"Bahar Akıncı - Kelebek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bahar Akıncı - Kelebek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bahar Akıncı - Kelebek

Babakale erkeklerinden mektup var

Hatırlarsanız, bundan yaklaşık 1 ay önce yolum tesadüfen, Asya kıtasının en Batı ucu Babakale Köyü’ne düşmüştü.

Orada kadınların gayreti ile

kurulan bir Güzelleştirme Derneği’nin hikayesini yazmıştım.

¨Babakale, Asya kıtasının en Batı ucunda yaklaşık 600 nüfuslu bir köy.

Haritada Assos’un alt kısımlarına denk geliyor. Tek şerit bir dağ yolundan ulaşım sağlanıyor. Ezine’den kalkan, Ayvacık ve Gülpınar kazasından geçerek köye ulaşan bir dolmuş var. Hayatla tek bağlantısı bu. Bir dağın üzerine kurulu, aşağısı alabildiğine deniz. Öyle sonsuz, öyle nefis. 

Hayata kendi imkanları ile tutunmaya çalışan bir köy Babakale. Bir kaç temiz pansiyon ve otel, Ege’nin en iyi kalamarını yiyebileceğiniz bir kaç balıkçı. 3 -4 dükkandan oluşan çarşısında nefis bir seramikçi, dünyaca ünlü el yapımı bir bıçakçı, Artiz diye bir de bakkalı var. Lezzetli sabah kahvaltıları veren Çınaraltı kahvesini de unutmamak gerek. ¨

Babakale erkeklerinden mektup var

Demiştim.

Ama konumuz bu değildi.

Konumuz, köyde 8 yıl önce kurulan, sadece kadınların çalıştığı, ürettiği yemekleri, nar ekşilerini, zeytinyağlarını ve elişlerini sattığı Kadınlar Derneği idi.

Demiştim ki, ¨Köyün Erkekleri burayı hiç bir zaman istemedi. Hatta dernek birası yakılmaya çalışıldı, cam-çerçeve indi, kadınlar usulsüz kiralama sebebi ile mahkemeye verildi. Köylüyü kışkırtan da bizzat köyün gençleri idi. ¨

İşte o gençler, toplanıp bana bir mektup yazmışlar.

Demişler ki;

¨Biz o zamanlar sahilde plastik olta ile balık tutan küçücük çocuklardık. Ne yakma girişimi, ne de diğer olayların köyümüzün erkekleri ile ilgisi yoktur. Konu ile hiç bir alakamız olmadığı gibi, Köyümüzde Kadınlar Derneği’nin istenmemesi söz konusu bile değildir. Biz sadece daha çok sayıda kadınımızın yararlanacağı, daha şeffaf bir yönetim anlayışı istiyoruz. Kaldı ki, orada yaşayan tüm kadınlarımızın namusunu ve şerefini, trol ile avlanmak için gelen teknelerden ve yabancılardan da koruyan biziz. Bu hatanın düzeltilmesini önemle arz ederiz.¨

Ben onlara inanıyorum. Ve görüş bildirme, kendilerini  hakları her zaman olduğu için burada mektuplarına yer vermek istedim.

Bu köye güzellik katan, kadınların çabası ile ayakta duran Babakale Güzelleştirme Derneği’nin , yine demokratik bir şekilde, tüm kadınların katılımı ile yoluna devam etmesini, Türkiye’de ilk kez gördüğüm bu oluşumun diğer tüm Türkiye köylerine örnek olmasını istiyorum. Bir önceki yazımda da dediğim gibi ¨Bir kadın değişir, bir köy değişir. Bir köy değişir, Türkiye değişir¨.

İstemeden bu genç adamların kalbini kırdıysam, özür dilerim.

 

X