"Jale Özgentürk" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Jale Özgentürk" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Jale Özgentürk

İki teklif aldı görüşmeler yakında

Carrefoursa Genel Müdürlüğü görevinden ‘izin’ isteyen Mehmet Nane, yeni iş tekliflerini değerlendirmeye aldı. Görüşmeler ise 15 Şubat’tan sonra başlıyor.

SABANCI Holding’in 19 yıldır çalışan Mehmet Nane’yi Teknosa’da tanıdım. Uluslararası teknoloji perakende zincirlerinin teker teker ayrıldığı Türkiye’de, Teknosa’yı başarıyla yönetti. Daha sonra yönetimi Sabancı Grubu’na geçen Carrefoursa’nın genel müdürü oldu... Yıllardır zararda olan şirketi kâra geçirmesi, başarılı olduğunun kanıtı...

 

Kariyerinde başarıyla ilerlerken geçen hafta sürpriz bir kararla ortaya çıktı. Görevinden ayrıldığını açıkladı. Açıklamasında 6 yıllık hedefi üç yılda gerçekleştirdiğini ve Perakende Grup Başkanı Haluk Dinçer’den ayrılmak için izin istediğini söylüyordu.

 

İki teklif aldı görüşmeler yakında


BELEDİYE OTOBÜSÜNDE


Nane’nin ayrılışına ilişkin çeşitli yorumlar gazetelerde yayınlandı.
Bir de kendisinden duymak istedim ve aradım.


Aradığımda belediye otobüsündeydi. Sabancı Grubu gibi Türkiye’nin en güçlü holdinglerinden birinde yönetici olan birinin belediye otobüsünde olması pek alışkın olmadığım bir şey...


Bugüne kadar özel şoförü hiç olmamış. Mağaza ziyaretlerine bile metro, metrobüs, belediye otobüsü ile gidermiş.
Sosyolojik bir arayış mı diye sordum. Değilmiş...


“Kendi paramla yaşayabileceğim bir hayat kurdum ben” dedi. Uçuşlarında ‘ekonomi’ uçtuğunu, sadece Londra’dan uzak yerlere ‘business’ gittiğini anlattı.
Başarılı olmasının nedenini hep halkın arasında olmaya mı borçlu olduğunu sorduğumda da gülerek, “Biz halkız zaten Jale Hanım” dedi.


Yorumlar arasında ayrılık nedeninin maddi nedenler olduğu da yer alıyordu. Bu nedenle mi ayrıldınız, sorumu yanıtlamak istemedi.


Ancak işten ayrılırken hemen yeni teklifleri değerlendireceğini belirtmesi, beklentilerinin karşılanmamış olduğuna ilişkin bir işaret mi? Kulislerde bu konuda konuşulanlara bakılırsa Nane’nin, Sabancı’da gösterdiği performansın karşılığını maddi olarak alamadığı konusunda yaygın bir görüş var. Yöneticilik de aslında futbolculuk gibidir.

 

Formdayken, yaşın müsaitken, performansını paraya çevirdin çevirdin... Anlaşılan Mehmet Nane de 19 yıldır duygusal bağlılığı olan şirketini bir tarafa bırakıp, profesyonel bir tercihte bulundu.

 

 

15’inden sonra iki görüşme var

 


Peki şimdi ne yapacak? Beyin avcıları tabii ki harekete geçmiş. Mehmet Nane, 15 Şubat’tan sonra görüşmelere başlayacağını, önemli iki görüşme için davet aldığını söyledi.
Henüz devir teslim yapmadığını, bu nedenle iş arama döneminin başlamadığını da ekledi.


Nane, “İş arama melekelerimi kaybetmişim” esprisini yapsa da kısa sürede yeni bir perakende zincirinde kendisini görürsek şaşırmayalım.

 

Moralimiz bozuk, enerji krizi kapıda

 

Türkiye’nin geçen yıllarda enerji en cazip alanlardan biri oldu. Teşvikler, desteklerle hidroelektrik, termik santral yatırımları birer birer devreye girerken, dağıtım şirketleri özelleştirmelerde müthiş fiyatlarla satıldı.


Ancak dünyada derinleşen ekonomik ve siyasi krizle birlikte özellikle 2014’ten itibaren işler tersine döndü. Yatırımlar bıçak gibi kesildi. Yatırımlarla ilgili 2014 rakamı bu gelişmenin göstergesi. Yatırımlardaki gerileme yüzde 74’e ulaştı.

