"Pucca Günlük" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Pucca Günlük" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Pucca Günlük

Göksel sana bir pijama vereyim mi?

Özellikle yeni ayrılmışsan, sanki Göksel şarkı söylemiyor da yan koltukta oturmuş, o kendine iki beden küçük gelen elbisesinin içinde sana akıl veriyormuş gibi oluyor.

Her seferinde, “Sana bir pijama vereyim mi?” demek istiyorum!

Yemin ederim ilişki yazmaktan artık ciğerim soldu. İçim dışım terkedilen sevgili modunda. Bu hafta şöyle daha çiçek, aşklar, böcekler müzik falan yazayım diyorum. Tam da Göksel, yeni albümü ‘Sen Orada Yoksun’u çıkarmışken...
Göksel’in sanırım bütün şarkılarıyla -çoğu yazlıkta olmak üzere- anılarım var. Şarkıları şey gibi, hani sevgiline yolladığın zaman anlamayacağı türden. En son lisede sevgilime, “Yokluğunda bana emanet ettiğin tek şey, yalnızlığın o kekremsi tadı. Ve ben sevgilim o tadını bile sevdim” minvalinde bir mesaj attıktan sonra, gelen cevap; “Ne diyon sen be?” olunca, bu kadar dolambaçlı kelimeleri anlamadıklarına kanaat getirmiştim. Göksel şarkıları da öyle işte, adama yolladığım zaman, adım gibi eminim, boş boş bakacak. Petek Dinçöz’den ‘Doktor’u yollarsam belki anlar, anca.
İrem Derici’nin de şarkıları mesela bana o ilk âşık olduğum zamanları hatırlatıyor. Dualar eden melekler, işte ölüyorum, bitiyorum, kurtar beni falanlar filanlar... “Sen yokken ben nasıl yaşarım” döneminden; “Sen hele bi git bak ben sana neler yapıyorum” evresine geçtiğim için. Artık öyle savunmasız bir aşk, feci derecede yalan geliyor. Bana hep maziyi hatırlatıyor. “Senin benimle zorun ne sevgilim” derken böyle okulun tuvaletinin önünde durup, sayısaldaki o çocuğu kestiğim günlere dönüyorum.
Göksel’in şarkılarında o yalanın da farkındasın ya, işte o çok güzel. Adam gitmiş, evet belli seni sevmiyor da. Ölmüyorsun üstelik daha önce denemişsin. Anasına avradına küfür de etmiyorsun. Belli ki arada senin de suçun olmuş. Hafiften bir kendini geri çekme durumun var. Ama acı çekiyorsun. Yapacak bir şey yok. İsyan yok çünkü ortada adam yok. Bi bekleme durumu var sadece. Geri gelmeyeceğinin de farkındasın. Bir süre bekliyorsun. Üstelik suçlamıyorsun, bir cevap beklemiyorsun. Çünkü bunları adamın dinlemeyeceğini, seni duymayacağını, anlamayacağını, bitmiş olduğunu çok iyi biliyorsun. “Kızgınım hiç gelmeyişine, bilmeyişine, hissetmeyişine” dediği an, zaten neremden ağlayacağımı şaşırıyorum.
Ağlamadım mı? Ayıpsın!
‘Bende Bir Aşk Var’ albümünde en sevdiğim şarkı, ‘Sarhoş’ idi. Çıktığı günden beri hala dilimden düşmez o şarkı. Bu son albümündeyse, ‘Sen Orada Yoksun’ tabii. Bir gece boyunca bir şarkı ne kadar tekrara alınıp dinlenilirse, o kadar dinledim! Özellikle yeni ayrılmışsan, sanki Göksel söylemiyor da yan koltukta oturmuş, o kendine iki beden küçük gelen, siyah dar elbisesinin içinde, kabarık saçlarını geriye ite ite sana akıl veriyormuş gibi oluyor. Her seferinde, “Sana bir pijama vereyim mi?” demek istiyorum.
Yalnız bir sorun var sanki Göksel. Hani seni gerçekten çok seviyorum, öl de öleyim ama kuzum bu şarkıların hepsi sence de birbirinin aynısı olmamış mı? Sözlere diyecek kelimem yok ama bir süre sonra hep aynı şarkıyı dinliyormuşum gibi hissettim. Ha yine beğendim o ayrı. Ağlamadım mı? Ayıpsın! Yine de ‘Bende Bir Aşk Var’ bi başkaydı sanki.
Olsun o kadar kusur kadı kızında da bulunur, ben yine de bu albümü, ‘bu kış köprü trafiğine yakalanınca arabada ağlanacak şarkılar’ listesine ekledim.

X