Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Tam bir püsküllü bela olan kanlı ay tutulması bizi savaşa sürükleyebilir

“Merkür geri gidiyor, elektronik aletlerde sorunlar çıkabilir.” “Aman sakın o imzayı atma, çünkü ay boşlukta.” “Bir işe başlayacaksan yeni ayda başla.” Bu cümleler artık neredeyse günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.

Çünkü ofiste, dükkanda, sınıfta, evde hatta iki kişi her bir araya geldiğinde astrolojiye meraklı birileri çıkıyor mutlaka. Ee bu kadar çok konuşulunca da, ister istemez insanın aklına takılıyor bu söylenenler... Son günlerde sosyal medyada astrologlar arasında yaşanan ‘Kanlı Ay Tutulması’ hakkındaki ‘kanlı’ fikir teatileri dikkatimi çekince soluğu nam-ı diğer ‘Burçların Efendisi’ Egemen Töreli’nin yanında aldım ve Merkür’ün önüne geçilemez gerilemesinden, tutulmanın etkilerine kadar aklıma gelen her şeyi sordum. İşte Egemen’le gökyüzü ve üzerimizdeki etkileri hakkında yaptığımız sohbet...

Tam bir püsküllü bela olan kanlı ay tutulması bizi savaşa sürükleyebilir

SON 2 BİN YILDA KANLI AY TUTULMALARI HEP FELAKET GETİRDİ

* Siz astrologlar Kanlı Ay Tutulması diye diye ortalığı yangın yerine çevirdiniz... Ama al işte ardından ‘acımadı ki, acımadı ki’ diyebileceğimiz bir tutulmayı daha geride bıraktık ve hiç de bir şey olmadı...
- Sen öyle zannet! Geride kalan sadece fotoğrafı. Beraberinde getireceği akıl tutulmaları ve her alanda baş gösterebilecek sıkıntılar asıl şimdi başlıyor. Bu tutulmaya Merkür retrosu da tuz biber olacağı için, etkilerini çok daha sert ve tetikleyici hissedeceğiz. Anlayacağın, ay tutulmasının en fena hali olan Kanlı Ay, ilk üç ayı derinden olmak üzere önümüzdeki 1,5 sene boyunca etkilerini tüm dünyada hissettirecek.

* Gel sen önce bana şu işin bir şeceresini anlat...

- Son 2 bin yılda yaşanan bütün ‘Kanlı Ay Tutulmaları’nın beraberinde büyük felaketler getirdiğine inanılır. 1492’de soykırıma uğrayan Yahudiler İspanya’dan göçe zorlanmış, 1948’de Filistin’de bağımsızlıklarını ilan edip İsrail’i kurmuş, 1967’de Mısır, Ürdün ve Suriye’yle ‘Altı Gün Savaşları’nda karşı karşıya gelmişler. Tüm bunlara baktığımız zaman, açıkçası Ortadoğu’yu huzurlu günlerin beklediğine inanmıyorum. İşin en ilginç tarafı tüm bu Kanlı Ay Tutulması’nın da Yahudilerin kutsal günlerine denk gelmesi!



İSRAİL MESCİD-İ AKSA’YI YIKIP YERİNE SÜLEYMAN MABEDİ’Nİ İNŞA EDEBİLİR


* Nasıl yani ay tutulurken o da dinsel ayrımcılık mı yapıyor anlamadım?
- O kadarını bilemem ama Kanlı Ay Tutulması, İsrail’in yayılma politikasını harekete geçirip, bu uğurda bütün riskleri göze aldırabilir. Hatta İsrail’in, Tevrat’ı kaynak göstererek Mescid-i Aksa’yı yıkıp yerine Süleyman Mabedi’ni inşa etme hayalleri tetiklenebilir. Zaten yıllardır arkeolojik kazı bahanesiyle Mescid-i Aksa’nın altı oyup, bu bizim açımızdan çok çok önemli camiyi çökertmeye çalışıyorlar. Allah korusun, bu durum da dinler arası yeni bir savaşın habercisi olabilir...

