"Selim Türsen" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Selim Türsen" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Selim Türsen

Savaş ve Picasso

KISA süre önce sanatseverler arasında dolaşan bir tweet vardı. Galeri sahibi sanatsevere sorar:

 


“- Neden Picasso istiyorsunuz ki? Leger’iniz var! Kleen’iz ve Ernst’iniz var. Neden Picasso?
Resim koleksiyonu yapan sanatseverin cevabı şöyle olur:
- Beyefendi siz de bilirsiniz ki, Picasso olmadan hiçbir koleksiyon tamamlanamaz.”
İşte böyle bir dahi ressamın eserleri şu an İzmir’de Arkas Sanat Merkezi’nde.


KÜBİZMİ YARATTI
Dünyada Kübizm akımını başlatarak resimde devrim yapan Picasso, savaş karşıtı eserleri ve aşklarıyla dönemine damga vuran bir isimdi. Yarattığı Kübizm akımı, savaş sonrası parçalanmış Avrupa’nın bir yansımasıydı. Picasso bir şeyi fotoğraf çeker gibi doğrudan resmetmek yerine, zihninde kesip parçalayıp yeniden bir araya getiriyordu. Bu, resimsel biçimlerin daire, dikdörtgen, oval gibi şekillere indirgeme düşüncesiydi. Sanatçı bu teknikle birbirinden güzel manzaralar, portreler ve natürmortlar resmediyordu. Böylece ülkeleri, insanları parçalayan savaş Picasso ve resimde devrim yapan akımı ‘Kübizm’i yaratmıştı.
Picasso’nun resimlerinde bir yüzün yandan resmedildiğini ancak iki gözünün birden göründüğünü fark edersiniz. Tek bakış açısıyla figürlerin pek çok yönünün görülmesini sağlayan bir özelliktir bu. Picasso sadece resimle değil, Afrika’dan esinlenen masklar, sahne dekorlarıyla da harikalar yaratıyordu.
Geçen hafta Picasso sergisini gezerken, gençlerin büyük ilgisi bana umut verdi. Başlarını cep telefonlarından kaldırıp Picasso’nun eserlerine dikerek adeta bulmaca çözer gibi gördüklerini anlamaya çalışıyorlardı. Geleceğimizi teslim edeceğimiz bu gençler barış dolu bir dünyada yaşamayı hak ediyor. Umarım çok yakında, huzur dolu bir coğrafyada yaşama şansını yakalarlar.

 
Zor lokma

SURİYE harekatında ordunun başarısı için iktidarıyla muhalefetiyle tüm kesimlerden destek geldi. İzmir’de de ESİAD, EGİAD, MÜSİAD, EİB gibi kuruluşlar desteklerini açıkladı. Ancak, evladı, yakını, askerde olanlardan, Trump’ın ekonomiyi mahvetme tehditleriyle önünü göremez olan iş dünyasına kadar tüm toplumda zor bir bekleyiş başladı.
Dış politika uzmanlarına göre Erdoğan ve Trump’ın görüşeceği 13 Kasım’a kadar Türkiye hedeflerine ulaşmaya çalışacak. Sonraki gelişmeleri ise iki liderin toplantısı belirleyecek.


BATIRILAMAYACAK KADAR BÜYÜK
Ancak, konuya Trump’ın “Ekonomiyi mahvederim” tehditleri üzerinden bakacak olursak, 600 yıllık bir imparatorluğun temelleri üzerinde ‘Kurtuluş Savaşı’yla yeniden doğan Türkiye, Trump’ın sandığı kadar kolay bir lokma değil... Tehditle para piyasaları dalgalanabilir, ama resmi 1 trilyon dolar kayıt dışıyla, belki iki kat daha büyük 80 milyonu besleyen bu ekonomiyi mahvetmek kolay değil...
Turizmde riskler artabilir, ama birkaç yıl önce de turist gelmedi ve Türkiye batmadı. Dış borcun maliyeti daha da artabilir. Ama unutmamak gerek, Türkiye’nin 150 milyar doları kamu 300 milyar doları özel sektör olmak üzere toplam 450 milyar dolar dış borcu var. Türk ekonomisi batırılmak istenirse dış borcun geri ödemesi de riske girmez mi?
Sözün özü; Türkiye, ekonomisi batırılamayacak kadar büyük bir ülke...

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI