"Güzin Abla" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Güzin Abla" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Güzin  Abla

Böyle acıya yürek dayanmaz

Siz hiç zehirlenen bir hayvanın son anlarına tanık oldunuz mu? Hiç sanmam. Zaten rastlasanız da dayanamaz, o acı içindeki gözlere bakamazsınız.

Güzin Abla, bugün ben de size içimden geçenleri yazmak istedim...
Artık sokak canlarımız için acilen bir şeyler yapılması lazım...
Biz insanlar bitmez tükenmez hırslarımız uğruna, sözde “düzenleme” adı altında diğer canlıların yaşam alanlarını daralttık, yok ettik. Sonra da “Bizleri rahatsız ediyorlar, şehirlerde ne işleri var” diyerek onlara yapmadığımız kötülük kalmadı.
Tek tek öldürmeler yetmedi, toplu katliamlar yapıldı. Onları en zayıf yönleriyle, açlıklarıyla vurduk.
Yavruların da aralarında bulunduğu yüzlerce canı, son yemeklerinde “ölümüne” doyurduk.
Belli ki vicdandan, merhametten eser yoktu bunu yapanlarda.
Allah onları vicdan sınavına sokmuştu ama girdikleri sınavdan habersizlerdi. Aç bedenlerini yemekle kandırdıklarımız, büyük acılar içinde can verdi. Zehirlenen bir hayvanın nasıl öldüğünü gördüğünüzü hiç sanmıyorum.
İç organları parçalanırken acı ile kıvranırlar. Gözlerine bakmaya dayanamazsınız.
Ama kanunlar yetersiz, bu suçu işleyenler halkın isyanına rağmen para cezasıyla serbest bırakılıyor.
Keşke artık bunlara dur dense, cezalar artırılsa, bizler de acı içinde son nefesini veren her canın ardında günlerce, haftalarca ağlamasak...
Bunu yapanlar, bu veballe nasıl yaşar bilemem.
Keşke taşıdığınız yürekte sevginin kırıntısı olsaydı, bu merhametsizliği o hayvanlara yapmasaydınız.
◊ Her şeye rağmen yüreği tüm canlılara, insanlara sevgi dolu Mürüvvet Caymaz T.

YANIT

Sevgili hayvan dostu okurum... Tüm satırlarınıza katılıyorum.
Ve bir an önce hayvanlara yönelik suçlara hapis cezası getirilmesi talebimizi tekrarlıyorum.
Kısa süre önce yüreğimin taş kesilmesine yol açan bir mail almıştım.
Bunu yazan kişi, sizin de dediğiniz gibi merhametten ve vicdandan uzak biriydi.
Beni hayvanların vahşetini görmezlikten gelmekle, hep hayvanları koruyan yazılar yazmakla suçluyordu.
Hayvanseverlere söylemediğini bırakmıyor, bu arada tabii bana da yükleniyordu.
Buraya aktarabileceğim birkaç satırını sizlerle paylaşmak istiyorum.
Eminim siz de hâlâ böyle insanlar olduğu için üzüleceksiniz:
“Medeni ülkeler, köpeklerini öldüren ülkelerdir.
Hiçbir medeni ülkede sokakta köpek yoktur. Hepsi barınaktadır. O da bir süreliğine.
Sonra öldürülür. Medeni olmanın ölçüsü budur! Ve tabii insan olmanın da.
O köpekleri sokaklardan toplayıp itlaf etmeyenlerin Allah onbin türlü belasını versin! Eğer medeni ülkelerde köpeklerin öldürülmediğini ortaya koyamazlarsa, hayvansever olduğunu iddia eden bu şahısların ne olduğuna karar vermemiz gerekir...
Eğer ruh hastası iseler tımarhaneye, terörist iseler hapishaneye alınmaları gerekir.
Köpek öldürüyorsanız uygarsınız demektir.
Köpekler insan öldürdüğü zaman susuyorsanız, insan değilsiniz demektir. ‘Hayvanlar sürgün edilmesin, bizlerle yaşamaya devam etsin’ ne demek? ‘Sokaklarımız köpeklerle güzel’ ne demek?”
Düşündüm de hayat bu kadar gaddar ve acımasız olmasına yol açacak neler yaşattı ona acaba...
Ne diyelim, Allah ıslah etsin.

X