Güler yüzle karşılamak

Ramazan, sadece ibadetin değil aynı zamanda yüzlerin güldüğü, neşeli ve kalabalık sofraların, tatlı sohbetlerin zamanıdır.

Haberin Devamı

SON yıllarda gidilen mekânlardaki en önemli etkinliğimiz, fotoğraf çektirmek. Yüzler ekrana sığacak şekilde: “Çek bir selfi...” Fotoğraflarda genellikle gülümsüyoruz çünkü bırakın başkalarını, kendimizin bile somurtan hali hoşumuza gitmiyor. Nitekim gülümseyen bebekler, güler görünen atlar, köpekler, yunuslar, yani cümle mahlukat, güldüğü zaman sosyal medyada daha çok paylaşılıyor...  Hadi hiçbiri olmadı diyelim, gülen emojilerimiz var. Kısacası, gülen yüzler görmek hepimize iyi geliyor.

Güler yüzle karşılamak

SELAM OLSUN SİZE

Gülmek, hafifçe tebessüm etmekle başlayıp katıla katıla gülmeye, “kahkaha tufanı” koparmaya kadar uzanan bir süreç. “Mütebessim”, yani güler yüzlü bir ifadeye sahip olmak Hz. Peygamber’in bir kişisel özelliği olarak bilinir. Onu bizzat tanıyanlar, daima yumuşak bakışlı, herkese gülümseyen, nazik biri olarak tarif etmişler. Ayrıca çocuk, yaşlı demeden herkesle selamlaştığını vurgulamışlar.

*

Haberin Devamı

Resulullah’ın herkese tavsiye ettiği selamlaşma, hiç şüphesiz insanlara karşı güler yüzlü olmanın ilk adımı. Bir meclise daima selam vererek giren Hz. Peygamber’in gülümsemesi, sadece yüzdeki bir “nezaket maskesi” değildir. Onun yakınlarıyla şakalaştığı, latif şakalara güldüğü bilinir. Öte yandan başkalarını alaya alan, kişisel özellikleriyle dalga geçen kaba şakalardan hiç hoşlanmadığı da...  Bu örnekten hareketle alimler, kişinin şaka niyetiyle de olsa ağzından çıkanlara çok dikkat etmesi, insanları kıracak söz ve hareketlerden uzak durmasını tavsiye etmişlerdir.

YÜZLERDEKİ SEVİNÇ

Güldüren de O’dur (Necm, 43)” diyen Kuran, insanların güzel bir haber aldıklarında mutlu olup gülmelerini doğal bir olay olarak ifade eder. Bununla birlikte alay maksatlı, aşağılayıcı kahkahalar kınanır. “Son gülen, iyi güler” atasözü de içerik olarak ilhamını Kuran’dan (Mutaffifîn, 29-34) almış görünür. Başkalarıyla dalga geçip onları eğlence malzemesi yapmanın yanlışlığına işaret eden atalarımız, “Gülme komşuna, gelir başına” demişler. Öte yandan “selamsız-sabahsız”, “yüzü sirke satan” “suratı mahkeme duvarı gibi” asık suratlı, somurtkan insanları da açıkça eleştirmişler.

Haberin Devamı

KAMERAYA DEĞİL HERKESE

Peki ama hayatımızda bunca mücadele, dünyada bu kadar sıkıntı varken nasıl daima güler yüzlü olup güler yüzlü kalabiliriz ki? Doğru... Hatta şunu bile sormak mümkün: Bu kadar acılı olay yaşanırken gülmek de neyin nesi?

*

Gülmek de ağlamak da hayatın doğal parçaları. Yaşadığımız tatsız olaylar, haliyle neşemizi alır, gülüşümüzü çalar. Oysa bu tatsız olayları doğrudan bir “ceza” olarak değil de anlam çıkarılması gereken tecrübeler olarak düşünürsek işimiz kolaylaşır. Nasıl yaşımız büyüdüğünde “çocukça” tartışmalara gülüp geçiyorsak manevi olgunlaşmayla birlikte kızdığımız pek çok olaya da “gülüp geçmek” mümkün aslında. Gelin, fotoğraf çekilirken bir “kareliğine” değil, mümkün mertebe her zaman, herkese karşı güler yüzlü olmaya çalışalım. Unutmayalım ki gülmenin de içten geleni makbuldür; “gözlerinin içi gülen” insanlar hep daha çok sevilir.

Haberin Devamı

BİR ESER: ÇİN’İN ULU CAMİSİ

TAHMİNLERE göre günümüzde Çin’de 21 milyondan fazla Müslüman yaşıyor. Gerçek sayının bunun kat be kat üstünde olduğunu savunanlar da var. Kesin sayı tam olarak bilinmiyor. İyi bilinense İslamiyetin ve Müslümanların Çin ile çok erken dönemlerden itibaren etkileşim içinde olduğu. Örneğin Çin’deki Xi’an Ulu Cami, ilk olarak 742 yılında bina edilmiştir. Yani İslamiyet tarihi için çok erken sayılabilecek bir tarihte, Hicri 2. yüzyılın hemen başlarında. Caminin günümüze ulaşan biçimiyse 1384 yılında tamamlanmış... Yani sonradan inşa edilen bu yapı bile 600 yıldan eski.

Güler yüzle karşılamak

*

Çin mimarisinin tüm temel özelliklerini yansıtan Xi’an Ulu Camii, ilk bakışta ülkedeki diğer inançlara ait bir tapınak gibi görünür. Ancak dikkatle incelendiğinde buranın bir camide bulunması beklenen kıble yönüne doğru inşa edilme, cemaat yeri, mihrap gibi vasıflara da sahip olduğu anlaşılır. Bu yönüyle cami mimarisinin özgün bir Uzakdoğu yorumudur. Ortadoğu ve Orta Asya’nın hâkim kubbe biçimi, burada yerini pagoda türü çatılara bırakır. Turistlerin çokça ziyaret ettiği camide Çin tarzında işlenmiş hat sanatı örnekleri de bulunur.

BİR AYET

Haberin Devamı

"BİR mümin tarafından bir selamla selamlandığınız zaman, siz ondan daha güzel bir karşılık verin veya aynı ile mukabele edin."

(Nisa, 86)

BİR HADİS

"EY insanlar! Selamı aranızda yaygınlaştırın, yemek yedirin."

(Tirmizî, Sıfatü’l-kıyâme, 42)

 

Yazarın Tüm Yazıları