"Taha Akyol" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Taha Akyol" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Taha Akyol

Barzani ve KCK

BARZANİ ile KCK yani PKK arasında öteden beri anlaşmazlık vardır. 

PKK Barzani’nin bölgesine hâkim olmak, orada da totaliter “KCK sistemi”ni kurmak istiyor.Barzani ile KCK arasındaki bu çatışma, KCK’nın Türkiye’deki amaçlarını anlamak bakımından önemlidir.Zaten KCK’nın dilindeki “dört parça” terimi, Türkiye, Irak, Suriye (Rojava) ve şimdilik erteledikleri İran’dan alınacak topraklarda totaliter bir “konfederal” yapı anlamındadır.Bu bir yorum değildir, kendileri açıkça ilan ediyorlar.



2013 ÇATIŞMASI


Barzani ile PKK arasındaki bu eski ihtilaf, Suriye’deki olaylarla yeniden su üstüne çıktı. KCK güdümündeki PYD, Esad’ın desteğiyle Kuzey Suriye’ye, Rojava’ya hâkim oldu. Diğer bütün Kürt gruplarını silahla tasfiye ederek “kanton” dedikleri totaliter KCK yönetimini kurdu. Bu, Stalin-Kaddafi karması bir modeldir. PYD, Mayıs 2013’te Barzani yanlısı Kürt Azadi Partisi’nin lider kadrosundan 75 kişiyi de tutuklayınca, Barzani sınırı PYD’ye kapattı ve şu açıklamayı yaptı:“PYD benim için bitmiştir. Elindeki yurtseverleri serbest bıraksa bile bu değişmez.” (21 Mayıs 2013)Barzani’nin Başkanlık Divanı Üyesi Ali Avni “Salih Müslim gibi bir diktatörü istemiyoruz” diye konuştu. (19 Kasım 2013)Kandil de sürekli olarak Barzani’yi ve Irak Kürdistan yönetimini suçladı.



BUGÜNKÜ ÇATIŞMA

 

Musul’daki Türk eğitim birliğini korumak üzere bir miktar asker gönderilmesini Barzani’nin yapıcı bir dille karşılaması, KCK’yı yeniden öfkelendirdi. KCK, Barzani’yi “Türk devletini heveslendirmek”le suçladı.Barzani dün yayınlanan uzun açıklamasında Kürtlere büyük zarar veren KCK “zulmünü” eleştirdi. Kandil’e “Halkın zulmünüzü bilmesi için harabeye dönmesine sebep olduğunuz 500 köyün ismini sayabiliriz” diye seslendi. KCK’nın şiddet siyaseti yüzünden Türkiye’nin güneydoğusunda da “halkın huzurunun kalmadığını, göç yollarına düştüğünü” vurguladı.Barzani ile KCK arasındaki bu ihtilafın ‘öğretici’ yönü, KCK’nın totaliter ve yıkıcı yüzünü Barzani gibi bir Kürt lidere karşı da göstermiş olmasıdır. Güneydoğu’da 7 Haziran’dan itibaren yaşanmakta olan dramın da sebebi budur.



BARIŞ SÜRECİNDE SİLAHLANMA

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan da açıkladı; “çözüm süreci” sırasında KCK büyük silah stokları yaptı, hükümet “süreç” hatırına müdahale etmedi!Çözüm sürecini sabote eden devlet ve hükümet değildir. KCK süreç boyunca şehirlerde silahlı kadrolarını teşkilatlandı, silah ve bomba stokladı; seçimlerden hemen sonra “devrimci halk savaşı”nı başlattı.Bakın, aylardan beri sokağa çıkma yasakları ilan edilerek operasyonlar yapılıyor, beş ilçe neredeyse Suriye şehirleri haline gelmiş, hâlâ bu silahlı yapı sökülemiyor!KCK “çözüm süreci”nde samimi idiyse, niye Öcalan’ın “sınır ötesine çekilin” emrini dinlemedi, tam tersine 7 Haziran seçimlerinden sonra başlatacağı “devrimci halk savaşı”nın silah ve bomba stoklarını yaptı?HDP’liler buna bir cevap vermeli, değil mi?

 

HDP’NİN TAVRI

 

Fakat başta Figen Yüksekdağ olmak üzere HDP’li politikacılar demokratik usulleri değil, KCK’nın totaliter siyasetini ve silah stoklarını savunuyorlar.Türkiye’deki Kürt hareketi maalesef demokrat olamadı. PKK ile Barzani arasındaki ihtilafta, Ahmet Türk dahil, hemen hepsi Barzani’ye yüklendi, KCK’yı destekledi! (13 Kasım 2013)O zaman, sadece Leyla Zana, Barzani’yi suçlamadı, diyalog kurulmasını istedi.Kürt sorunu, demokratik usullerle şu veya bu şekilde çözümlenebilir. Çözümü engelleyen KCK’nın totaliter ve silahlı yapısıdır. Güneydoğu’da yaptıkları Türkiye’yi “Suriyeleştirme” çabasının kanıtlarıdır. Devlet seyirci kalamaz elbette.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI