Edis’in dönüşümü

Yeri geliyor Gülşen’le düet yapıyor, yeri geliyor Bugy’yle trap’in dibine vuruyor. O, ‘hibrit bir pop yıldızı’. Yeni teklisi ‘Martılar’ da trap ruhunu koruyan Latin soslu ve güçlü bir şarkı. Kendisini takdirle takip ediyor, albümünü sabırsızlıkla bekliyorum.

Haberin Devamı

Edis’in dönüşümü

Edis’in ‘hibrit’ bir pop yıldızı olduğunu düşünmüşümdür hep. Neden hibrit? Çünkü geleneksel satış mecralarından, anaakım sound’undan geçen; magazin aygıtlarının odağına giren bir star olmasının yanı sıra dijital kuralları gayet iyi bilen, yeni neslin seçimi olmayı da başarmış ve vizyoner bir müzisyen. Dünyadaki kent kökenli popüler sound’ları yakından takip ediyor. Kendi sound’u da bir süredir net şekilde form değiştiriyor. Salgının ilk yılını iki tekliyle geçiren ve bu teklilerden biri olan ‘Nirvana’da Gülşen’le düet yaparken rap’çi Emrah Karakuyu’yla çalışan Edis’i, ikincisinde Bugy’yle yola çıkıp trap’in dibine vururken görüyoruz.

Haberin Devamı

‘Nirvana’ bir geçiş teklisiydi. Edis geçen günlerde ‘Perişan’ımdan sonra yeni albümün ikinci teklisi olan ‘Martılar’ı da paylaştı. ‘Martılar’ın üretimi sırasında yine Emrah Karakuyu’yla çalışan Edis, trap ruhunu koruyarak Latin soslu ve güçlü bir şarkı yapmayı başarmış. Emrah Karakuyu’yu da tebrik ederim, doğru bir elbise dikmiş Edis’e.

Riskli bir sürecin içinde olsa da Edis popülerliğinde bir isim, yaptığı işin arkasında durarak bugün risk almayacak da ne zaman alacak? Takdirle takip ediyorum kendisini, albümü de sabırsızlıkla bekliyorum.

Bu stratejik dönüşümde payı olduğunu gördüğüm iki önemli isimden söz etmek isterim size. İlki, Ozan Çolakoğlu. Türk popunun anaakımına en usta dokunuşları yapmış bir prodüktör olmakla birlikte aranjör olarak imzasının olduğu bu son işlerle kendisini de dönüştürüyor.

İkinci isimse Rıza Okçu. Okçu, Ezhel’in müzik menajeri. Mabel Matiz’in ‘Toy’una DJ Artz’la dokunmuştu, şimdi Edis şarkılarına da A&R (sanatçı ve repertuvarı bir araya getiren) olarak dokunmuş. Diğer bir deyişle işin içine uygulayıcı-yapımcı gibi girerek sanatçı- şarkı-hedeflenen sound üçgenini oluşturan kişi o. ‘Martılar’ın kısa sürede kazandığı başarılar da bu ekibin yeni sürprizlerinin habercisi.

Haberin Devamı

HEP BÖYLE KAL LANA!

35 yaşındaki Lana Del Rey’in 10 yıllık müzik kariyerini özetlemeye çalışayım... ‘Video Games’ adlı şarkısı karşıma çıktığında fevkalade gizemli, kendine has bir müzisyenle karşı karşıya olduğumu anlamıştım. Şarkı bir yandan heyecan uyandırırken diğer yandan huzur vaat eden bir duygu yaratmıştı bende.

Edis’in dönüşümü

Bir saygı albümü gibi

Sadece benim değil herkesin zihninde eski Hollywood filmleri canlandı. Şairane sözlere şapka çıkarıldı. Her yeni albümle büyüyen şöhretini taşıyış biçimine de hayran olduk... Yaşına ve tarzına uygun şekilde yaşamaya devam ediyordu. Kulvarı ve starlık seviyesindeki rakiplerinin hayatları şöhret makinesinin denetimine girmişken o kız arkadaşlarıyla pijama veya video oyunları partisi verebiliyor; sıradan biri gibi cumartesi akşamları akranlarıyla takılabiliyordu.

Haberin Devamı

Kendisi hakkında 10 yılda yaptığı altı stüdyo albümü ve yedincisinin ilk teklisi sonrası düşüncelerim şöyleydi: Müzik yolculuğunun ortalarına yaklaşan Lana Del Rey erkenden yola çıkıp kendini bulmuştu. Dijital çağda bu güçte şarkılar yazıp ‘zamansız’ bir pop sound’u yaratmak, bunu hiphop’la harmanlamak, dahası güçlü albümler yapmak kolay bir iş değildi. Altıncı albümü ‘Norman F..king Rockwell’ kariyerinin başyapıtıydı ve bunun üzerine koymak zordu.

Bugün, son albüm ‘Chemistrails Over Country Club’ı dinlediğimde açıkça görüyorum ki bir önceki albümünün yaratıcılık çıtasını düşürmeden kendisini var eden tüm müzikal fikirler arasında bağlantı kurmuş; Lana Del Rey tarafından Lana Del Rey müziğine yapılmış üst düzey bir saygı albümü gibi.

Haberin Devamı

‘Dance Till We Die’ şarkısının sözlerinde şöyle diyor Del Rey: “... Joni’nin şarkısını söylüyorum, Joan’la dans ediyorum, Stevie ise telefonda ...” Altmetni şu: “Joni Mitchell, Joan Baez, Stevie Nicks gibi özel kadın müzisyenlerin mirasçısıyım. Gerçek hayatta ve şarkılarda bu kadınlarla arkadaşlık etmekten gurur duyuyorum.”

Albüm, Joni Mitchell şarkısı ‘For Free’ ile biterken, parçada Lana Del Rey’e Zella Day ve Weyes Blood eşlik ediyor. Bir başka şarkıda “Her zaman değişiyoruz, en iyiler bile aklını yitirebiliyor. Ama ben değişmeyeceğim” diyen Del Rey’e söyleyecek tek lafım şu: Hep böyle kal Lana!

Yazarın Tüm Yazıları