kendi ülkemde de çok kaliteli ve iyi organize edilen uzun mesafe yarışlarında koşma şansım oluyor” demişti. Tam da öyle hissediyorum ben de.
Şu anda 2015’te hangi yarışa gideceğimi şaşırmış, elediklerime kıyamamış ve hâlâ “acaba gözü karartıp şuna da gitsem mi” dediklerimle oynaşmaktayım.
2015’in açılışını 15 Şubat’ta İstanbul Belgrad Ormanı’nda ASICS sponsorluğunda düzenlenen Geyik Koşusu’yla yapıyorum. Sevgililer Günü biter, ben o aşkla 15 km geyik olur, seke seke koşarım yani.
Son kayıt 1 Şubat. Çok eğlenceli ve süper bir organizasyon. Miniklere özel Bambi Koşusu da var.
Siz hele bir bakın web sitesine: www.geyikkosulari.com...
Fotoğrafları ve ortamı görünce zaten dayanamayıp kaydınızı yaptırırsınız.
Endişeleri evde dolaba kitleyin.
Arkanıza bakmadan kendinizi de çocuğunuzu da kapıp gelin.
Bunca zamandır böyle şahane bir gün yaşamadığınız için, çocuğunuzun bu kadar mutlu olacağını bilmediğiniz için üzüleceksiniz, garanti ediyorum.
Orman bizi çağırıyor...
Yonca
“ceylan”

Isındım hatta yanıyorum

Selim Çiprut’un “Civa”sını okumayan var mı?
Okumamış olamazsınız.
Biz okuyanlar bu haftayı zor ettik keza CIIVA çıktı. (Minval Yayınları)
Çıktı da ben daha okuyamıyorum ki!
Instagram’da okuyanlar ve Selim Çiprut sürekli fotoğraf paylaştıkça iyice kıskandım.
Bir de kapakta “Artık ısındıysak oyun başlasın” yazmıyor mu, “Isındıııık Seliiiim başlasıııın” diye bağırıyorum bir başıma.
Geyik Koşusu için geldiğim gibi kitabı alıyor ve içine düşüyorum.
Bari siz benim için önden okuyadurun. Ama, sakın sakın sakın bana ne oluyor ne bitiyor yazmaya kalkmayın. (Yapanlar oluyor, bak çok rica edeceğim yapmayın!)
Hevesimi, heyecanımı, merakımı kursağımda bırakmayın.
Herkesin CIIVA’sı kendine.
Yonca
“sabır”

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI