Kanada’da başıma gelenler

Bu aralar Kanada’ya kısa süreliğine gidecekler bu yazıyı mutlaka okusun.

Haberin Devamı

Özellikle de kısa süre kalıp başka işlere koşturacak iş insanları.
Çünkü ülkede istemedikleri kadar rehin kalabilirler.
Geçen hafta Amerika’ya gitmiş ve seyahat öncesinde PCR testi yaptırmıştım.
Amerika uçaklarında PCR zorunluluğu var çünkü.
“Kanada’ya giderken PCR testi olmalı mıyım” diye sordum, soruşturdum.
“Gerek yok” dediler.
Kanada istemiyormuş.
E güzel, elimi kolumu sallayarak bindim uçağa ben de.
Ama keşke birileri “PCR ol” deseymiş tabii.
Çünkü PCR yaptırmadan ülkeye girmeye çalışmanın cezasını çekiyorsunuz.
Şöyle:
Pasaport geçişi sonrası rastgele bir seçimle bazılarını zorunlu PCR testine alıyorlar. 
İşte ben de onlardan biri oldum.
Beni ayırdılar.
PCR’ı herhalde sayıları görmek için yapıyorlar diye düşündüm.
Hem öyle hem de öyle değilmiş.
Test sonucu pozitif çıkarsa 10 gün karantinada kalacağımı, bir yere gitmeme izin verilmeyeceğini öğrendiğimde ise başıma keskin bir ağrı saplandı.
Karnıma ağrı girdi.
Psikolojim çöktü.
5 gün sonraya biletim var.
Hürriyet Bursa keşif gezisi için geri döneceğim.
Hafta sonu da konserim var.
Kedilerim beni özler, ben de onları.
10 gün bir
yerde kalmışlığım yok zaten.
Ya semptomsuz geçiriyorsam ve sonuç pozitif gelirse?
Karantinaya alırlar ve ben bildiğin deliririm!
Test sonucu gelene kadar bu kâbusu yaşadım.
4 günlük Kanada maceramın ilk 24 saati zehir oldu.
Ve dedim ki, keşke gelirken İstanbul’da test yaptırsaydım.
Ve bu saçmalığı yaşamasaydım.
Testimi gösterip geçseydim.
Kanada’ya gideceklere tavsiyem, testinizi olun, belgenizi alın, işi şansa bırakmayın.

Haberin Devamı

Van’dan özür gelir mi?

İnatla, kafalar değişene, iyileşene, düzelene kadar devam.
Tek tek uğraşacağız.
Van Büyükşehir Belediyesi!
Bu devirde, bu bilinç çağında, bu yüzyılda, eşek arabası yarışı yapıp hayvanlara eziyet etmek neyin kafası?
1. Van Fotoğraf Maratonu için yapılıyormuş bu yarışma.
Eziyete bir de sanatı alet etmişler.
Fotoğraf yarışmasının sonu bence, ikincisi olmaz!
Zavallı eşeklerin arkasına bağlanmış arabalarda koca koca adamlar.
Ellerinde kocaman sopalar.
Deli gibi dövüyorlar eşekleri.
Yarışı kazansınlar diye.
Utanç manzarası.
Van Belediyesi, bu fikir kiminse, kim uygulamaya devam ediyorsa utanmalı.
Böyle zorbalıklarla anılmak ne acı.
Vanlı olan herkes eğer şehrini seviyorsa bu olaya tepki göstermeli.
Belediye umarım bir özür ve bir daha asla tekrarlamayacağını belirten bir açıklama yayınlar.

Haberin Devamı

Unutulmayan bir film repliği
“Keşke benim de kendimi kandırma eşiğim seninki kadar düşük olabilseydi.” (Kış Uykusu)

Yazarın Tüm Yazıları