Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Günü kurtarmak bir davası olmak

Günü kurtarmak, sık sık çark etmektir; ilkesizliktir.

Günü kurtarmak, yapılması gerekenleri yapmamak, söylenmesi gerekenleri söylememektir. Başkalarının hoşuna gidecek şeyleri gerçekler olarak görmeye başlamaktır.
Günü kurtarmak, basit, sığ, küçücük bir davranıştır.
Günü kurtarmak, bir biçimde elde edilmiş imkânı, kişiliğinin tamamlayıcısı, kişiliğinin parçası olarak görmektir.
Günü kurtarmak, yeteneğine, birikimine, iradesine güvenememektir.
Günü kurtarmak, ille de birilerine yaslanma ihtiyacıdır.
Günü kurtarmak, “elimdekini kaybedersem, ben ne yaparım” telaşı ile yaşamaktır.
Günü kurtarmak, işine değil de, memnun edilmesi gerektiğini düşündüklerinin isteklerine odaklanmaktır.
Günü kurtarmak, kişisel çıkarları uğruna manevi varlığını; eş, dost, arkadaş, aile değerlerini terk etmektir.
Günü kurtarmak, sinmektir.
Günü kurtarmak, hırslarının altında ezilmektir.
Günü kurtarmak, bencilliktir; sadece kendini kurtarma çabasıdır.
Günü kurtarmak, bir kişilik ortaya koyamamak, rüzgâra göre yön değiştirmektir.
Günü kurtarmak, insanı kurtarmaz.

* * *

Bir davası olmak, derin bir özgüven ve bu özgüvenin getirdiği “şefkatle” yaşamaktır.
Bir davası olmak, çocukları adına, kendi adına ve toplum adına bir amacı olmak ve bu amaç adına çalışmaktır.
Bir davası olmak, bir umudu, bir cesareti olmaktır.
Bir davası olmak, sıkıntılar, zorluklar, hatta tehditler karşısında dağlar gibi dik durmaktır.
Bir davası olmak, herkesi kucaklamak, herkesi önemsemektir.
Bir davası olmak, ortalarda, görünür olmaktır.
Bir davası olmak, hırs ve taleplerini yenmektir.
Bir davası olmak, kendini sürekli yenilemektir.
Bir davası olmak, elde ettiği imkânlar ve karşılaştığı zorluklar karşısında eşit davranmaktır. Birinde şımarmamak, diğerinde pes etmemektir.
Bir davası olmak, güçlü olmaktır; yağmurdan, fırtınadan etkilenmeden yoluna devam etmektir.
Bir davası olmak, özgürlüğünü yakalamaktır.
Bir davası olmak, “bana verilsin, benim olsun” yerine “ben ne verebilirim, ben ne katkıda bulunabilirim” diye düşünmektir.
Bir davası olmak, kin, düşmanlık, çekememezlik gibi insanı yiyip bitiren duygu ve davranışlardan uzaklaşmak; işine, toplumun yararına olanlara odaklanmaktır.
Bir davası olmak, boş ve zavallı işlere zaman harcamamaktır.
Bir davası olmak, zamanın ruhunu yakalamaktır.
Bir davası olmak, insan olmaktır, büyük bir insan.
Bir davası olmak, haset edenlerin bile gıpta ile baktıkları bir insan olmaktır.

* * *

Günü kurtarmaya çalışanlar, gün bitince kaybolur giderler.
Bir davası olanlar, sürekli yaşarlar.

X
YAZARIN DİĞER YAZILARI