Seçim Yasası değişikliğine dair her şey

İki yıldır AK Parti ve MHP’nin üzerinde çalıştığı Seçim Yasası değişikliği teklifi artık Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde. Düzenleme siyasette tartışılıyor... Kimilerine göre AK Parti bu düzenlemeyi kendi için yaptı, kimilerine göre küçük partilere zarar vermek için...

Haberin Devamı

Düzenlemenin ayrıntılarını, eleştirileri bu değişiklikte iki yıl çalışan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı ile konuştum. Hürriyet’in geleneksel kahvaltısının konuğuydu.

Seçim Yasası değişikliğine dair her şey

‘DÜZENLEME AK PARTİ İÇİN YAPILMADI’

Hayati Yazıcı’ya açık açık “AK Parti’nin oy oranı düşüyor, bu yüzden bu düzenleme vekil sayısını artırmak için mi yapıldı?” sorusunu yönelttim. İşte cevabı:

Kesinlikle hayır.

Demokratik değerler, demokratik kriterler, egemenliğin millete ait olması göz önünde bulunduruldu.

Siyasi partiler sandıkta yarışır.

Şimdiden vekil sayısı artacak diye bir şey de söylenemez.

Alacağı oy oranına bağlı olacak. Ancak tüm anketlerde birinci partiyiz.

Haberin Devamı

KİMİ KOYARSAN SEÇİLİR MANTIĞI İLE HAREKET ETME LÜKSÜ BİTTİ

Barajın yüzde 7 olması, seçime girmek için örgütlenme koşulu ittifakların sayısını artıracak mı? Çünkü küçük partiler ya büyüklerin listesinden girecek ki o zaman büyük partiler küçük partilerle sayı pazarlığı yapmak durumunda kalacak. Ya da küçük partiler başka ittifaklar kuracaklar. Yazıcı’nın tüm bu konulardaki yorumları ise şöyle:

Baraj hep tartışıldı, tartışılır. Türkiye’de şu an 110 civarında parti var. Baraj gereklidir. İstikrar ve adalet için gereklidir.

Siyasi partilerin grupları Meclis çalışmaları ile ilgilidir. Seçime girmek için önemli olan siyasi partilerin örgütlenmesini tamamlamasıdır. Bakıyorsunuz, grubu var, örgütlenme eksik. Böyle olmaz.

Küçük partilerin oy oranları çerçevesinde yüksek temsil demokrasiye ters olur. Küçük partiler ikili, üçlü, dörtlü kümelenebilir.

Oyları az olan partiler tabii ki popüler yörelerde sevilen isimleri tercih edeceklerdir.

Tüm siyasi partiler için milletvekili listeleri rasyonel ve sosyal dokuya uygun olmalı. Artık kimi koyarsan seçilir mantığı ile hareket etme
lüksü yok.

ERDOĞAN’IN ADAYLIĞI ÖNÜNDE ENGEL YOK

Bir de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olamayacağını iddia edenler var. Hayati Yazıcı, “Böyle bir sorun yok” dedi ve ekledi:

Bu durumu değerlendirdik.

Haberin Devamı

Anayasa 2017 yılında değişti. Anayasa’nın 101. maddesinde cumhurbaşkanı seçimi yeniden kaleme alındı, yani değişiklik yapılmadı. Madde yeniden yazıldı. Ayrıca yürürlük için de maddeler konuldu. ‘Cumhurbaşkanı seçimi ve Meclis seçimi birlikte yapıldığı zaman sistem yürürlüğe girer’ denildi.

Şimdi birinci seçim yapıldı, ikinci seçim 2023 yılında. Erdoğan’ın adaylığının önünde engel yok.

İKTİDAR VE MUHALEFET ARASINDA DİYALOG KANALLARI AÇIK OLMALI

Düzenlemenin erken seçim ihtimalini bitirdiği yorumlarına ise Hayati Yazıcı, “Zaten erken seçim yoktu. Muhalefet diline pelesenk etmişti” yanıtını verdi. Gelelim bu çalışmada muhalefetle diyaloğa geçilip geçilmediğine... Ya da muhalefetle iktidarın diyalogsuzluğuna... Hayati Yazıcı’nın dikkat çeken açıklamaları oldu:

Haberin Devamı

Muhalefetle temas olmadı. Artık temas komisyonda olacak.

Ancak özellikle uluslararası konularda partiler arasında diyalog olmalı. Diyalog kanalları da açık olmalı.

Hep eleştirirsek olmaz. Yani biz hiç mi iyi bir şey yapmadık. Oluyor öyle şey. Bazen muhalefetin de bunları görmesi lazım. Örneğin Çanakkale Köprüsü ile hep birlikte övünebilmeliyiz.

Muhtarlık seçimlerinin de yerel seçimden ayrılmasını istiyorduk. Muhalefetle görüştük ama reddettiler.

GİDENLERE, ‘GİTTİLER İYİ OLDU’ DEMEM

Peki Millet İttifakı’nı nasıl görüyor? AK Parti’den giden isimlerin karşı cenahta yer almasını nasıl karşılıyor? 

Millet İttifakı çok dağınık ama bu bizim sorunumuz değil.

Haberin Devamı

Ben AK Parti’den gidenler için ‘Gittiler iyi oldu’ demem. Bütünlüğümüzü korumalıyız. Ama gittiler, insan gönlüyle ve istekle partisine bağlı olmalı. Çıkar için değil. AK Partiyi kuruluşundan beri hep birlikte bu hale getirdik. Yanlışımız varsa da düzeltiriz.

AİHM KARARLARI İÇİN FORMÜLASYON BULUNMALI

AB-Türkiye ilişkilerinde sık sık gündeme gelen Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş’ın tutuklu yargılanmaları... Yazıcı’nın bu konudaki açıklamaları da çok ses getirecektir:

Yargılama sürerken konuşmayı yargıyı etkilememek için doğru bulmam.

Ancak hep şuna inandım. Yargı mensupları gerekmedikçe iş yapmaz, gerekmeyen kararları vermez.

Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin yargılamasını kabul etmiştir. Bunun gereklerini karşılayacak bir formülasyon bulunmalıdır.

Haberin Devamı

Bitirirken, yeni Anayasa’nın bir sonraki döneme kaldığını ekleyeyim. Hayati Yazıcı, “Herkesin çalışması var ama hep rafta. Bizim sayımız yetmiyor, gelecek döneme kalır” dedi.

Yazarın Tüm Yazıları