Ciddiye almayın

Mahşer midillisi diye çok güzel bir tanımlama vardır. Fitneci anlamına gelir. Atilla Taş bu tanımlamaya uyan biri mesela. Geçen hafta eğlendiği bir mekânda, üstelik eşi yanındayken kavga çıkarmış.

Haberin Devamı

Müşterilerle, işletmecilerle, kısacası herkesle kavga etmiş.
Sonra dışarı atmışlar bunu.
Polislerle kavgaya tutuşmuş bu sefer.
Şimdi bak Atilla!
Ne kadar içtin bilmiyorum tabii ki...
Ama böyle içilmez.
Haydi içtin diyelim...
Gittiğin yerde müşterilerle, işletmecilerle, polisle kavga edemezsin yahu!
Sen kendini ünlü sanıyorsun ama işin kötüsü ünlü olsan bile bunu yapamazsın.
Bence ünlü de değilsin...
Bunca rezillikten, bunca hakaretten sonra üzgünüm ama zavallısın.
Acaba ayılınca, kafası yerine gelince ne hissetti çok merak ediyorum.
Pişman oldu mu diye düşünüyorum ama eminim olmamıştır.
Amaan neyse...
Özetle mide bulandırdı artık sözleri, hareketleri, davranışları...
Ciddiye almamak lazım böyle tipleri.

Düşün artık yakamızdan

Twitter’da ‘TT’ listesinde gördüm. “Ex’ten next olur mu” diye soruyordu binlerce kişi. Muhtemelen birinin ilişkisi üzerine konuşuldu bu mevzu.
Yahu geçmek lazım artık böyle işleri.
Böyle kalıplara takılıp insanların hayatına engel oluyoruz.
Etkileniyor insanlar sağda solda okuduklarından.
Ex’ten çok da güzel next olur...
Yani eski ilişki tekrardan yaşanır. Eski zamanlarda ilişki içinde neler yaşandığına bağlıdır bu...
Bakın Jennifer Lopez’le Ben Affleck’e. Ne güzel yürütüyorlar, kim bilir kaçıncı kez şans verdikleri ilişkilerini...
O yüzden kendi kayıp hikâyelerinizden yola çıkarak yeniden birlikte olmak isteyen çiftlere engel olmayın lütfen.
Bırakın, isteyen yaşasın istediğini...
Düşün yakalarından yeniden başlamak isteyenlerin...

Haberin Devamı

Nasıl baş edeceğiz?

◊ Ünlü olmak uğruna arkadaşlık kuranlarla...
◊ “Ne iş yapıyorsun” sorusuna “Oyuncu olacağım” cevabı verenlerle...
◊ “Single’ım çıkıyor, sesim Ebru Gündeş’ten, Sibel Can’dan bile daha güzel” diyenlerle...
◊ “Ben aslında bulunmaz Hint kumaşıyım ama keşfedilemiyorum” sözlerini savuranlarla...
◊ “Şimdi influencer’ım ama amacım iyi bir dizide oynamak” hayaliyle yaşayanlarla...
Özetle asla olmayacak hayallere inanan yeteneksizlerle nasıl mücadele edilir inanın hiç bilmiyorum.

Bentley, Ferrari, Mercedes

Son dönemdeki operasyonlarda tutuklanan çete üyelerinin (ki bunların arasında Dilan Polat ve Engin Polat çifti de var) lüks otomobilleri İstanbul Emniyeti envanterine alındı ve trafik polislerinin kullanımına sunuldu.
Yani artık trafik polislerinin altında Bentley, Ferrari, Mercedes gibi otomobiller var.
Tabii doğal olarak bu durumu eleştirenler var, “Araçlar satılsaydı” diyenler de...
Ben olaya farklı bakıyorum.
Bu arabalar siyaha boyanıp makam aracı olacağına bırakın trafik polisi aracı olsun.
Bu aslında bir güç, bir gövde gösterisi...
“Milleti dolandırarak kazandığınız paralarla milyon dolarlık arabalara binemezsiniz” mesajı.
Tabii ki bu arabalar sokak aralarında suçlu kovalamayacak, diğer polis araçları gibi Taksim Meydanı’nda gezmeyecek.
Ama bu işlere kalkışıp, böyle servet edinmek isteyenlerin kulağına küpe olacak.
O yüzden başka yerden bakmak lazım bu olaya.

Haberin Devamı

Ayrı yatak ne ya!

Canı sıkılan çıkıyor bir açıklama yapıyor.
Üstelik bunu sadece ülkemizde yapmıyorlar. Sorsanız koskoca Cameron Diaz...
Ama söylediği laf küçük. Hem küçük hem çok basit.
Bizim ünlümsülerin “Ayrı ev mutluluk getirir, ayı kanı gençlik aşılar, 8 litre su öldürmez” açıklaması gibi bir şey.
Demiş ki Cameron Diaz; “Mutlu evliliğin sırrı ayrı yataklarda uyumaktır.”
Offff...
Mutlu evliliğin sırrı diye bir şey yoktur!
Milyarlarca insan var, her ilişki tıpkı o insanlar gibi şahsına münhasırdır.
Kaldı ki ilişki içinde zaten ayrı yatakta yatabilirsin…
Televizyon karşısında uykun gelir, uyursun.
O gün kızmışsındır, ayrı uyursun.
Uykun kaçmıştır, ayrı bir yerde oturur sızar kalırsın!
Bunlar zaten olur.
Bu mutlu evliliğin sırrı falan değildir.
Ayrı yatakta yatacaksan neden evlendin demezler mi insana?

Yazarın Tüm Yazıları