Yeni muhalefet anlayışı gerek

İSTER siyasetin rasyonel gerekleri deyin, ister halk ya da daha da daraltarak seküler seçmen beklentileri. İnsanlar önce tutarlık, sonra sahicilik, ilave olarak sarsılmaz bir özgüven, kendi gücüne inanma, ‘mış’ gibi değil, mizansenlerle değil, halka değebilen siyasetçi profiline teveccüh gösterir.Bu çerçevede muhalefetin yanlışları şöyle sıralanabilir:

Haberin Devamı


Siyaset, başkasının koltuğunun altına sığınmayı kaldırmıyor. MHP yüzde 10’lara ayrı liste çıkartma basiretiyle ulaştı. Millet İttifakı’nın küçük partileri ise CHP listesi altında adeta yok oldu. Yine siyaset, son anda telaşla rakiplerin argümanlarına sarılmaya veya ölçüsüz vaatlere karşılık vermiyor. Ümit Özdağ’ın aşırı uçlarda gezinen söylemlerine dahil olmanın halkta beklendiği ölçüde bir karşılığını bulmak zordu. Siyaset, ‘seçmen gözünde “deve misin, kuş musun” zikzaklarını aklı karıştığı için cezalandırıyor. Makul seçmen; sosyal demokrat mısın, özgürlükçü müsün, insan odaklı mısın? O halde göçmen düşmanı mısın, LGBT’yi neden savunmuyorsun... gibi çelişkilere ikna edici yanıt arıyor.
Siyaset öykünmeci tavırları anlıyor, samimi bulmuyor, yakıştıramıyor. Elini masaya vurmak mutedil kişiliklere oturmuyor. “Bay Kemal” imajı ile bu nevi söylemler, Kılıçdaroğlu’na yakışmıyor.
Siyaset başarısızlık halinde koltuğa tutunanları anlayamıyor. Kaybedenin “bırakma takvimini” açıklamasını bekliyor. Siyaset, kazanmak için “gerekirse demokratik değerlere mesafeli kalınır” diyerek kimliğini inkar edenleri affetmiyor. “Sarı öküz” zaten HDP’nin dokunulmazlıklarına “evet” denmesiyle kaybedilmişti. Siyaset, halkın aklına inanmayı gerektiriyor. Din üzerinden ya da etnisik söylemlerle halk kandırılır diye hesap yapmamayı icabettiriyor. Siyaset, insanların günün sonunda zihin karışıklıklarının biteceği inancına göre omurgalı politik tutum istiyor. Güncelin dayattığı yanlışlara esir düşmemeyi, evrensel doğruları her koşulda savunmayı gerektiriyor. Siyaset, sosyolojik ve ekonomik kaygılarla bulanmış zihinlere popülist söylemler yerine doğrulardan taviz vermemeyi, bu uğurda gerekirse kaybetmenin insani onurunu özlüyor. Galileo Galilei gibi ‘dünya yine dönüyor’ demenin kararlılığını, duruşunu, gururunu özlüyor. Her seçimde demokratik değerleri savunmayı ertelemenin ülke geleceğini karartma anlamına geldiğinin bilincine varmalarını haykırıyor.
Özetle, bu ülke yeni bir muhalefet anlayışını özlüyor. Öncelikli olarak kapsamlı bir özeleştiriye ihtiyaç duyuyor. Toplumun tüm münevver dinamiklerinin birikimlerini ortaya koymalarını bekliyor. Siyasete gençlerin ilgi duymasının teminini şart olarak koşuyor. Neticede CHP’nin sosyal demokrat ilkelere göre yeniden yapılandırılması tek çıkış olarak duruyor.

Yazarın Tüm Yazıları