Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Lise öğrencisi Şehriban Sertkal

OMZUNDAN, kalçasından, bacağından. Kimin vurduğu belli değil, bir eylem sırasında vuruluyor. Gaziantep Şahinbey ilçesinde onuncu sınıf öğrencisi Şehriban Sertkal.

Polis tutanaklarına göre, “Şehriban eylemi yönlendiriyor, slogan atıyor”, polis tutuklanmasını istiyor. Yaralı olduğu için hastaneye kaldırılıyor. Devamını Van milletvekili Özdal Üçer önceki gün Meclis kürsüsünden anlatıyor:
“Tutuklamaya teşebbüs ettikleri, hastane yetkililerine, doktorlara baskı uygulayarak, ‘Bu kişi teröristtir, buna insani muamele uygulamayın’ diyor, genç kız hastanede yeterli tedavi alamadığı ve ameliyat edilmediği için yatak hastalığına yakalanıyor. Şu anda bu genç kız tekerlekli sandalyede, felçli”. (24 Şubat 2015, Meclis tutanağı.)

KORKUNÇ

Buraya kadar zaten çok vahim. “Teröristtir, siz bu kızı tedavi etmeyin” baskısında bulunmak ne demek? 18 yaşındaki bir kız için ne bu telaş, bu baskı? Hipokrat yemini etmiş doktorlar baskıya nasıl boyun eğiyor? Savaşta bile yaralı esirler, yani düşmanlar tedavi edilirken, bu nasıl insanlık dışı tavır?
Burada bitmiyor. Daha korkuncu şimdi. HDP milletvekili Özdal Üçer yeri göğü sarsıyor:
“Derin devlet tarafından vurulan ve slogan attı iddiasıyla terörist ilan edilen Şehriban Sertkal sağır ve dilsiz”. (Meclis tutanağı.)
Neeeeee? Slogan attı diye vurulan, felç olan Şehriban sağır ve dilsiz, neeeeee? Biz kimiz, neredeyiz, neler oluyor bu ülkede?

RET

Üçer kürsüde devam ediyor, “Şehriban Kürt olmasaydı, Türkiye’de yer yerinden oynardı”. Açıklama sonrasında HDP olayla ilgili Meclis araştırması açılmasını istiyor. İki-üç AKP milletvekili araştırma açılması aleyhinde konuşuyor.
Ve Şehriban trajedisinde son nokta: AKP oylarıyla Meclis araştırması açılması reddediliyor. Geçmiş olsun Türkiye. Bin defa, milyon defa geçmiş olsun. Kıyamete yolculuk böyle bir şey galiba.

Elli dava, Papandreu geliyor

“ETHEM Sancak’ı iyi tanırım. Siirt’te fabrikasında sorun çıkmıştı, beni yardıma çağırmıştı, iyiliğim dokunmuştu. Şimdi sahip olduğu gazetesinde hakkımda saçma sapan, acemice, aşağılık yalan haberler yayınlanıyor, ondan hiç ses yok. Nasıl böyle rezillikler yayınlanıyor, insan açar bir sorar.”
Bu öfke dolu sözler, aslında son derece sakin CHP milletvekili Umut Oran’a ait. Geçenlerde Sancak
’ın üç gazetesinde “Fuat Avni adlı hesapla Umut Oran arasında Twitter üzerinden görüşmede Tayyip Erdoğan’ın kızı Sümeyye Erdoğan’a suikast planladığı” öne sürülüyor. Umut Oran:
“Hayatta en kabul edemeyeceğim rezil bir yalan. İnsan hayatını bu kadar kutsal kabul eden bana, sırf siyasi hesaplarla böyle alçakça yalan atılıyorsa, ben de peşini asla bırakmayacağım. Bu tezgâhın arkasında kim varsa, hepsinden inanılmaz hesap soracağım”.
Oran dün Ethem Sancak ile üç gazetenin yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunuyor. Sancak ve gazeteler için bu haberler nedeniyle şu ana kadar elliye yakın ceza ve tazminat davası açılıyor, suç duyuruları var. Bunların otuzdan fazlasını CHP Genel Merkezi, on sekizini Umut Oran açıyor.
Umut Oran Sosyalist Enternasyonal’de (SE) başkan yardımcılarından biri. SE bu haberleri kınayan bildiri yayınlıyor. Bildiri ile kalmıyor, bu cumartesi günü Sosyalist Enternasyonal Başkanı Yorgo Papandreu, Oran’a destek amacıyla Türkiye’ye geliyor. Daha sonra da Başkanlık Divanı’nın aynı amaçla gelmesi öngörülüyor. İddialara tepki uluslararası alana yansıyor.

X