TBB’den depremzeye ‘Hukuk Rehberi’

Türkiye Barolar Birliği, iki büyük depremden etkilenen 13.5 milyon vatandaş için ‘Hukuk Rehberi’ hazırladı. Deprem bölgesinde dağıtılan rehberde, ceza hukuku, özel hukuk, kamu hukukunun farklı alanları yönünden vatandaşın haklarını nasıl arayabileceği anlatılıyor... TBB Başkanı Erinç Sağkan, 11 ilin başsavcılıklarına şüphelilerin tespiti ve haklarında kamu davası açılması için suç duyurusunda bulunduklarını, sorumluların ‘taksir’ yerine ‘olası kast’ ve ‘zincirleme suç’tan, ölen her bir kişi için ayrı ayrı ağır şekilde cezalandırılmalarını talep ettiklerini söyledi.

Haberin Devamı

TÜRKİYE Barolar Birliği, (TBB) 1999 depremi sonrası “Depremzedeler İçin Hukuk Rehberi” hazırladı. 2001’de rehberin ikinci baskısı yapıldı. Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve 7.6 büyüklüğündeki iki büyük depremin ardından, 22 yıllık kolektif emeğin toplamı olan rehber güncellendi. Yeni rehber ceza hukuku, özel hukuk, kamu hukukunun farklı alanları yönünden vatandaşların haklarını nasıl arayabileceklerini anlatıyor. Rehberde, vatandaşların hak kaybına uğramamaları için hangi süreler içinde, hangi mahkeme veya mercilere nasıl başvurabilecekleri ayrıntılı şekilde yer alıyor.

TBB’den depremzeye ‘Hukuk Rehberi’

GÖNÜLLÜ AVUKATLAR DAĞITIYOR

Rehber, TBB’nin internet sitesine koyulurken, ilk beş bin baskısı deprem bölgesinde gönüllü avukatlar tarafından mağdur vatandaşlara dağıtılmaya başlandı. Rehberin ikinci baskısının yanı sıra, sosyal medya üzerinden paylaşılacak daha özet bir formatıyla ilgili de çalışma yapılıyor. Rehberden bazı başlıklar şöyle:

Haberin Devamı

- ‘DELİLLENDİRİN’ UYARISI: Suçun tespiti için enkazlar kaldırılmadan önce binalardan bilirkişi eşliğinde beton, demir, kolon, kiriş numunelerinin alınması; gerek enkaz gerekse hasarlı binaların mümkünse kolonların demir yapısını gösterir biçimde fotoğraflanması, videoya alınması, uydudan yapıyı bulup koordinat, adres ve tarih eklenerek fotoğrafların arşivlenmesi gibi yöntemler önerilmektedir. Aksi halde deliller yok olabilecektir.

- ÖLÜM MEYDANA GELMİŞSE: Adli sürecin başlaması için ölenin eşi ve çocukları, eğer bunlar yok ise yakınları kolluğa veya suçun işlendiği yerin Cumhuriyet savcılığına suçun soruşturulması için dilekçe vermelidirler. Eğer deprem nedeniyle başka bir ile taşınılmışsa, dilekçe deprem olan il Cumhuriyet savcılığına gönderilmek üzere o ilin Cumhuriyet savcılıklarına da verilebilir. Yine ölenin yakınları değil, üçüncü kişiler de suç duyurusunda bulunabilecektir. Dilekçenin doğrudan Cumhuriyet savcılığına verilmesi önerilmektedir. Bu suçlarda belirli bir şikâyet süresi olmayıp, Yargıtay kararlarına göre zamanaşımı, depremin meydana geldiği gün başlayacaktır.

Haberin Devamı

- SAVCILIK RESEN SORUŞTURMA AÇMAK ZORUNDA: Bu suç, resen yani herhangi bir şikâyet ve suç ihbarı olmadan, haber alınması durumunda savcılık tarafından takip edilmesi gereken bir suçtur. O nedenle, şikâyet dilekçesi verilmese de savcılık, resen soruşturma yapmak ve suç unsuru bulduğu takdirde kamu davası açmak zorundadır. Bununla birlikte suçtan zarar görenin de şikâyet dilekçesi vermesinde yarar vardır. Zira, savcılıkça resen yürütülen soruşturmada takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi durumunda, sadece suçtan zarar gördüğü iddiası ile şikâyet dilekçesi veren taraf, bu karara karşı itiraz hakkı elde eder. Bu durumda itiraz yeri, takipsizlik/kovuşturmaya yer olmadığı kararı veren Cumhuriyet başsavcılığının bağlı olduğu ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliği olup, itiraz süresi takipsizlik kararının tebliğinden itibaren 15 gündür.

Haberin Devamı

- MÜDAHİL OLABİLİRSİNİZ: Şikâyet dilekçesi vermiş olsun veya olmasın, kamu davası açıldıktan sonra suçtan zarar gören, davaya müdahale hakkına sahip olup bu hakkını davaya bakmakta olan mahkemeye vereceği bir dilekçe ile kullanır. Müdahale isteğinin mahkeme tarafından kabul edilmesi üzerine, suçtan zarar gören kişi veya kişiler davada taraf olma ehliyetini kazanırlar. Yani delil ileri sürebilirler, taleplerde bulunabilirler, dava ile ilgili düşüncelerini açıklayabilirler ve dava sonunda verilen hükümden tatmin olmazlar ise bu hükmü temyiz edebilirler. Müdahale talebi mahkemece kabul edilmediği takdirde, bu karara karşı hükümle birlikte istinaf/temyiz yoluna gidilmesi gerekir.

Haberin Devamı

TBB’den depremzeye ‘Hukuk Rehberi’

‘OLASI KAST’LA İNSAN ÖLDÜRME

TÜRKİYE Barolar Birliği Başkanı Erinç Sağkan’a rehberi ve deprem bölgesindeki çalışmalarını sordum. Sağkan, deprem bölgesindeki 11 ilin başsavcılıklarına şüphelilerin tespiti ve haklarında kamu davası açılması için suç duyurusunda bulunduklarını, sorumluların “taksir” yerine “olası kast” ve “zincirleme suçtan”, ölen her bir kişi için ayrı ayrı ağır şekilde cezalandırılmalarını talep ettiklerini anlattı:

“Deprem sonucu ölüm meydana gelmişse öldürme suçu işlenmiş olacaktır. Uygulamada deprem sonucu ölümlerde genellikle kasten değil, basit ya da bilinçli taksirle insan öldürme suçu gündeme gelmektedir. Basit taksirde kişinin öngörmesi gereken bir netice bakımından gerekli dikkat ve özeni göstermemesi; bilinçli taksirde ise öngördüğü neticenin yetenek, şans gibi çeşitli gerekçelerle gerçekleşmeyeceğini umması, bu anlamda neticeyi kabullenmemesi söz konusudur.

Haberin Devamı

YARGITAY KARARLARI

Olası kastta ise öngörülen netice “Olursa olsun” düşüncesiyle kabullenilmektedir. Örnek olarak depremler öncesi, Kahramanmaraş ve üzerinde bulunduğu fay hattında yakın zamanda büyük bir depremin beklendiği idari makamlarca ve kamuoyunca bilinmekteydi. Bu hususun uzun zamandır il afet riski azaltma planı raporları ve bilimsel çalışmalarla ortaya konulduğu (TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası 02.03.2021 tarihli raporu; Kahramanmaraş Valiliği İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü’nün 2020 yılı Kahramanmaraş İl Afet Risk Azaltma Planı) dikkate alındığında depremin gerçekleşeceğinin öngörüldüğü kabul edilmelidir. Böyle bir yerde bu tür yapıları inşa eden, inşa edilmesine seyirci kalan veyahut bu hususu denetlemeyen kişilerin böyle bir depremi öngördüğü ve ölüm neticesini “Olursa olsun” diyerek kabullendiği açıktır. Bu nedenle bu kişiler ‘olası kastla insan öldürme’ suçundan ceza almalıdırlar. Bu suçlarda olası kastın varlığını kabul etmek modern ceza hukukunun bir gereğidir. Karşılaştırmalı hukukta bu yönde birçok örnek vardır. Hukukumuzda ise konuya ilişkin olarak Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 01.03.2013 tarih, 2012/11165-2013/4980 sayılı ve 06.04.2017 tarih 2017/172-2017/2866 sayılı kararlarından yararlanılabilecektir.

CEZA MİKTARI ARTAR

Taksirle öldürme, Türk Ceza Kanunu’nun 85. Maddesi’nde düzenlenmiştir. Buna göre, taksirle bir kişinin ölümüne neden olan kişi, iki yıldan altı yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılabilir. Ancak fail, taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmuş ise burada üst sınır on beş yıla çıkabiliyor. Maraş’ta 12 blokundan 8’i yıkılan Ebrar Sitesi örneğindeki gibi 250 kişi de ölse cezası en fazla on beş yılla sınırlanıyor. Ancak olası kastla ceza verilirse, her bir kişi için ayrı ayrı, çok daha yüksek ve caydırıcı ceza verilmesinin yolu açılmış olacak. 30 binden fazla binanın yıkıldığı belirtiliyor. Resmi rakamla kayıpların sayısı 40 bini aştı. Yüzyılın depremi olarak nitelendirilen bu felakette Yargıtay’ın elbette her bir vakada olayın gereklerini de göz önünde bulundurarak olası kast değerlendirmesi yapması, yargısal anlamda büyük bir kırılma olacaktır. Bu şekildeki içtihat değişikliğiyle etkili yaptırımlar uygulanacağı için imar süreçlerinde, müteahhitler, yapı denetçileri, belediye görevlileri, izin, ruhsat verirken cezai sorumluluklarını daha hassas değerlendireceklerdir.

YAPAN DA İZİN VEREN DE SUÇLU

SAĞKAN, enkazda sorumluluğu olanlara ilişkin tabloyu şöyle çiziyor: “TBB’nin suç duyurularında, binaları inşa eden müteahhitler, yapıların mimari, statik ve her türlü plan, proje, resim ve hesaplarının hazırlanmasını ve bunların uygulanmasıyla ilgili fenni mesulleri, uzmanlık konularına ve ilgili kanunlarına göre sorumlulukları bulunan her türlü teknik görevliler ile inşaat aşamasından itibaren görev yapan her türlü yapı denetim görevlileri ve ilgili kişiler; binalara yapı kullanma izin belgesi veren, oturma izni veren görevli ve yetkililer; onlara bu yönde emir ve talimat veren yetkililer; denetim görevini yerine getirmeyen ilgili belediye, bakanlık yetkilileri ile depremin gerçekleşmesinin ardından arama ve kurtarma çalışmalarının geç, eksik ya da hatalı başlaması neticesinde kayıpların artmasına sebep olan sorumlular hakkında yürütülecek ceza soruşturması sonucunda Türk Ceza Kanunu’nun ‘kasten öldürme’ başlıklı 81. Maddesi ve ‘kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi’ başlıklı 83. Maddesi uyarınca kovuşturma başlatılması ve ceza verilmesi talep edilmiştir.

ENKAZ RADARI KULLANIN

“TÜM şüphelilerin tespiti, kusur durumlarının belirlenebilmesi ve yaşanan facianın sorumlularının cezasız kalmaması, delillerin sağlıklı şekilde tespit edilmesine bağlıdır. TBB olarak ‘Enkaz Radarı’ uygulamasıyla göçük yaşanan her binayı kayıt altına alıyor, ihmalleri ortaya çıkarıyoruz. Deprem bölgesindeki gönüllüleri, alanda görev yapacak meslektaşlarımızla birlikte yargı süreci için görüntü arşivi oluşturarak delillerin toplanmasına yardımcı olmaya ve ücretsiz olan Enkaz Radarı mobil uygulamasını kullanmaya davet ediyoruz. Cezasızlığın önlenmesi için gerek soruşturma gerekse kovuşturma süreci etkin şekilde takip edilecektir.”

AVUKATLAR NÖBETTE

"KAHRAMANMARAŞ, Hatay, Adıyaman ve Malatya’da an itibarıyla gönüllü avukatlarımız bulunuyor. 2 bin 500 avukatımız sahada gönüllü olarak görev almak üzere başvuru yaptı. TBB olarak, şu anda iki aylık bir nöbet programı hazırladık. Hangi ile hangi avukat gidecek, dörder günlük nöbet şeklinde belirledik. Örneğin 16-20 Şubat’ta Adıyaman’da 20, Maraş’ta 10, Hatay’da 30, Malatya’da 10 olmak üzere toplam 60 avukatımız dörder günlük periyotlar halinde sahada olacaklar. Gönüllü meslektaşlarımız mümkün oldukça enkazların delilendirilmesi faaliyetlerine katılıyor."

Yazarın Tüm Yazıları