* Vay be bizim sandığımızdan çok daha tehlikeli bir durum var ortada desene!
- Ne sandın! İncil kehanetlerinde kıyametin kopmasına yakın güneşin kararıp, ayın kanlanacağı ve Mesih’in yeryüzüne ineceği yazar. San Antonio Kilisesi Papazı John Hagee, Mesih’in gelmesine sebep olacak kaos ortamını ve son büyük savaşın bu günlere rastlayacağını iddia etmiştir. Ben sana daha ne söyleyeyim...

* Aman Egemen, savaş deyip korkutma iyice hepimizi!
- Tamam korkutmayalım ama tehlikelere karşı da uyaralım. Çünkü gerçekten çok güçlü bir tutulma yaşıyoruz. Hem Merkür ve Mars’ın sert etkisinde, hem de çekim kuvvetinin maksimumda olduğu ayın dünyaya en yakın konumda olacağı Süper Ay’la birlikte gerçekleşiyor. 1982’den beri ilk kez gerçekleşecek bu gökyüzü olayına 2033’e kadar bir daha tanık olamayacağız.

* Çok merak ettim, bu daha da sert dediğin etkiler insanların hayatlarına nasıl yansıyacak?
- Her şeyden önce bu tutulma Koç-Terazi aksında gerçekleştiği için Koç’un teması olan ve tehlike anlamına gelen bencillik, sabırsızlık, ani patlamalar, patavatsızlık, acelecilik gibi özelliklerden uzak durup, Terazi’yle empati kurmamız gerekiyor ki bu dönemi en az hasarla atlatabilelim. Kısacası hayat bizi Koç burcunun anahtar özellikleriyle sınarken; biz mümkün oldukça Terazi’nin o sağduyulu, barışçıl, birlikte hareket eden, kutuplaşmalardan uzak, adaletli ve dengeli haliyle davranmalıyız.

Tam bir püsküllü bela olan kanlı ay tutulması bizi savaşa sürükleyebilir


DUYGUSAL TÜRBÜLANSLARA HAZIR OLUN

* Davranmazsak ne olur?

- Ay insanın ruhunu yansıttığı için bu dönemde duygusal türbülanslara hazırlıklı olmalıyız. Neredeyse tüm çatılar altında çatışmalar yaşanabilir. Bencillikler zirve yapacağı için evlerde “Hayır benim dediğim olacak” kavgalarına sık sık şahit olacağız. Bu da beraberinde sorunlu ilişki ve evliliklerin sonunu getirebilir.

* Anlaşılan aşk hayatımız ‘kanlı’ olacak, bari işlerimiz tıkırında gitse...
- Bu tutulmayla birlikte tahammülsüzlük sınırları zorlanacak ve sabırla sınanacağız. Etrafımızda neredeyse kanaatkar kimse kalmayacak, herkesin gözünü hırs bürüyecek. Dolayısıyla iş hayatında da her şey aslında pamuk ipliğine bağlı. Bu yüzden tüm ikili ilişkilerde ve özellikle ortaklıklarda tarafların birbirine sakin, kavgadan uzak ve empatiyle yaklaşmasını öneriyorum. Aslında söylediklerim yalnız insanlar için değil, devletler için de geçerli...

DEVLET İLE ASKER KARŞI KARŞIYA GELEBİLİR

* Nasıl yani?

- Tam bir püsküllü bela olan bu tutulma, savaş, güç ve ateşi temsil eden Koç burcunda gerçekleştiği için büyük çaplı askeri operasyonlara ve çok sayıda kayba şahit olabiliriz. Askeri dinamiklerde oynamalar, yönetimsel değişiklikler olabilir. Hatta devlet ile asker bu dönemde yıllar sonra karşı karşıya gelebilir, aralarında kafa tutmalar yaşanabilir. Bunun yanında ne yazık ki sınırda yaşanan çatışmalarda ve terörde de bir artış görülebilir.

* Aman Allah korusun!

- İnan ki bu tutulmada düşünmeden atılan bir adım bile bizi savaşa sürükleyebilir. Özellikle mayıs sonu, haziran başı gibi Türkiye’de büyük sokak hareketleri olasılığı çok yüksek. Belli bölgelerde hareketlenmeler, başkaldırılar, yeni Gezi olaylarına sebebiyet verebilecek toplumsal reaksiyonlara şahit olabiliriz. Seçim sonrasında düşmanlar ve sınırlarımız açısından yeni bir sayfa açılabilir. Ancak ne yazık ki bu sayfanın pek de beyaz olacağını düşünmüyorum.



BAZI LİDERLERDE ÇÖKÜŞ, BAZILARINDA BEKLENMEDİK BİR YÜKSELİŞ OLACAK

* Hazır seçimlerden söz açılmışken, hükümet kurmanın önündeki tutulma bu seçimde aşılır mı sence?

- 7 Haziran seçimleri Merkür geri hareketinde yapıldığı için sonuca ulaşmak çok zor diye sosyal medyada bas bas bağırmıştım. Akrep burcundaki Türkiye’yi, doğum gününe yakın dönemde ve kendi burcunda bir seçim bekliyor. Baştan uyarayım; gökyüzü oy çalınmasına çok müsait.
Eğer seçmen sandıklarına sahip çıkar ve hilelere izin verilmezse, 7 Haziran’dan çok da farklı bir sonuç çıkmayacak. Bazı liderlerin çöküşüne, bazı liderlerin de beklenmedik yükselişine tanıklık edeceğiz. Seçim tabii ki önemli ama asıl seçim sonrası çok daha önemli. Sonuçların kesinleşeceği gün olan 2 Kasım’da ayın Aslan burcuna geçmesi ateş ve çatışma alarmı veriyor. Bu yüzden sandık başında yaşanabilecek kavgalara ve parti binalarının basılmalarına karşı tedbirli olmalıyız.



EKONOMİNİN MAKYAJI AKIP GERÇEK YÜZÜ ORTAYA ÇIKACAK

* Bu ürperten tablo, ekonomiye nasıl yansıyacak sence?
- Tutulmanın enerjisiyle ekonomi hiç olmadığı kadar çıkmaza girebilir. Bu da eşittir, büyük bir finansal kriz! Bugüne kadar makyajlı gördüğümüz ekonominin gerçek ve acı yüzüyle karşılaşacağız. Dünyada yaşanacak büyük kriz bizi de vuracak. Yaz dönemine kadar pek çok kişi yeni para kazanma fırsatı bulurken, özellikle dev firmalarda herkesi şaşırtacak iflaslar, çöküşler yaşanacak. Yavaş yavaş kapitalizmin temelleri sarsılacak. Takvimler 2020’yi gösterdiğinde ise Çin’in liderliği ortaya çıkacak.

* Kendi derdimize düşüp dünyayı unuttuk. Sevimli gezegenimizde, bizi başka hangi sevimsiz olaylar bekliyor peki?
- Uluslararası alanda dünya gündeminden gözümüzü ayıramayacağız. ABD’den tutun da Afrika ülkelerine kadar büyük ses getiren olaylar ve gelişmeler yaşanabilir.
Öncelikle diktatörlük ve uzun yıllardır tek elden yönetilen ülkeler değişimden geçecek. Çünkü bu tutulma politik astrolojiye göre halkı temsil etmektedir. Artık halkların mücadelesi başlıyor.
Jüpiter eylüle kadara Başak’ta kalacağı için korkunç yağışlar, seller, toprak ile ilgili doğal afetler karşısında kendimizi çok aciz hissedebiliriz.
Bu dönemde depremler de tetiklenebilir, hemen korkmayın bu Türkiye’de değil, Güney Amerika’da bekleniyor.
Tüm dünya doğal afetler karşısında çaresiz kalacak. Ayrıca tutulma birçok sırrı ortaya çıkarabilir, özellikle uluslararası alanda sansasyon yaratacak devlet sırları ifşa edilebilir, akla gelmedik bilgiler ortalığa saçılabilir.


