"Rıza Özel" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Rıza Özel" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Rıza Özel

Başket’in usta konuğu

Çatışmalar çağımızın sorunları ve bu sorunların tanığı çocukların yaşadıkları acıları anlatan fotoğraflarıyla dünyada pek çok önemli ödülü kucaklayan ABD’li kadın fotoğrafçı Donna De Cesare, bugün Ankara’ya geliyor.

Başket’in usta konuğu

De Cesare, Bilkent Üniversitesi İletisim ve Tasarım Bölümü’nde ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde “Travmayı görüntülemek: Gazetecilerin karşılaştığı zorluklar” konulu sunum yapacak. Geçtiğimiz günlerde Türkiye’ye gelen De Cesare, Diyarbakır’da fotoğrafçılarla buluştu. Ankara’nın ardından da İzmir ve İstanbul’da da sunumlar yapacak.
Türkiye’ye ilk kez geldiğini, Latin Amerika’da ve ABD’deki Latin mahallelerinde haber takip ederken edindiğim bilgi ve deneyimleri paylaşmak istediğini belirten usta kadın fotoğrafçı ile sunumları öncesinde kısa bir söyleşi yaptım. Çalışmalarında çağımızın sorunlarına çocuklar üzerinden aktaran projelere imza atan Donna De Cesare’ye çocukların yaşadığı acıya olan tanıklığını ve gazetecilerin yaşadığı travmaları konuştuk. İşte usta fotoğrafçının anlattıkları:

Başket’in usta konuğu

İLHAM KAYNAĞI BARO’NUN ÖLÜMÜNE TANIK OLDUM

Fotoğrafçılığa ilk adım attığım yıllarda Orta Amerika’daki çatışmaları izledim. El Salvador’daki Katolik Üniversitesi’nde ders veren Cizvit sosyal psikolog Ignacio Martin Baro’nun yazdıkları da beni etkiledi. Kendisiyle sohbetlerim de oldu. Bana dikkatimi çocuklara vermem gerektiğini söyledi. (1989 yılında üniversite kampüsünde gerçekleşen şiddet olayları sonucunda Baro ve çalışma arkadaşı olan 5 rahip, hizmetçisi ve kızının Salvador ordusu tarafından öldürülmesinin ardından olay yerini bir fotoğrafçı olarak görüntülemek durumunda kaldım.) Savaşın ardından, Baro’nun ölümünden sonra yayımlanan savaşın sosyal psikolojisi ile igili kitaplar okudum. Savaş sonrası dönemi fotoğraflamaya devam etmemin nedenlerinden biri de çatışmanın ve baskının çocukları nasıl etkilediğini anlamaya çalışmaktı; çünkü çocuklar, bizim kendimize açılan penceremiz. Eğer çocuklar iyi durumda değilse, toplum onları yüz üstü bırakıyor demektir. Çocuklara yardım ettiğimizde, aslında kendimize yardım etmiş oluruz.

ÇOCUKLARI İZLEMEK ÇOK FAZLA BİLGİ VERİYOR

Sonraki yıllarda da çocuklara ve genç insanlara odaklanmayı sürdürdüm. Bunun bir nedeni demografik yapı. Belgesel projelerimin çoğu Latin Amerika’yla ve ABD’de Latin göçmen nüfusun yaşadığı yerlerle ilgili. Çocuklar her yerdeler ve sayıları her zaman daha fazla. Çocuklar ayrıca çok fazla gözlem yapıyorlar ve etraflarında ne varsa özümsüyorlar. Çocukları izlemek size bir yer hakkında çok fazla şey söylüyor.

Başket’in usta konuğu

TANIK OLDUĞU ACILAR NELER HİSSETTİRİYOR?

Bu, insanın kalbini kıran bir iş. Gördüğünüz acıyı hafifletebilmeyi istiyorsunuz. Bazen, ‘Acaba bir doktor, sosyal hizmetler çalışanı ya da avukat olsaydım daha mı iyi olurdu ?’ diye kendinizi sorguluyorsunuz. Ama çoğu zaman, ne rolde olursanız olun, sunabileceğiniz tesellinin ihtiyaç duyulandan çok daha az olduğu durumlarla karşılaşıyorsunuz. Sonunda, tanık olmanın ve ortadaki hikayeyi olabilecek en etkili şekilde anlatmanın bir yolunu bulma konusunda kendinizi ikna ediyorsunuz. Hikayeyi en duygusal şekilde, derinlik ve şefkatle aktarmanın yollarını arıyorsunuz. Tüm kalbinizle ve bütün dikkatinizle dinliyorsunuz. İnsanlar bunu hissedebiliyor ve bu onlara bir miktar rahatlama sağlıyor. Bazen de size en çok ilham veren insanlık örneklerine, cesaret, azim, sevgi ve dayanışma eylemlerine tanıklık ediyorsunuz. Bu da insanlara olan inancınızı geri kazanmanızı ve böyle anların üzerine bir şeyler koyarak ilerleyebilirsek uzun vadede nerelere varabileceğimizi düşünmenizi sağlıyor.

Başket’in usta konuğu

GAZETECİLERİN YAŞADIKLARI TRAVMA

Bazı insanlar travmayı deneyimlemenin ya da travmatik olaylara sürekli tanık olmanın dayanıklılığı arttırdığını düşünüyor, oysa gerçek tam tersi. Öğrencilerime her zaman şunu söylüyorum; bazı basın kuruluşlarının trajik olaylara ilişkin haberler yaparken ölü sayısına odaklanma gibi bir eğilimleri var. Bir toplum vahşi bir ölümle ilk kez karşılaştığında herkes bunun haberini yapar. Ama şiddet kronik ya da ‘sıradansa’, durum ‘normalleştiriliyor’ ve haberler nicel ölçülerle verilmeye başlanıyor.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI