"Melike Karakartal" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Melike Karakartal" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Melike Karakartal

Ekran çağı insanları çok yorgun

Ortalama bir insanın kaç yılı ekran karşısında geçiyordur dersiniz?

Muhtemelen ekran karşısında olmadığımız zamanı hesaplamak daha kolay.
Bir günümüzü nasıl geçirdiğimizi düşünelim ve vaziyet ne kadar vahim görelim: Kalkınca tek gözümüz açık, ilk iş telefona bakıyoruz.
Tüm gün ekran karşısında duracağımız işlerimize gidiyoruz.
Eve dönüyoruz, yine ekran karşısına kuruluyoruz.
Uyku saati geldiğinde yine son gördüğümüz, akıllı telefonun gül yüzü.
Hal böyle olunca, uykumuzda dinlendiğimizi düşünmek, saflık olur.
Gün içinde ekranlardan kaçamayız, orası kesin.
Fakat konu uyku öncesi geçirilen zamana gelince, hesap değişiyor.
Uykudan en az bir saat önce yaptıklarınız ve yatış saatiniz, bir sonraki günün hayat kalitesini ciddi biçimde etkiliyor ve muhtemelen bunun farkında değilsiniz. Uyumadan önce son gördüğünüz şey, akıllı telefon ekranıysa, bu pek iyi bir haber değil.
Çoğu zaman vücut “Yorgunum, yalvarırım uyut beni” diye bağırıyor ancak duymazlıktan geliyoruz.
Mesela yeterince uyumanıza rağmen sabahları sürünerek kalkıyorsanız, durmadan atıştırmaya engel olamıyorsanız, odaklanma sorunu yaşıyorsanız, ne yerseniz kilo almanıza sebep oluyorsa akıllı telefonunuzu masanın üzerine yavaşça koymanızı ve masadan uzaklaşmanızı öneririm.
UCLA Psikyatri bölümü profesörlerinden Dr. Daniel Siegel, uykudan önce ekranlarla haşır neşir olmanın tahmin ettiğimizden çok daha kötü etkileri olduğunu söylüyor.
Business Insider’a konuşan Seigel, yatmadan önce gözlerimizi ekranın ışığına maruz bıraktığımızda, foton akışının beynimize “Henüz uyumak için vakit gelmedi, melatonin salgılama” mesajını ilettiğini anlatıyor.
Işık sayesinde, beynimiz uyku döngülerini düzenleyen melatonini salgılamıyor.
Düzgün melatonin salgısının söz konusu olmadığı 5 saatlik uyku, yavaş yavaş vücudumuzu çöküşe hazırlıyor.

Bu uyku, uyku değil

Uyku sırasında aktif nöronlarınız dinleniyor, aynı zamanda destek hücreler, yani “glial hücreler”, nöronların ürettiği toksinleri temizlemekle meşgul.
Eğer 7 ila 9 saat arası uyumuyorsanız, toksinler temizlenmiyor, oldukları yerde kalıyorlar.
Uykuyu zaman kaybı olarak görenler, az uyku uyumakla böbürlenenler bir daha düşünsün.
Dünya nüfusunun yüzde 95’inde durum böyle, 7 ile 9 saat uyumamız gerekiyor.
Genetik olarak daha az uykuyla hayatını sürdürebilen şanslı azınlık dışında, vücudun fonksiyonlarını doğru sürdürebilmesi için çoğumuzun en az 8 saat uyuması gerekiyor.
Peki gece az uyumasıyla övünen yorgun bünyelerin başına ertesi gün neler gelir, bakalım:
1- Fena halde dikkat dağınıklığı yaşar.
2- Hafızası zayıftır.
3- Problemleri çözebilmek için gerekli olan düşünme becerisi ortadan kalkar.
4- Metabolizmasını düzenleyen insülin ve salgılanmasını sağlayan mekanizma tepetaklak olmuştur. Bu da ne yerse yesin kilo almasına (su içsem yarıyor şikayeti), daha da önemlisi, çok yemesine sebep olmaktadır.
5- Toksinler hücreden uzaklaşmamıştır ve görevlerini doğru bir biçimde yerine getirememektedirler.
Peki ne yapacaksınız?
Buna tek çözüm var.
“Şu dünyada, uyumaktan daha önemli bir şey bulunmamaktadır” diyeceksiniz.
Uykuya dalmadan bir saat öncesinde, ekranlardan uzak duracaksınız.
Siz hele bir düzgün uyumayı başarın, bakın hayatınız nasıl değişiyor...

X