Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Unutulmaz olur mu ?

Tarih, kaybedenleri değil, kazananları yazar... Sporda da herkes şampiyonları bilir, ikincileri kimse hatırlamaz... Çünkü önemli olan başarmak, sonuca ulaşmaktır...

Zaferlerin hepsinin ayrı bir hikayesi vardır.. İçinde barındırdıkları; başarıyı yüceltir, unutulmaz yapar, efsaneleştirir. Futbolda, İstanbul’un 3 büyüklerine karşı, ‘Anadolu isyanını’ başlatan Trabzonspor’un, üst üste gelen şampiyonlukları, diğer şampiyonluklardan bu nedenle farklıdır. Bursaspor’un, 4 büyüklerin zincirini kırıp, ülke futboluna adını beşinci şampiyon yazdırmasının ayrı bir yeri vardır... Avrupa arenasında zirveye çıkan tek takım olduğu için Galatasaray’ın UEFA şampiyonluğu çok değerlidir... Üstünden yıllar geçse de unutulmazlar...

Eski adıyla Federasyon, yeni adıyla Türkiye Kupası’nı bir çok takım kazanmıştır... Ancak, A.Gücü 2. Ligde mücadele ederken bu başarıya ulaştığı için, zaferinin anlamı çok büyüktür... Bununla yetinmeyip, üstüne bir de o zaman ki adıyla Devlet Başkanlığı Kupası’nı, sezonun şampiyonunu devirerek kazandığı için, tarihe geçmiştir... Sarı-lacivert renklere gönül verenlerin, gururla taşıdığı ve daima taşıyacağı iki ölümsüz nişandır o...

HAYAL UMUDA DÖNDÜ

Sarı-lacivertliler, 36 yıl geride kalmış şanlı günlerin, bir benzerini yaşamaya hazırlanıyor... Oyuncular, yeni bir zafere; mücadele, hırs, azim ve yüreğiyle bir kez daha koşuyor... Evet şu an bulundukları yer ikinci lig. Bu kadar da abartmaya değmez diyebilirsiniz... Ancak işin aslı öyle değil... Şartlar göz önüne getirildiğinde, elde edilecek başarının anlamı büyüyor...
A.Gücü, bu günlere kolay gelmedi... Neredeyse tüm oyuncular, bir yolunu bulup kulüpten uzaklaşırken, bütün yükü gençler omuzladı. Borç batağı içinde, menemenle öğün geçirilirken, yeri geldi teknik adamlar kendi ceplerinden yemek siparişleri verdi. Haciz memurları, kulüp eşyalarına el koydu... Eski yöneticiler, teknik adamlar, futbolcular ve çalışanlar, alacaklarını tahsis için sıraya girip, futbol federasyonu ve FIFA’da davalar açtı. Ayakta durmaya çalışan kulübü daha da zor durumlara düşürdü. Uçurumun kenarına itilen tarihi çınar, nefes alayacak hale geldi... Büyük umutla başlanan yolculukların sonunda büyük hayal kırıklıkları yaşandı. Oyuncular, (Kaybedersek taraftar nasıl tepki verir), yöneticiler de (Eksi puan cezası ne zaman gelir) endişesi içinde mücadele verdi. 4 yılda gerçek anlamda büyük bir çile çekildi... Gidilen karanlık yolda herkes bir ışık hayal etti... Şimdi, o hayal kocaman bir umuda döndü... Tünelin sonundaki ışık göründü...

GURUR YÜZLERE YANSIYOR

Bizler, A.Gücü’nün iç sahadaki tüm maçlarında büyük heyecana tanıklık etmiş, farklı duygulara kapılmışızdır. Ancak, bu seneki ve özellikle de Sarıyer maçıyla birlikte başlayan süreçte yaşananların, hepsinden değişik olduğunu söylemeliyim. Bir maç öncesinde, Gecekondu tribünü ile Kapalı tribünün kesiştiği yerde durup, 19 Mayıs Spor Kompleksinin ana giriş kapısına doğru bakarsanız, ne demek istediğimi daha iyi anlarsınız. Sarı-lacivert renklere bürünmüş insan selinin, stada doğru heyecanla akışını izlemek gerçekten insanın duygularını kabartıyor. Gençler, yaşlılar, babasının elinden tutmuş küçük çocuklar, sayısı her geçen gün artan kadın taraftarlar umutla yürüyor... Hepsinin yüzünde, büyük bir sevinç, büyük bir gurur, büyük bir özlem var...
Bu kent uzun zamandır böylesi heyecandan, böylesi coşkudan uzak kalmıştı... A.Gücü, bu heyecanı yeniden hatırlattığı, yeniden yaşattığı için her türlü övgüyü hak ediyor...
Bu şampiyonluk; rakiplerin adı sanı duyulmamış, alt kategoride kazanılmış da olsa anlamı ve değeri büyük olacak. Pes etmek yerine, mücadeleyi seçenlerin, zafere ulaştığını belgelediği, A.Gücü’nün geleceğine yeni bir yol çizdiği ve hepsinden önemlisi bir kenti yeniden ayağa kaldırmayı başardığı için tarihteki yerini alacak.

X

YAZARIN DİĞER YAZILARI