"Oya Armutçu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Oya Armutçu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Oya Armutçu

Hakimler iğneyi kendine batırıyor

Özgecan Aslan’ın vahşice öldürülmesinin ardından idam tartışması başlarken, gözler tecavüz yargılamalarında uygulanan ve tartışma yaratan ceza indirimlerine, yapılması istenen yasal düzenleme önerilerine çevrildi.

Sosyal medyada hakimlerin bile paylaştığı “Yargı tecavüzü nasıl tanımlıyor” şeması özellikle hukuk çevrelerinde tartışma yarattı. Bu şemaya göre, mahkemeler yerleşik içtihatlar ışığında mağdur ölmediyse, alkol aldıysa, açık giyindiyse ve hamile kalmadıysa “tecavüz değil” kararları veriyor. Önce tartışmayı başlatan paylaşılan o şema:
“Yargı tecavüzü nasıl tanımlıyor” başlıklı şemaya göre, “alkol tükettin mi” sorusuna mağdur “Evet” derse mahkeme “tecavüz değil, rızası var” diyebiliyor. Alkole “Hayır” diyen mağdura bu kez “Açık mı giyinmiştin” sorusu yöneltiliyor. Buna, “evet” yanıtı verilmesi üzerine de “Tecavüz değil” kararı çıkabiliyor. “Silah zoru var mıydı” sorusunun yanıtı “hayır”sa yine “tecavüz değil” seçeneğine ulaşılıyor. “Hamile kalmayasın diye Allah seni korudu mu” esprili şıkkın altındaki “Hayır” yanıtı yine “tecavüz değil” kararı ile sonuçlanırken, diğer seçenekte ise “O zaman iyisin” yazıyor.
Kadın cinayeti sonucu ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenen birçok sanık takdire dayalı iyi hal indiriminden yararlanıyor. Sanığın kravat taktığı, duruşmalara katıldığı, mahkemeye saygılı davrandığı ve pişmanlık gösterdiği gerekçesiyle iyi hal indirimi uygulanarak cezalar müebbet hapisten 25 yıla kadar indirilebiliyor. Ben de yargı örgütlerinin temsilcileri ile konuştum. Hakimler iğneyi önce kendilerine batırdılar. Tecavüz davalarındaki sıkıntıları, yapılması gerekenleri tartıştılar. Bakın onların görüş ve önerileri de şöyle:

ŞEMA YARGININ GELENEKSEL KODLARI

YARSAV Genel Başkan Yardımcısı Hakim Defne Bülbül: Bu karikatürize edilmiş şema gerçekten de yargının, kadın tecavüzlerine, kadın ölümlerine ve kadına karşı şiddete ilişkin erkek egemen yargının, saklı, her daim el altında tuttuğu muhafazakar, cinsiyetçi geleneksel kodlarını bize çok güzel anlatıyor. Kadın alkol almışsa, kadın o gece o erkekle görüşmüşse, kadın özgürse, kadın açık giyinmişse, erkek egemen yargı bu cinsiyetçi muhafazakar kodlarla ya eylemi suç olmaktan çıkarıyor ve erkeğin şiddetini “kadın kuyruk sallamazsa diyerek” kabul edilir sayıyor ya da bu el altında tuttuğu hafifletici sebeplerle kadına karşı tecavüzü, şiddeti bir anlamda hoş görüyor. Erkek egemen yargı, özgür bir birey olarak kadının sosyal bir yaşantısı olabileceğini, gece çıkıp kendi seçimindeki biriyle özgür bir cinsel yaşam kurabileceğini, istediği biçimde giyinebileceğini ve “hayır”ın “hayır” anlamına geldiğini kabul etmiyor. Bu bizim saklı utancımızdır. Yargının amacı adaleti gerçekleştirmekse, bu erkek egemen bakış açısı ve bu muhafazakar kodlarla sert bir biçimde hesaplaşmalıdır.

ATAERKİL, TECAVÜZ YASAYLA ÖNLENEMEZ

Yargıçlar Sendikası Başkanı Mustafa Karadağ: Bu şema biraz abartılı biraz da kara mizah. Ancak şimdiye kadar kamuoyuna yansıyan bazı davalarda buna benzeyen indirimler yapıldığına tanık olduk. Bunların hiçbiri de tecavüzü haklı çıkarmaz. Kadına bakış ataerkil ve bu en büyük sorundur. Türkiye’de bütün insanların olduğu gibi yargıda bir miktar ataerkildir. Tecavüzü önlemenin yolu da yasayla tedbir almak değildir. Türkiye’de ne yazık ki bu olaylar bir asayiş sorunu olarak ele alınmaktadır. Çözüm en önce bu sorunun, bir kadın hakları ve kadına yönelen ayrımcılığın önlenmesi sorunu olduğunu kabul etmekten geçer. İstanbul Sözleşmesiyle Türk Hükümeti, eğitim başta olmak üzere birçok alanda tedbir almaya düzenleme yapmayı yükümlenmiştir. Ancak bugüne kadar yükümlülüklerinin hiçbirisini yerine getirmemiştir.

YARGILAMA SÜRECİNDE KADINLAR OLSUN

Yargıçlar Sendikası Genel Sekreteri Hakim Ayşe Sarısu Pehlivan: Türkiye’de de bizim meslekte de kadın olmak zor. Toplum, herkesi, hakim ve savcıları da bazı ön kabulleri yapmaya zorluyor. Ceza mahkemelerinde çalıştığım kısa dönemlerde, bir kadının duygularını ve yaşadıklarını, ancak bir başka kadının anlayabildiğini gözlemledim. Erkek gözüyle bakılması başka sonuçlara götürüyor. Zira toplum neyse inanın yargı mensubu da aynı. Bakış açıları çok farklı değil. Zihinsel değişim şart. Halen kadın istememişse tacizin engelleneceğini savunan erkek hukukçular var. Bu sebeple kadın meslektaş sayısının acil artırılması pozitif ayrımcılık yapılması gerekiyor. Cinsel suçların soruşturma ve yargılanma evrelerinde kadın meslektaşların olması doğru soruşturma ve yargılama yapılması, sonucunda da doğru kararlar verilmesini sağlayacaktır.

ETEK BOYU DA SİSTEMİN TECAVÜZÜ

YARSAV Genel Sekreteri Hakim Leyla Köksal Tarhan: Bu şemayı yapanın eline sağlık, hiç yadırgamadım. ‘Erkek köpek kuyruk sallamazsa dişi köpek peşinden gitmez’ diyen erkek meslektaşlarımız var. Yargımız eril bir yargı, erkeklerin dünyasına göre kodlanmış bir yargı. Böyle kodlanmış bir yargıdan kadınlara özgü çözüm bulmak kolay değil. Ünvanlı görevlere hiç kadın atanıyor mu? Yapılan atamalar da göstermelik ‘kadın da olsun’ diye yapılıyor. Didem Yaylalı gibi; bir ülkede hakimlerin saçının rengi, eteğinin boyu ile uğraşılıyorsa, bu da sistemin tecavüzüdür. Türkiye’de kadını erkek korusun kollasın kolaycılığına kaçıyoruz. Ceza yasalarını erkekler yaptı ve bundan kadınları koruyacak, kurtaracak çözüm bekliyoruz. Kadının ikincil olmadığı kabul edilmelidir, çözümü kadınlar üretmelidir. Bu sorunu çözmek için dertlenerek ilgilenmek lazım. Özgecan Yasası çıkarılacak ya bu yasada kırmızı ruj sürmek, kahkaha atmak da tahrik nedeni arasında sayılsın. Son söz ve tek dileğim. Türkiye’de kadın cinayetleri başta her yerde ve herkese dönük şiddet artık son bulsun. Özgecan Yasası da Meclis kapanmadan çıksın...

X