Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Babına da deli gönül babına... Seçilmişim sığmaz oldu kabına...

SEÇİLMİŞ cumhurbaşkanı, “sevgi insanı” Recep Tayyip Erdoğan dünkü devir teslim töreninde Kongre’de bir kere dahi adını anmadığı Abdullah Gül ile yüz yüze geldi.

10 Ağustos’tan beri kendisine “Twitter’daki takipçileri” tarafından seçilmiş cumhurbaşkanı muamelesi çekilen Abdullah Gül ile acaba dün ne konuştu?
Malum, “Cumhurbaşkanlığı’nın elden teslim” töreninin icaplarından biri de ikisinin Köşk’te son kez baş başa konuşmaları.
Ritüeli planlayanlar ikisinin “baş başa konuşmasında” fayda var diye düşünmüş.
Belki musluklardan biri damlatıyordur, belki de Pembe Köşk’ün odalarından birinin çatısı akıyordur.
Belki de köşkün yeni kiracısı “Bu millet pembe renkten sıkıldı. Ben binanın dış cephesini fıstıki yeşile boyatacağım. Ne dersiniz?” diye soracak.
Belki köşkün eski kiracısı da “İyi olur, fıstıki yeşil TOKİ binalarında da çok iyi duruyor” cevabını verecek.

* * *

Polis “Milletin Adamı”nı bizzat milletten korumak için, Kongre’den beri çok sıkı çalıştı.
Hepsi siyah takım elbiseli, kravatlı ve göğüslerinde milletvekilleri rozetinin daha büyüğünü taşıyan “Başbakanlık Koruma Polisleri” için Kongre günü sabahın beşinde başlayan mesai henüz bitmemişti.
Birkaçı ile sohbet ettim. Özellikle de yakalarındaki o devasa rozetle ilgilendim. Şerif yıldızı niyetine tasarlanmış ama asıl ilham kaynağı, tek yumurtalık küçük sahan kapağı.
Düz vites vatandaş böyle bir rozet taksa belediye adamları tabela vergisi ister. Selahattin Duman beğendi, like ediyor.

* * *

Polisin işi asıl dün zordu. Devir teslim töreni teması için “İngiliz tarzı ritüel” seçilmişti.
Meclis’e konvoyla geliş, konvoyla ayrılış. Köşk’ün kapısında atlı birlikler tarafından karşılanış. Aradaki tek fark, bizde ‘Majesteleri’ninki gibi zırhlı at arabası bulunmadığından, otomobile binilecek olmasıydı.
Tabii İngiltere’de devlet başkanlığını, kafasında çiçekli saksıya benzer şapka ile gezinen Kraliçe yapıyor. Biz vaktiyle şapka devrimi yaptığımızdan kafamıza çiçekli saksı takamıyoruz.

ALIN SİZE YOL..

‘Cumhurbaşkanlığı’, ‘Başbakanlık’ ve ‘Meclis Polisi’ dünden itibaren işbirliği yaptı. Meclis ve etrafındaki yerleşme alanları dahil, didik didik aranmayan yer kalmadı. Yollar dün Çankaya’dan itibaren kesildi, Meclis ve etrafındaki caddeler sivil trafiğe kapatıldı.
O da yetmedi, törenden 19 saat öncesinden başlayarak bu güzergâhtaki otoparklara araç bırakılması yasaklandı.
Çankaya’dan Ulus’a gitmek mi istiyorsun?
Çık çevre yoluna. Afyon’a gider gibi yap, Sivrihisar üzerinden yeniden Ankara’ya dönüp, güvenli giriş yap.
Keçiören-Çankaya arasını kullanmak mı istiyorsun?
Devir teslim töreni için şereflenen trafiğe kapalı yolları baypas edeceksin. Bu durumdaki vatandaşlara Haymana’ya kadar gidip şehir meydanındaki Ömer Ağa Sineması önünden döndükten sonra gelip Ankara’ya tersten giriş yapmaları tavsiye ediliyor.
Böylece “millete” kapanan yollar “Milletin Adamı” tarafından güvenle kullanılabilir hale geliyor.

* * *

Şehir haritasını inceleyip çıkardığım sonuç bu.
Ben “Söz milletindir” filan anlamam. Bildiğim, bu ahaliyi kendi başına bırakmayacaksın.
“Boş bırakma süründeki koyunu... Pınarın başından içer suyunu...” lafı her daim aklında olacak ki birkaç münasebetsiz o yollardan birine çıkıp “Cumhurbaşkanımızı kutluyoruz” diye Temsili Ödemiş Zeybeği gibi nara atmasın.
Dış dünyaya rezil oluruz.
Selahattin Duman alınan tedbirleri sevdi. Like ediyor.

X