 

İki teklif aldı görüşmeler yakında


Sektörde neler oluyor? Bu soruyu çok kısa süre önce eşi Gülseren’i kaybeden Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir’e sordum. Acısına rağmen işlerinin başına dönmek zorunda kalan Özdemir, enerji sektörünün birçok alanında yer alıyor. İnşaatı sürenlerle birlikte 8 hidroelektrik santrali, özelleştirmeden aldığı Boğaziçi ve Akdeniz gibi büyük dağıtım şirketlerinin sahibi. Tabii hükümete yakın olması da önemli. 

 

Özdemir, enerji sektöründe ciddi bir sıkıntı yaşanmakta olduğunu söylüyor ve “Türkiye’de şu anda enerjiye yatırım yapan insanların morali bozuk. Hem yabancı hem Türk yatırımcıların morali bozuk” diyor.


Nedenini de “Yatırımcı, elektrik satış fiyatının 6-7 dolar cent olacağını düşündü. Bütün fizibiliteler böyle yapıldı. Yüzde 70 banka finansmanı sağlandı. Birçok yatırımcı da lisans alarak yatırım yapmaya hazırlanıyordu. Evet, dünyada da elektrik fiyatları düştü ama Türkiye’de düşüş çok ani oldu” diye açıklıyor.


Zam yapıldı ama yetersiz!


Özdemir, özellikle 2015’te Türkiye’deki enerji satış fiyatı ortalamasının 4,5 cent civarına düştüğünü bunun da finansman geri ödemelerinde zorluk yarattığını ekliyor.
Nihat Özdemir, yeni Enerji Bakanı Berat Albayrak ve müsteşara da konuyu aktardıklarını dile getiriyor.


Bu çabaları karşılık görmüş ama yetersiz. Özdemir elektrik fiyatlarının geçtiğimiz günlerde yüzde 6,8 arttığını söylüyor şöyle devam ediyor:
“Beklediğimiz artış yüzde 8-10’du. Yapılan düzenleme yetersiz kaldı. Sektör memnun olmadı.”


Özdemir, “Türkiye’de enerji yatırımlarının durmaması gerekir” diyor ve şu uyarıyı yapıyor:


“2023 yılında Türkiye’nin 100 bin megavata çıkması lazım. Şu anda kurulu güç 74 bin megavat. Bu ortam devam ederse, Türkiye 2018’den sonra bir enerji darboğazına girecektir diye tahmin ediyoruz. Enerjiye yatırımını cazip hale getirmek gerek. Türkiye yüzde 3 büyüdüğü zaman, enerji tüketimi yüzde 6 büyür.”


Özdemir’in dediğine göre bankalar da yatırımcılar da enerji konusunda iştahlı değil artık...
Umarız söylediği gibi 2018’den sonra kesintilere yeniden merhaba demeyiz!

 

 

Galataport’a kazma vuruldu

 

İSTANBUL Karaköy’de 2002’den beri yılan hikayesine dönen Galataport Projesi’ne nihayet start verildi. İnşaatı üç yıl sürecek proje için Doğuş ve Bilgili’nin ortak olarak kurduğu Salıpazarı Liman İşletmeciliği ve Yatırımları AŞ çalışmalara başladı. Nargileciler ve antrepolar yıkılmaya başlandı.


Galataport adıyla bilinen Salıpazarı Kruvaziyer Limanı Projesi, İstanbul’un en tartışmalı projelerinden biri.

 

İki teklif aldı görüşmeler yakında


Karaköy’de Türkiye Denizcilik İşletmeleri’ne ait liman sahasının yenilenmesi projesinin tarihi çok eskilere dayanıyor. Proje, fikir olarak 1990’larda Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı döneminde çıkıyor. Sahanın özelleştirilme kararı 2002’de alınıyor. İhale ise 2005’te yapılıyor. En yüksek teklif, 3,5 milyar Euro ile Sami Ofer’in ortak olduğu Royal Carribean Cruises konsorsiyumundan geliyor.


49 yıllığına yap-işlet-devret modeli ile çıkılan ihalede “Ofer’e peşkeş” iddiaları sürerken, Danıştay’ın imar planına olur vermemesi sonucunda, ihale bir süre sonra iptal ediliyor.


