Yalnızlar bir adım öne çıksın lütfen

Bu yazı, bugünlerde yaşamakta olduğumuz evdeki mecburi izole hayatı sevgilisi ya da karısı kocası olmadan sürdürmeye çalışanlar, yani ‘single’lar için. Yalnız olmak böyle günlerde daha mı fena? Yoksa tam aksine bir lüks mü? Yalnızlarla konuştum, sonuna da kendi halet-i ruhiyemi ekledim.

Haberin Devamı

 “ÇOK FENA” DİYENLER...

“Ne kadar yalnız olduğumu anladım, üstelik daha bu üçüncü gün. İçinde bulunduğumuz stresi yanı başımda olan biriyle paylaşamamak çok fenaymış” dedi arkadaşım telefonda.
Kapatmadan önce de ekledi: “İşler normale döner dönmez bir sevgili bulacağım!”
Bir başka tanıdığa sordum, onun yanıtı daha ızdıraplıydı:
“Çok yalnız olduğumu görüp sinirimden ağladım.”
Hali hazırda yalnız yaşayanlar eve tıkılma süreciyle birlikte yalnızlıklarının daha çok farkına vardı, orası kesin.
Öncesinde, yani
normal zamanlarda, yalnızlık üzeri örtülebilen bir şeydi çünkü.
Sosyalleşmeyle, bin türlü aktiviteyle, gezip tozmayla, arkadaşlarla, aileyle, iş güçle...
Ama şu an hepsi teker teker yok oluyor.
Dört duvar arasında sadece sen ve dijital dünyan.
Dijital dünyanın da bir noktadan sonra yalnızlığa ilaç değil, günlük alınan o çok moda vitaminler gibi olduğu ortada: Geçici ve anlık.

 “HAYIR, YALNIZLIK BİR LÜKS” DİYENLER...

“İyi ki sevgilim ya da kocam yok” diye yazdı yurtdışında yaşayan kız arkadaşım.
Cümleleri WhatsApp’tan şöyle devam etti:
“Çünkü bu eve tıkılma sürecinde onunla dip dibe yaşasam çok daralırdım ve kesin ayrılırdık!”
Böyle düşünenler az buz değil.
Hali hazırda evde tek başına mutlu olanlar bu karantina hallerinde de tek başınalıktan mutlu.
Çünkü “çift” olmanın bugünlerde hiç de hayırlı olmadığını düşünüyorlar.
Çin’deki boşanmaları örnek gösteriyorlar.
Buyurun bir başka görüşe: “Valla yalnız olmaktan mutluyum. Detoks kampı gibi bakıyorum olaya. Her gün spor, meditasyon. Ama süre uzarsa bilemem tabii.”
Bir de işe sterillik açısından bakanlar var:
“Diyelim ki birlikte markete alışverişe gittik, partnerim ya da ben dikkatsiz davrandık ve orada birinden virüs kaptık.
Bu yüzden tek başına olmak çok daha iyi.”

 BİR YALNIZ OLARAK BENİM GÖRÜŞÜM...

Gelgitliyim aslında. İki taraf arasında gidip geliyorum.
Net bir şey söyleyemiyorum.
Lakin daha çok ikinci tarafa yakınım.
Çünkü bir eş ya da sevgiliyle dip dibe evde kalsam kesin bir noktada arıza çıkardı.
Tamam, ortak bir stresi yaşıyorsun. Aynı fedakarlıkları yapıyorsun. Ama bir noktada arızanın çıkması kaçınılmaz gibi geliyor bana.
Belki o arıza bile güzeldir, o da ayrı tabii...

 VE BİR FANTEZİ

Kafam bugünlerde “Black Mirror” gibi çalıştığı için şöyle bir fantezi geldi aklıma:
Günlük karantina sevgililer (GKS).
Evde kalma sürecinin çok ama çok uzadığını düşünün.
Yalnızlığınıza eşlik etmek üzere bir GKS çağırıyorsunuz eve.
Ama bu iş karşılıklı.
Siz de bir süre sonra size gelen GKS’nin evine gitmek zorundasınız.
‘Couchsurfing’ sistemi gibi düşünün.
Aklınıza uçuk kaçık şeyler de gelmesin; amaç sadece beraber romantik bir akşam yemeği yiyip sonra da dağılmak. Temas yok yani.
Eve gelen kişinin test sonucunu da önceden istiyorsunuz tabii.
O şart.
Dediğim gibi bu bir fantezi.
Ama yakın gelecekte, kim bilir?

Haberin Devamı

Evden canlı yayın patlaması

Haberin Devamı

Yazımı bir an önce bitirmem lazım, çünkü saat 12.00’de pilates hocam Instagram’dan canlı yayın yapacak, ders verecek.
Evet, artık iş buna döndü.
Özellikle spor eğitmenleri ve aşçılar sürekli canlı yayın yapıyor.
Çünkü evde kalan hepimiz için ikisi de gerekli:
Yemek tarifi ve egzersiz...
Hareketsiz kalmamak ve iyi beslenmek gerekiyor.
Ünlü şarkıcılar da canlı yayına başladı, onlarınki de iyi hoş...
(Not: Sezen hadi bir canlı yayın konseri istiyoruz!)
MESELA...
Lakin bir süre sonra bu canlı yayın işinin de suyunun çıkacağını düşünüyorum.
Suyunun çıkması için de ilk adımı atsam mı diyorum.
Mesela:
 16.00’da kanepeden, aşırı tembel canlı yayın.
 18.00’de mutfaktan domatesleri keserken canlı yayın.
 22.00’de “90’lar Türkçe pop eşliğinde nasıl eller havaya yapılır”ın canlı yayını...

Yazarın Tüm Yazıları