Daha çok gülümseyin

HARVARD Üniversitesi’nde yıllar önce, sağlık ve mutluluk ilişkisi üzerine yapılan önemli bir çalışma, “hayata ve olup bitenlere olumlu/pozitif yaklaşıp olumlu düşünmenin ve olumlu bakış açıları geliştirmenin özellikle ‘kalp sağlığı riski’ni azalttığı” net ve açık olarak göstermişti.

Haberin Devamı

Yine o araştırmaya bakılırsa “gülümsemesini bilen” ve sorun ne olursa olsun olup bitenlere olumlu duygularla yaklaşmasını becerebilenler, kötümser ve depresiflere oranla yüzde 44 daha az kalp hastalığı riskine sahipti. Gülümseyebilmenin iyice zorlaştığı bugünlerde bu bilgi şimdi daha önemli ve “Gülümsemesini bilmeyen hayata dükkân açmasın!” diyen Gani Müjde, kesinlikle haklı!

Daha çok gülümseyin

Unutmayın! İçten bir gülümseme, hele hele keyifli bir kahkaha atabilme özellikle yaşadığımız zor ve sıkıntılı şu günler için neredeyse bir numaralı ve en etkili, en ucuz “doğal ilaç”tır. Hafta sonuna girerken daha çok gülümseyebilmek ve daha mutlu ve keyifli bir ruh hali için ilk adımları atabilmek adına bakın neler yapabiliriz?

Haberin Devamı

Daha çok gülümseyin

KESİP SAKLAYIN

MEGADOZ SERATONİN İÇİN

Antidepresan haplara paçanızı kaptırmamak istiyorsanız...

İLK 5

1- Hayatınıza daha çok eğlence ve keyif katın.

2- Esprili, nüktedan biri olmaya çalışın.

3- Hafifleyip fazla yüklerinizi atın.

4- İyimserliği bırakmayıp olumlu ve yapıcı biri olmaya bakın.

5- Daha sık dinlenip fırsat buldukça tatil yapın.

Daha çok gülümseyin

İKİNCİ 5

1- Kendinizi de şımartın.

2- Daha çok şaka/geyik(!) yapın.

3- Kin, nefret, düşmanlık, öfke ve korkudan uzak kalın.

4- Her fırsatta gülüp kahkaha atın.

5- Daha çok hoşgörün ve bağışlayın.

İYİ BİLGİ

POTASYUMUNUZU İZLİYOR MUSUNUZ

POTASYUMU en az magnezyum, en az kalsiyum kadar önemli bir mineral. Onun da tıpkı bu ikili gibi azlığı veya çokluğu mühim bir mesele. Dahası her iki durumda da (aşırı düşmesi veya artması halinde) acil ve ölümcül sonuçları olabiliyor.

Potasyumunuz azalınca, 7/24 çalışan o muazzam kalp cihazı, o minik ama müthiş canavar teklemeye başlıyor hatta bazen aniden durabiliyor. Potasyumdaki azalmadan damarlar kasılıp kalıyor, neticede tansiyonunuz yükselebiliyor.

Haberin Devamı

Aşırısı mı? Orada durum daha da riskli, tehlikeli. Mesela kalbin ritmi yani düzeni altüst oluyor. Tavsiyem, beslenme planınızda potasyum zengini besinler yani muz, kayısı, şeftali, turunçgil ailesi, taze patates, domates, nar gibi gıdalara da yer vermeyi lütfen ihmal etmeyin. Özellikle idrar söktürücü, kabızlık giderici haplar kullanıyorsanız, hipotansiyon, kalp hastasıysanız bu konuya daha çok dikkat edin.

İYİ BİLGİ

ÖFKENİZİ KONTROL EDİN

ÖFKE kontrolü de son yılların önemli sağlık sabotajcılarından, hatta toplumsal problemlerden biri haline geldi. Bilelim ki öfkenin her türlüsü tehlikelidir. Her türlüsü muazzam bir adrenalin, tehlikeli bir kortizol banyosu gibidir. Kalbi hızlandırır, solunumu sıklaştırır, tansiyonu fırlatır, şekeri yükseltir! Size o anda bir fenalık yapmasa bile uzun vadede beklenenden daha erken, hızlı ve kötü yaşlandırır. Peki, öfkeyi azaltmak için neler yapılabilir?

Haberin Devamı

KESİP SAKLAYIN

ÖFKE KONTROLÜNDE İLK 5

1- Değiştiremeyeceğiniz problemlerin altını değil üstünü çizin.

2- Olumlu düşünmenin ve pozitif yaklaşmanın her koşulda bir yolunu bulun.

3- Öfke yaratabilecek ortamlardan süratle uzaklaşın.

4- Gerginlik yaratabilecek işlerinizi, yüklerinizi ve konularınızı azaltın.

5- Öfkeye yol açan her meseleyi daha az önemsemeye çalışın.

UNUTMAYIN

MİTOKONDRİ SAĞLIĞI BOZULUNCA NELER OLUYOR

1- Kolay yorulur ve yorgun biri olursunuz.

2- Kolay kilo alır, zor verirsiniz.

3- Karaciğeriniz yağlanır.

4- İnsülin direnci yolculuğunuz hızlanır.

5- Diyabete eğimli biri haline gelirsiniz.

6- Nöropati riskiniz çoğalır.

7- Haşimato’ya yakalanma riskiniz artar.

Haberin Devamı

Daha çok gülümseyin

OKUR SORUSU

YAŞLI AMA FORMDA BİRİ OLABİLİR MİYİZ

BİLELİM ki yaşınız ne olursa olsun genç, güçlü, formda ve fit bir yaşlanma/yaş alma süreci yaşamak kesinlikle mümkündür. Ama ne var ki bunu başarabilenlerin sayısı -ben dahil- parmakla gösterilecek kadar azdır. Bu eksikliğin ve başarısızlığın bir numaralı nedeni de “tembelliğimiz” yani “hareket azlığı” konusundaki anlaşılmaz ısrarımızdır. Oysa egzersizden başka hiçbir sihirli ilaç yaşımız ilerledikçe formdan düşmemizi net ve açık olarak engelleyemez. “EGZERSİZ VE İYİ YAŞLANMA” ilişkisinin sırrını çözmek için “MARATON KOŞUCUSU” olmanız da gerekmez. Yaşlanırken de formda olma ve kalma hedefine günlük düzenli fiziksel aktivitelerle de ulaşabilirsiniz. Mesela işe giderken yürüme fırsatları yakalamak, asansör yerine merdivenleri tırmanmayı seçmek, ev işlerini (temizlik, yemek pişirme, bulaşık yıkama, bahçe bakımı...) başkalarına bırakmayıp bizzat üstlenmek ve günün en az 30-40 dakikasını yürüme veya benzeri bir aktiviteye ayırmak yeterli olabilir. Araştırmalar hareketsiz insanların günde 2 paket sigara içenlerle aynı oranda ve yüksek bir kalp hastalığı riski taşıdığını gösteriyor. Sonuç net ve açıktır: İyi yaşlanmanın sırrı öncelikle düzenli bir egzersiz inadında saklıdır.

Haberin Devamı

Daha çok gülümseyin

Yazarın Tüm Yazıları