2013 Mayıs’ında yeni ihale yapılıyor. Gelen 5 tekliften en yükseği 702 milyon dolarla Doğuş Holding’e ait. Fiyatın düşmesinin nedeni, sürenin 30 yıla inmesi ve imar planında yapılan kat oranlarındaki değişiklikler...


İhalenin onaylanması ile 2014’te sahanın işletmesi Doğuş ve Bilgili’ye geçiyor. Ancak sivil toplum örgütlerinin açtığı davalar, bölgede yıkılması gereken dükkanları kullanan nargilecilerin itirazları ve yeni ÇED raporunun beklenmesi, inşaatın bir türlü başlayamamasına neden oluyor.


Yeni ÇED raporu da, Çevre Bakanlığı tarafından Ekim ayında kabul ediliyor.


Böylece proje, iki yıl önce Serdar Bilgili’nin Şubat 2015 olarak verdiği tarihten bir yıl sonra, Şubat 2016’da başlıyor.


Projeye yönelik Danıştay savcısı ve bilirkişinin kamu yararı bulunmadığı iddiası, sivil toplum kuruluşlarının bölgenin tarihi yapısının bozulacağı ve soylulaştırılacağına yönelik itirazları da ortada kalıyor.


Bilirkişiye göre kıyı halka kapanacak, Serdar Bilgili ise aksine proje ile 1,2 kilometrelik sahil şeridinin halkın kullanımına açılacağını söylüyor. Proje bittiğinde bu itirazların ne kadar geçerli olacağını yaşayıp göreceğiz!


Umarız geç kalınmaz!

 

 

Dünyanın en lüks oteli Peninsula açılacak

 


Peki, üç yıl sürecek inşaatın sonunda neler olacak?


Bölgede kruvaziyer gemilere yönelik yeni terminal, eskisinin iki katından daha büyük olacak. Terminal yer altına alınıyor. 6 bin 200 yolcuyu bulan büyük gemilerin de İstanbul’a çekilmesi planlanıyor.


Ayrıca Hong Kong ve New York’un en lüks otel markası Peninsula geliyor. Hong Konglu grupla yapılan ortaklık anlaşması için Rekabet Kurulu’ndan onay, eylül ayında çıktı. 200 milyon Euro tutarındaki proje ile lüks bir otel gerçekleştirilecek.


Verilen bilgiye göre Tophane Meydanı, 30 dönüme yakın alanıyla, İstanbul’un en büyük meydanlarından biri olacak. Proje sahası içindeki tescilli binaların da restorasyonuyla, bazı tarihi binalar şehre geri kazandırılmış olacak.

 

 


İstanbul Modern iki yıl Paket Postanesi’nde

 


Galataport sahasında Türkiye’de çağdaş sanatın merkezi İstanbul Modern ile Mimar Sinan Üniversitesi Resim Heykel Müzesi yer alıyor. Resim Heykel Müzesi’nde bir süredir restorasyon sürüyor.

İki teklif aldı görüşmeler yakında


Eczacıbaşı Ailesi öncülüğünde, 2004’te Türkiye Denizcilik İşletmeleri’nden 28 yıllığına kiralanan 4 numaralı antrepoda açılan İstanbul Modern Müzesi ne olacak? Daha önce yapılan açıklamalarda müzenin bulunduğu antreponun da yıkılacağı ve yeni bir bina inşaa edileceği belirtiliyordu. Peki yeni proje ne? Oya Eczacıbaşı’nın verdiği bilgiler şöyle:


“İstanbul Modern’in bulunduğu antreponun yıkılması gündemdeydi ancak biz yıkmaktan vazgeçtik. Yenilenecek. Bu da, tahminlerimize göre iki yıl sürecek. Geçici süre için müzeyi taşıyacağız. Büyük ihtimalle Paket Postanesi’ne taşınacağız. Mart ayında kesinleşir.”Aldığım başka bir duyuma göre ise mimarı bile belli olan yeni bina için Doğuş grubu ile görüşmeler sürüyor. Terminalin yer altına taşınacak olması binanın yıkılmasını gerektiriyor. Eğer anlaşma olmazsa aynı bina yerinde kalıp, yenilenecek.

X