"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

CHP’den mektup var

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak telefonla aradı, dünkü yazımla ilgili olarak eğitim-ekonomi ilişkileri üzerine konuştuk.

CHP’nin “İstikrar İçinde Büyüme” adlı yayınıyla birlikte kendisinin yazdığı bir metni de gönderdi.
Öztrak CHP’de önem verdiğim isimlerdendir. İki sebepten, ideoloji değil ekonomi diliyle konuşur, Kemal Derviş’le 2000 reformlarını yapan ekiptendir.
AK Parti hükümetlerinin ekonomide söylendiği gibi başarılı olmadığını ileri sürüyor, rakamlar veriyor:
-Cumhuriyet’in kuruluşundan 2002’ye kadar ortalama büyüme hızımız yüzde 4.5’tir.
-Çok partili yaşama geçtiğimiz 1946 yılından 2002’ye kadar olan dönemde yüzde 5.1’dir.
-2002-2013 arasında ise yüzde 4.9’dur; çok partili yaşamdaki ortalamanın altındadır.
AKP iktidarının 2003-2007 döneminde ekonomimiz yüzde 6.9 gibi hayli başarılı bir büyüme göstermiş fakat 2012-2013 döneminde yüzde 3.1’e inmiş.

ORTAK HASTALIK

Öztrak birçok rakam veriyor. Dikkat çeken, “bizim gibi ülkeler”le yaptığı mukayese; onlar bizden daha iyi büyümüşler.
Şunun da altını çizerek ben belirteyim: Bu, partiler üstü, ideolojiler üstü bir sorunumuzdur. Tanzimat’tan itibaren bütün dönemlerde Uzakdoğu daima bizden daha başarılı oldu. Sağcı, solcu, Atatürkçü, liberal, İslamcı... Hepimiz bu sorunumuzu çok iyi düşünmeliyiz. Charles Issawi de Uzakdoğu ülkelerinde “Batılı gibi üretim”in, Ortadoğu ülkelerinde ise “Batılı gibi tüketim”in ve lüks binaların ağır bastığını anlatır!
Simgeler ve siyasi değerler uğruna birbirimizi yerken, hepimizde aynı kültürel hastalığın, iktisadi rasyonalizm eksikliğinin bulunması ilginç değil mi?

BATILI GİBİ TÜKETMEK

Öztrak, Türkiye’nin “son beş yıldır 10 bin dolar tuzağına takılıp kaldığını” söylüyor. Bunu “orta teknoloji tuzağı” olarak tanımlıyor. Rakamlar veriyor: 2002’de toplam ihracatımızın yüzde 6.2’si yüksek teknoloji yoğunluğuna sahipmiş, 2013’te bu oran yüzde 3.5’e gerilemiş.
İhracatımızı artırmışız ama teknolojik gelişmemiz yetersiz kalmış! Öztrak’a göre, yatırımlarımızın “kabaca yarısı” yani muazzam bir bölümü inşaata gitmiş! Yüksek büyüme sağlayan Hindistan, Endonezya, Güney Kore gibi ülkelerde kaynaklar daha çok sanayiye, bizde ise inşaata akmış...
İnşaat tabii istihdam yaratır fakat sanayinin getireceği büyümeyi sağlamaz.
Artık daha ileri gitmemizin tek yolu, teknoloji yoğun üretim yapmaktır, bunun da tek yolu kaliteli eğitimdir.
Öztrak, eğitimle birlikte hukuk devleti ilkesini de vurguluyor, yatırım güvenliği için.

EKONOMİ DİLİ

Bu köşede zaman zaman Ali Babacan’ın konuşmalarından alıntılar veriyorum. O da inşaatta aşırı gidildiğini, sanayiyi desteklemek gerektiğini, eğitimi ve hukuk devletini vurguluyor. Partileri zıt fakat konuştukları dilin yakınlığı dikkat çekici değil mi?
İşte bu sebeple “ekonomi dili”ni son derece önemsiyorum. Çatışmacı siyaset dili kutuplaşmayı körüklerken, hiç olmazsa “ekonomi dili” siyasal kültürümüzde bir ölçüde rasyonelleşme sağlayabilir diye umuyorum.
Bu noktada “CHP kültürü”nde siyasi değerlerin birinci, ekonominin ikinci hatta daha altlarda yer aldığını belirtmeliyim.
Genel Başkan Kılıçdaroğlu, eylüldeki olağanüstü kurultayda böyle “ekonomi dili”yle güzel bir konuşma yapmıştı. Ben de konuşmayı överek, bunun kurultay salonunda ve uzman raporlarında kalmamasını, CHP’nin “özgürlükçü” ve “ekonomi konuşan” bir sosyal demokrat partiye dönüşmesini dilemiştim. (Hürriyet, 6 Eylül)
Evet, Öztrak’ın “ekonomi dili”ni, CHP’nin sözcülerinden ve parti içindeki hiziplerden ne kadar duyuyoruz?
NOT: BM “2013 İnsani Gelişme” raporunda Türkiye’nin 90. sırada olduğunu yazmıştım. 2014’te bu revize edilmiş, Türkiye’nin sırasının 69 olduğu belirtilmiş, sevindirici elbette. Fakat bu da Uruguay ve Malezya’nın gerisinde.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI