Uyandığınızda eliniz ilk telefona gidiyorsa dikkat

Gülben Ergen bu hafta “Çocukları Sanal Dünyada(n) Koruma Kılavuzu” kitabının yazarları Psikolog Dr. Mehmet Şakiroğlu ve Dr. Cansel Poyraz Akyol ile bir araya geldi. Sosyal medyanın tehlikelerinden nasıl korunmamız gerektiğinin ayrıntılarını konuştu.

Haberin Devamı

7'den 77'ye artık hepimizin elinde akıllı telefon var. Twitter, Instagram, Youtube, Facebook en popüler olanları. Ama bunlarla bitmiyor. Sanal dünyada zararsız gibi gözüken ama aslında sonucu ölümlere kadar gidebilen ciddi tehlikeler var. Mesela Mavi Balina oyunu bunlardan biri. Ölüme götüren bir oyun. Peki biz çocuklarımızı bu tehlikelerden nasıl koruyacağız? İşte Psikolog Mehmet Şakiroğlu ve Dr. Cansel Poyraz Akyol buna yanıt vermiş “Çocukları Sanal Dünyada(n) Koruma Kılavuzu”nda...
Günümüzün vazgeçilmez alışkanlığına almamız gereken önlemler madde madde yazılmış. Hepimiz için sordum...

Uyandığınızda eliniz ilk telefona gidiyorsa dikkat

Fotoğraflar: Emre YUNUSOĞLU

Haberin Devamı

Kitabınız için tebrik ederim… Hangi alanda çalışıyorsunuz?

- Cansel Poyraz Akyol: Ben CNN Türk’te haber programları müdürüyüm. Şu anda yardımcı doçent olarak bir üniversitede iletişim üzerine ders veriyorum.

- Mehmet Şakiroğlu: Ben uzman psikoloğum. Adnan Menderes Üniversitesi’nde öğretim üyesiyim.

Nereden aklınıza geldi böyle bir kitap?

- Cansel Poyraz Akyol: Haber merkezinde özellikle çocukların sosyal medya ve sanal dünya bağımlılığıyla ilgili çok fazla negatif habere tanık oldum. Mesela çocuklarda en çok karşılaşılan problemler; güvenli olmayan insanlara fotoğraflarını göndermeleri, sonra şantaja maruz kalmaları ve bunun daha da ilerisi… Daha sonra Mehmet Hoca’yla bir araya geldik ve böyle bir kitap yazmaya karar verdik.

En riskli mecralar neler?

- Cansel Poyraz Akyol: Hepsi. Bana kalırsa WhatsApp da artık sosyal medya kategorisinde. Çocukların kontrolsüzce birileriyle temas edebildiği, tıpkı bir sosyal mecra gibi birbirleriyle bir şeyler paylaştıkları bir alan. Mesela intihara sebep olan Mavi Balina oyunu. Bu oyunu, online bir siteden oynayamıyorsunuz.

Peki nasıl oynanıyor?

- Cansel Poyraz Akyol: Bu oyun WhatsApp ya da başka sosyal medya hesaplarının direkt mesajlaşma bölümünden ilerliyor. Oradan bir link atılıyor çocuklara. Çünkü Google’a aradığınızda Mavi Balina çıkmıyor. Çocuklar linke tıklıyor ve oyuna başlıyorlar. Oyunu yöneten gerçek insanlar var. Bunlar çocuklara bazı görevler vermeye başlıyor. Mesela diyor ki ‘’Üç gün boyunca su içmeyeceksin ama bunu kimseye söylemeyeceksin’’

Haberin Devamı

- Mehmet Şakiroğlu: Mavi Balina, şiddet üzerine kurgulanmış bir sistem. Erkek çocukları arasında daha çok yaygın ve şunu yapıyor: Sen, esasında akla yatkın olmayan böyle bir çılgınlık yaparsan, seni çok beğeneceğiz ve senin ne kadar güçlü bir erkek olduğunu kabul edeceğiz. Ne yapıyor? Kollara delikler açtırıyor. Vahşet videoları izlettiriyor.

Korkunç…

- Cansel Poyraz Akyol: Sonra, çocuk bu görevi yerine getirirse ondan bunu ispatlamasını isteyen şeyler yaptırıyorlar. Sürekli bu şiddeti artıyorlar. “Koluna M ve B harflerini kazıyacaksın jiletle’’ diyorlar. Bunun görüntüsünü bekliyorlar. Bunu yapan çocuk da onlara fotoğraf atıyor.

Bunu yaptıktan sonra çocuğu ödüllendiriyorlar mı?

Haberin Devamı

- Cansel Poyraz Akyol: Hem ödüllendiriliyor hem de bir süre sonra tehdit başlıyor. Mesela, annesi ve babasıyla ilgili bilgi alıyorlar çocuktan. “Annene babana bir şey yaparız. Söyleriz vs.’’ diye… Mesela oyunun son etabında “Git kendini trenin önüne at” bile diyebiliyorlar.

- Mehmet Şakiroğlu: Yaptırdıkları şeylerin hiçbirinin anlamı yok ama şunu söylüyor sonunda: Aferin! Bunu yaptın ve puan kazandın.

Çocuk her etapta kendisinden beklenen belki de onu ölüme getirecek şeyi yapmak zorunda kalıyor. Çünkü orada sürekli devam eden bir kimliği var.

Bir insan neden böyle bir oyun yapar?

- Cansel Poyraz Akyol: Oyunun yöneticilerinden biri olduğu iddia edilen bir insan Rusya’da  tutuklandı ve şöyle bir ifade verdi: ‘’Böyle zayıf insanların bu dünyada yaşamaya hakkı yok. Ben bir çeşit sosyal eleyicilik yapıyorum. Kendi kendine karar alma yeteneği olmayan, zayıf çocukları daha büyümeden eliyorum toplumdan’’

Bu çok hastalıklı bir durum.

Haberin Devamı

- Mehmet Şakiroğlu: Aslında ağır bir psikopat ile karşı karşıyayız. Hapse girmiş olmasına rağmen, sistem belirli birtakım yöneticiler tarafından hâlâ sürdürülmekte. Bitmedi maalesef.

Sosyal medya uygulamaları bu oyunla ilgili önlem alamıyor mu peki?

- Cansel Poyraz Akyol: Diyelim ki bir çocuk Instagram’da Mavi Balina kelimesinin İngilizcesini arattı. Instagram’dan hemen uyarı geliyor. “Bir sorunun varsa sana yardım edebiliriz. Bu kelimeleri aramak istediğine emin misin?’’ Instagram böyle bir güvenlik önlemi aldı.

 BİLGİSAYARA FİLTRE KOYMAK SORUNU ÇÖZMEZ

Biz çocuklarımızdan daha bağımlıyız bence.

- Cansel Poyraz Akyol: Zaten kitabı okuyan herkes “Biz çocuklar için aldık ama esas bağımlı bizmişiz’’ dedi.

Haberin Devamı

İnternete filtre koyma konusunda ne düşünüyorsunuz?

- Cansel Poyraz Akyol: Mevcut önerilerin hepsi filtre koymak, çocukların şifrelerini bilmek üzerine. Biz de bu önerilere katılıyoruz.

Biz de kullandık bu önerileri ama bunlar bu sorunu çözmek için yeterli değil. Niye? Siz çocuğunuzun, bir adam söyledi diye kendini trenin önüne atmasının altındaki psikolojiyi anlamazsanız, bunu evde engellersiniz gider okuldan girer, elinden telefonunu alırsınız arkadaşının tabletinden girer. Sizin şunu anlamanız lazım. Örneğin, çocuğunuz Instagram’a bir şey koyduktan sonra neden ona dönüp bakıp da kaç beğeni aldığı ile ilgili bir heyecan yaşıyor? Bunun altında yatan psikolojik nedenler neler…

Onaylanma duygusu mu?

- Cansel Poyraz Akyol: Evet. Bunu anlamanız lazım. Bu duyguyu anne-baba olarak tatmin etmeniz lazım ki çocuk dışarıdan bunu başkalarıyla ya da Instagram’la çözmeye çalışmasın.

- Mehmet Şakiroğlu: WhatsApp üzerinden gelen bu gruplara ve oyunlara nasıl dahil oluyor? Burada ödül prensibini kullanıyorlar.

Özellikle henüz kendi kimliği olmayan bir çocuğa, “Sen ne kadar güzel yaptın bunu” dediğin anda onaylanmak üzerinden inanılmaz bir coşku yaşıyor çocuk. Çocuklar için onaylanmak ve beğenilmek ve bir birey olarak alkışlanmak çok değerli.

Oyun, önce seni sürekli alkışlıyor. Mesela 12 yaşındaki oğlunuza sık sık onun özel bir çocuk olduğunu, iyi bir çocuk olduğunu, ahlaklı ve vicdanlı bir çocuk olduğunu ve değerli biri olduğunu söylerseniz sosyal medyada beğenilme ihtiyacı duymaz.

Böylece, gündelik hayatta oradan satın aldığı şeyi zaten almış olur. Biz genelde onaylanması az, beğenilmesi az, biraz da ihmal edilmiş çocuklarda görüyoruz bu bağımlılıkları zaten.

Anne ve babalar WhatsApp tehlikesinin farkında değil mi?

- Cansel Poyraz Akyol: Sosyal medya kullanımının sorunlu alanlarına baktığımızda neleri görüyoruz? Mesela, zorba olmayı görüyoruz. Sizin evde, o tatlı ve masum çocuğunuz belki de sanal dünyada bir zorba. Arkadaşının telleriyle dalga geçen, resmin altına kilosuyla ilgili acımasız bir yorum yazan bir çocuk belki de. Evde görürsünüz çocuğunuzun böyle bir yorum yazdığını ama özellikle WhatsApp, anne-babaların çoğunlukla görmediği bir dünya. Birçok farklı grupta, başka şeylerin döndüğü bir dünya.  Siz belki akşam o uyuduktan sonra telefonunu alır bir bakarsınız. Ama o bütün yazışmaları, grup dinamiklerini silmese bile binlerce mesaj var bir grubun içinde. Anlamanız, yakalamanız çok zor.

Çocuğunuzun grubun dengeleri içindeki yerini çözmeniz en zor olan yer orası. WhatsApp aslında görünmeyen tehlike. Dolayısıyla da tıpkı bir sosyal medya alanı gibi anne-babaların WhatsApp’ı bir alarm olarak takip etmeleri gerekiyor.

ÇOCUĞUNUZUN NE YAPTIĞINI ÖĞRENMEYE ÇALIŞIN

Anne-babalar ne kadar kontrol ederse etsin bunun sonu var mı?

- Cansel Poyraz Akyol: Sonu yok. İşte zaten kitap da tam bunu anlatıyor. Siz çocuğunuza doğru değerleri, doğru şeyleri aşılarsanız, orada sizin istemediğiniz gibi davranmaz. Mesela şunu söylüyoruz: Sistem hepimize şunu aşılıyor, çocuklarımıza da. Mutlu ol. Her şey mutluluk üzerine. Başka hiçbir üzüntü, acı, sıkıntı duygu olarak hayatta önemli değil.

Tek şey mutlu olmak. Aileler çocuklarının ailenin üzüntülerine ortak olmasına müsaade etmiyor günümüzde. Çocukları hep mutlu olsun, aman o duymasın, bu evin ekonomik sorunlarını bilmesin, başka sorunlarını bilmesin. O zaman ne oluyor?

Çocuk şu algıyla hareket ediyor: Mutluluk hayatta her şeydir. O zaman ne oluyor? Evde en ufak bir mutsuzlukla karşılaştığında, okulda bir mutsuzlukla karşılaştığında, sanal dünyada mutluluk arıyor.  Mutsuzlukla başa çıkmayı bilmiyor. 

