"Serhan Asker" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Serhan Asker" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Serhan Asker

Seba.. Temiz "Fitbol"un Don Kişot'u..

SEVGİLİ Başkan.. Biz seni çok sevdik..

Ben de senin 16 yıllık asalet dolu başkanlığınla büyüyen kuşaktan geliyorum.. Gidişin, triko çubukluyla taştan kalelerde futbol oynayan bu kuşağın çocukluğuna da nokta koydu..
Masum şampiyonluklar.. Göz yaşları içinde sineye çekilen “şerefli” ikincilikler.. İki odalı evde mütevazı bir hayat ve “dev” bir kişilik.. Hepsi sana nasip oldu.. Futbol, “Fitbol” diye çıkardı ağzından.. Belki de, “Sizin futbol tanımınız kavga ve öfkeden besleniyorsa ben onu redediyorum” diyordun, “Fitbol” lafınla..
Sen bize bir “Metin-Ali-Feyyaz” kültürü yaşattın.. Gerçi o Feyyaz sana biraz “çek”tirdi ama sen onu affettin yine de.. Bak ne güzel yazmış sevgili Feyyaz senin için:
“...Sık değiştirmediği kahverengi ceketinin üst cebindeki mendili hep biz kirletirdik. Ya akan burnumuzu ya da kaçan gollerin ardında döktüğümüz gözyaşlarımızı silerdi o mendil. Çocuktuk işte..

“CAN YÜCEL AHLAKI.. NERUDA CENTİLMENLİĞİ..

BİLİYORUM, bitirmedin ama edebiyat fakültesinde okudun.. Sendeki edebiyatçı kibarlığıydı.. Can Yücel ahlakıydı.. Cemal Süreya romantizmiydi.. Ağırbaşlılığın Franz Kafka, babacanlığın Marquez’den, çelebiliğin ise Sait Faik Abasıyanık’tan geliyordu.. Centilmenliğin Pablo Neruda, beyefendiliğin de Turgenyev tadındaydı.. Sen, bütün bu özelliklerinle kavga ve öfkenin kol gezdiği şu bizim futbol arenasında bir Don Kişot’tun aslında..
Şeref trübününe çok yakışıyordun. Ofsayta hiç yakalanmadın.. Ama kibiri daima ofsayta düşürdün.. Dostluk için ver-kaçlar yaptın.. “FB, GS olmazsa BJK olmaz” sözünü laf olsun diye söylemeyen nev-İ şahsına münhasır bir karizmaydın.. Futbolcun sarı kart gördüğünde senin yüzün sararırdı.. Gerçi rahle-i tedrisinden geçen Rızalar, Ulviler, Kadirler, Gökhanlar seni hiç de mahçup etmedi..
Hep nizami şeyler söyledin.
‘’Herkesi bir zaman için aldatabilirsiniz, bazı kişileri her zaman aldatabilirsiniz, ama herkesi her zaman aldatamazsınız!’’
Ben kimseyi hayatım boyunca aldatmadım!
Bırak 9 kusurluyu, her türlü kusurlu hareketten kaçtın.. Haykırdığın en sert söz “Beşiktaş’ımızı üzmeyin” oldu..

SENİN ŞAMPİYONLUKLAR HİÇ SORGULANMADI..

BÖBÜRLENİRKEN hiç duymadık seni.. Ben hiçbir şey yapmadım herşeyi ‘ekip’ yaptı dedin.. Şimdilerde başarıyı paylaşamayan futbol adamlarını gördükçe sana daha büyük saygı duyuyorum.. Sen futbol arenasında kibarlığa hasret hislerimizi doksana takan adamdın.. Nasıl güçlü bir tutkal olduğunu cenazende dosta düşmana gösterdin.. Birbirleriyle sert tartışmaların içinde olan siyasileri bile musalla taşının önünde yanyana getiren senin bu ülkeye yaydığın zarafettir..
Sevdik işte seni. Hani senin asker arkadaşın dediğimiz Alen Walsh vardı ya.. Bakma sen biz onu bile çok sevdik..
Hani son yıllarda şampiyonluklar sorgulanıyor ya.. Senin döneminde elde edilen 6 şampiyonluğun kapısını katiyen çalmadı bu sorgular..
Saygıdeğer başkan..
Lokman Hekim’e kaç yıl yaşayacağı sorulur.
Kartal’ın uzun ömrünü işaret ederek, “7 kartal yaşamı isterim.” Der..
Bir kartal en fazla 90 yıl yaşarmış.. Bu hesaba göre Lokman Hekim 630 yıl yaşamış..

SEN DE SÜREYA GİBİ ‘ÜSTÜ KALSIN’ DEDİN..

TERK-i Diyarın aklıma bu söylenceyi getirdi.. Biz, yeryüzünün en güzel Kartal’ını kaybettik.. Uzun yaşayan bir Kartal’ın ömründen 2 yıl eksik yaşadın.. 88 yaşında.. Belki sen de Cemal Süreya gibi “Üstü Kalsın” dedin.
Belki biliyorsun Başkan.. Cemal Süreya’nın da Lokman Hekim hayranlığı vardı.. O da yaşama süresini kırlangıçların ömrüyle açıklamıştı.. 7 kırlangıç ömrü dilemiş kendisine.
Bir kırlangıç da en fazla 9 yıl yaşarmış. Bu hesaba göre Cemal Süreya 63 yıl yaşamayı kafasına koymuş. Ancak 59’unda hayata veda etti.. Cömert davrandı..
“Ölüyorum tanrım/Bu da oldu işte./Her ölüm erken ölümdür/Biliyorum tanrım./Ama, ayrıca, aldığın/şu hayat/Fena değildir../Üstü kalsın..” diyerek..
Hikmet Çetin anlattı..
“1997 yılında Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi maçı var. Rakip Bayern Münih.. Deplasmandaki maçtan önce Bayern Münih’in başkanı Franz Beckenbauer konuklarına verdiği yemekte konuşuyor.. “Şu an aramizda gerçek bir kahraman var. Süleyman Seba. Uçaktan korkuyor ve ta Türkiye’den buraya takımı icin karayoluyla geldi.”

O MELEKLERE KARTALLARIN EŞLİK EDİYOR

EVET.. Kayzer’in dediği gibi gerçek bir kahramandın Büyük Başkan.. Ömrün boyunca uçmaktan korktun. Hem de güzel bir Kartal olmana rağmen. Ancak şimdi gökyüzündesin işte.. Seni almaya gelen meleklere kara kartalların eskortluk yapıyor.. Gagalarına doğru süzülen göz yaşlarıyla..
En sevdiğin şarkı “eski dostlar”dı.. Ve o eski dostların öbür dünyada seni karşılamak için sıraya dizilmiş.. Baba Hakkı, Şeref Bey, Özhan Canaydın, Faruk Ilgaz, Yusuf Tunaoğlu, Cenk Koray, Vedat Okyar, Kazım Kanat, Lefter, Metin Oktay, Selçuk Yula, Kuştepeli Sezgin, Karıncaezmez Şevki..
Bu dünyadan bir Seba geçti..

X