AŞK HAYATIMIZ ALÇALAN BURCUMUZDA SAKLI


* Tutulmayla çok tutulduk, haydi en iyisi sen gel bize içimizi açacak bir şeyler anlat...
- O zaman biraz da aşktan ve dolayısıyla da alçalan burçlardan bahsedelim...

* Alçalan burç mu, o da nereden çıktı şimdi?
- Valla yeni çıkmadı, hep vardı ama pek çok astroloğun bu konuda tam anlamıyla oturmuş bir bilgisi olmadığı için bugüne kadar çok gün yüzüne çıkmadı. Oysaki aşk hayatımızda en büyük etkiyi alçalan burçlarımızdan alırız!

* Daha önce bilseydik, sohbete işin bu keyifli tarafından başlardık...
- Öncelikle şunu söyleyeyim; insanlar fabrika seri üretimi olmadıkları için 12 burçla kategorize edilemez. Mesela bu tutulmada Yay’ları zorluklar bekliyor deniyor. Ne yani dünyadaki tüm Yay burçları buna göre yerlerde mi sürünecek? Böyle bir şey mümkün olabilir mi? O yüzden insanları yükselen, alçalan ve ay burçlarına göre değerlendirmeliyiz...

* Alçalan burca karşı olan ilgim her geçen saniye biraz daha yükseliyor. Anlatsana artık tam olarak ne olduğunu...

- Aslında isminden de anlaşılacağı gibi astroloji haritasında gizli olan yükselen burcun tersidir. İlişkilerimiz, aşk hayatımız, evliliklerimiz hepsi gerçek manada alçalan burcumuzda saklıdır. Hani evlenmek ister ama evlenemeyiz, ruh eşimizi arar ama bulamayız, “Yok abicim galiba ben kısmetsizim” deriz ya, işte bunların cevabıdır. Evlilik için kan testinden tutun, terapistlere kadar danışan bu toplum, astrolojik açıdan bu uyumun haritamızda gizli olduğunu bir türlü anlayamıyor. Yani falcıya gitmeden önce bir zahmet astrologlara uğrayın lütfen...

* Madem bu kadar ‘her derde deva’, neden şimdiye kadar hiç anlatılmadı bize?
- Maalesef ki astrologlar işin kolayına kaçıp, retrolara ve yükselen burçlara takmış durumdalar. Onların sayesinde toplumca Merkür gerilemesine karşı özel bir hassasiyetimiz oluştu (kahkahalar). Bir de üstüne gamlı baykuşçuluk yapmak eklenince, sıra alçalan burca bir türlü gelemedi.

* Söyleyene bak, sanki röportajın başından beri felaket tellallığı yapan sen değilsin...

- Valla güllük gülistanlık bir dönem olsaydı da keşke insanların içini açacak şeyler söyleyebilseydim...

* Peki bu tutulmadan sonra burçların değişeceği doğru mu? Mesela benim yeni burcum ne olacak?
- Yok yahu öyle bir şey! Çinliler her yılbaşı böyle bir iddia ortaya atar. Kimse bu masallara kulak asmasın...

* Aaa “Aman sakın onu yapma ay boşlukta” cümlesini sormazsam olmaz. Haydi biz zaman zaman boşluğa düşüyoruz da, ay nasıl boşluğa düşer arkadaş?
- Ay, her 2-2,5 günde bir başka burca geçip orada ilerler... Bu geçiş sırasında da boşluğa yani karanlığa düşer. Kimi zaman kısa sürelidir bu, kimi zaman da tüm gün devam edebilir. İşte bu süre zarfında yeni bir işe, ilişkiye başlamamak gerekir. Hani randevular iptal edilir, beklenen haberler gelmez ya da gecikir ya, dikkat edin o saatlerde ay hep boşluktadır. Çünkü ay küçülürken ve karanlıktayken her şey problemli olur. O yüzden hayatınızla ilgili önemli bir adımı atarken ayın büyüyor olmasına dikkat etmenizi öneririm.

X