Ankara’da büyükelçiler ve diplomatik personel Türkçe öğreniyor

Ankara'da Türkçe bilen ya da kültürümüzü öğrenme çabası içinde olan büyükelçileri hep merak etmişimdir.

Haberin Devamı

Bir akşam Yunus Emre Enstitüsü ev sahipliğinde Aşık Veysel gecesine katıldım. Dönemin Alman Büyükelçisi’nin eşi Yunus Emre Enstitüsü'nde Türkçe öğrenmiş, bununla da kalmayıp enstitü yardımıyla bağlama kursu bile almıştı. Aşık Veysel hayranıydı. Ankara’da CSO Tarihi Salonu’nda sahnede büyükelçi eşi hanımefendi ve sanatçı Cengiz Özkan da vardı. O gece Aşık Veysel’in tüm eserleri Alman Büyükelçisi’nin eşi tarafından Türkçe olarak çalındı, söylendi. Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş’i kutlamıştım. O gece ile ilgili yapılan değerlendirmede İlber Ortaylı Hoca, büyükelçi eşinin bağlamaya yakın telli bir sazı çalmayı bilmeden bağlamayı çalamayacağını söylemişti. Öncesinde ise keman çalmayı bildiği ortaya çıkmıştı. O geceden sonra Türkçe bilen, kültürümüzü öğrenmeye çalışan bir grup büyükelçilerimizin peşine düşmüştüm. Önceki yazımdan hatırlarsınız Macaristan’ın Ankara Büyükelçisi ile buluşmuştum. Mantıyı ve biber dolmasını, Ankara’nın müzelerini, tarihi mekânlarını çok sevdiğini ana dili gibi konuştuğu Türkçe ile aktarmıştı. Merak ettim. Ankara’da Türkçe öğrenen büyükelçileri, Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş’e sordum o da içtenlikle cevapladı:

Haberin Devamı

Ankara’da büyükelçiler ve diplomatik personel Türkçe öğreniyor

Şerif Ateş

DİL ÖZELLİKLERİ UZMAN ÖĞRETMENLERCE ÖĞRETİLİYOR

”Dünya’nın her yerinde Türkiye tarihini, kültürünü, Türkçe’mizi anlatan Yunus Emre Enstitüsü, Ankara’da bulunan büyükelçilere Türkçe’nin zengin içeriğini öğretmekle kalmayıp onlara eski Türk sanatlarından ebru, tezhip, hat gibi sanatların da inceliğini öğretmeyi görev biliyor. Öncelikle bizim kültürümüz içinde ne varsa sözlü ve maddi kültür ögelerimizi Ankara’da bulunan diplomatik personele aktarmayı görev biliyoruz. Geçenlerde Rusya’da Nazım Hikmet’in 122’nci yaşını kutladık. Yazarlarımızı, şairlerimizi de enstitü olarak dünyaya anlatıyoruz, tanıtıyoruz. Ankara’da bulunan beş ülkenin büyükelçisi 1.5 yıldır enstitümüzden Türkçe kursu almakta. Bunlar Arjantin, Senegal, Şili, Afganistan ve Pakistan büyükelçileri. Enstitümüze de geliyorlar ama genelde büyükelçiler kendi konutları içinde bulunan bir odayı sınıf haline getirerek ders almaktalar. Bu kurslar çevrim içi de olmakta. Genelde enstitümüzün sağladığı dijital içerikler, ders kitapları ve yazılı kaynaklar kullanılmakta. Hocalarımızda enstitümüzün kendi kadrosu içindeki öğretmenlerdir. Her biri alanında uzmandır. Büyükelçilerimize Türkçe’mizi günlük yaşamda kullanılan dilimizi, iyi bir şekilde öğretmekteler. Bunun yanında Ankara’da sayıları 20’yi bulan diplomatik personel Türkçe kursu almakta. Öncelikle Türkçe olarak diplomatik sözcükler ve ona bağlı dil özellikleri uzman öğretmenlerce öğretiliyor. Dil olarak Afganistan Büyükelçisi Türkçe’yi bir ölçme derecelendirme yaparsak B1 düzeyinde konuşuyor. Türkçe’yi bilen her diplomat sözlü ve yazılı kültürümüzü tanımak istiyor. Bu çalışmalarda ülkemizin tanıtımına katkıdır. Tabii şimdilerde dileyen büyükelçi bir proje kapsamında geleneksel okçuluk sporunu da öğrenebiliyor. Bu projenin adı ‘kemanşor’ okçuluğun geleneksel tarihsel adı."

Haberin Devamı

SENEGAL BÜYÜKELÇİSİ: TÜRK DİL VE KÜLTÜRÜNE MERAKIM VAR

Yunus Emre Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Şeref Ateş Hoca, Türkçe öğrenmeye çalışan büyükelçileri açıklayınca onlara ulaşmaya çalıştım. Sekreteryalarından günlük yaşamda kullanacak kadar bir Türkçe’yi öğrendiklerini öğrendim. Macaristan Büyükelçisi ile sohbetimizde yemek kültürümüzden edebiyatımıza kadar değerlendirmeler duymuştum. Öyle güzel Türkçe konuşuyordu ki sanki ana diliydi, şaşırmıştım. Japonya’nın Ankara Büyükelçiliği'nde Türk-Japon Üniversitesi’nden sorumlu diplomatının da çok iyi saz çalıp türkü söylediğini duymuştum.

Ankara’da büyükelçiler ve diplomatik personel Türkçe öğreniyor

Cheikh Gueye

Türkçe öğrenen Senegal’in Ankara Büyükelçisi Cheikh Gueye de şu mesajı iletti: "Türkiye’deki görevime 2021 yılında başladım ve Türk dil ve kültürüne merakım var. Kendi imkânlarım çerçevesinde ve Yunus Emre Enstitüsü’nün sağlamış olduğu hocadan ders görmekteyim. Bir anekdot paylaşmak isterim; 2021 yılında COVID’e yakalanıp hastanede yattığım dönemlerde hastanede Mustafa Kemal Atatürk’ün 'Beni Türk hekimlerine emanet edin’ sözü çok etkilemişti." Bu Türkçe’nin gücüydü, dilimizin gücüydü. Cemal Süreya’nın dizeleriyle “Yunus’un süt dişleri” Türkçe’nin birleştirici gücüydü. Dil, erdemin adıydı. Ses bayrağıydı. Yunus Emre Enstitüsü, Yunus’un diliyle, hepsinde iyice bir gönüle girmeye devam ediyor. Tüm dünyada nefes olmaya devam ediyor. Tüm dünyaya ‘Gelin tanış olalım işi kolay kılalım sevelim, sevilelim dünya kimseye kalmaz’ diyerek öncelikle başkent Ankara’dan başlayarak dünya başkentlerinde Yunus’un diliyle ‘Türkiye’yi Türkçe birleştirir’ diyerek anlatmaya devam ediyor.

Yazarın Tüm Yazıları