- Mehmet Şakiroğlu: Esasında sonu yok. Biz hepimiz bunun içine gireceğiz. İçine düşmek ya da atılmak yerine içine girelim istiyoruz.

O dünyanın içinde bir şekilde olacağız. Trafik kazaları oluyor diye arabayı yasaklamak nasıl olmayacaksa interneti çocukların hayatından çıkarmak da mümkün değil.

Peki, nasıl koruyacak ebeveynler çocuklarını?

- Mehmet Şakiroğlu: Çocuğun yanına oturup, onun ne yaptığını öğrenmeye çalışmalılar. Ama baskılamadan. Sadece bir arkadaş gibi ne yaptığını sormalılar. Bir de önemli olan kural koyarken, o kuralı neden koyduğumuzu bilmek. Yoksa çocuklar hiçbir kurala uymaz.

Uyandığınızda eliniz ilk telefona gidiyorsa dikkat

BİR ŞEY NE KADAR ÇEKİCİYSE BAĞIMLILIK AÇISINDAN O KADAR RİSKLİ

Kitapta Facebook’u açınca çıkan kırmızı renkteki bildirim uyarısına yer vermişsiniz. Psikolojik olarak o kırmızı bildiri uyarısını gördüğümüzde ne oluyor?

- Mehmet Şakiroğlu: O kırmızı butonu gördüğümüz anda, hemen zihnimize, o kırmızı butonla ilgili iyi senaryo geliyor. Mesela hoşlandığın bir kadın var diyelim. ''Kesin o işte'' diyoruz.

Ama sonra o bildirime tıkladığında, Muammer Abi'nin kahveden oyun talebi gönderdiğini görünce, bu sefer Muammer Abi'ye kızıyorsun. “Aman bu muydu?” diye. Sonra da ''Bana kimse bir daha oyun talebi göndermesin” diye trip atıyorsun sonra insanlara. Oradaki tema; bize iyi bir senaryo çizdirmesi. Facebook'a her girdiğimde amacım duygumu değiştirmek.

Mesela diyorum ki ''Şöyle bir şey ile karşılaşacağım. Şöyle bir haber alacağım. Fotoğrafım beğenilecek ya da Cafer'in nerede olduğunu merak edip ona bakacağım'' Hep zihnimizde iyi bir hayalle giriyoruz oraya. Bu hayal bizi bağımlı hale getiriyor zamanla. Çünkü Facebook'ta, Instagram'da, sosyal medyada her zaman bizi mutlu edecek bir şey var. Bu da bağımlılığı sağlıyor.

Çocuklarının oyunlarında şiddet içeren ve içinde cinsellik barındıran şeyler var. Bunlarla ilgili ne düşünüyorsunuz?

- Mehmet Şakiroğlu: Cinsellik ve saldırganlık her zaman iş yapar. Çünkü cinsellik ve saldırganlık bizi dürtüselleştirir.

Hayvan gibi davranmaya yol açar. Biz sadece iki yerde hayvan gibi davranırız. Bir, korktuğumuz zaman. Korktuğunuz zaman artık siz siz değilsinizdir. İnsanları dürtüsel davrandırmak için ya cinselliği kullanacağız ya da saldırganlığı kullanacağız.

Yani şiddeti kullanacağız. İşte zaten sosyal medyanın da normal bildiğimiz medyanın da çıkış prensibi bunlardır. Cinselliği ya direkt ya da biraz üstü örtük verir.

Bunları kullanmalarının nedeni; bunlarla karşılaştığında insanın sağduyusunun ortadan kalkmasıdır. İlkel zevkler, hazlar, hemen tüketilen kısa yollu zevkler interneti çekici kılıyor. Bir şey ne kadar çekiciyse bağımlılık açısından da o kadar risk oluyor tabii ki.

BUGÜN KAPATMAZSAK YARIN GEÇ OLACAK

İnternet bağımlılığının tehlikeleri neler?

Mehmet Şakiroğlu: Normal bağımlılık tedavisinde, sigara, alkol ya da maddeyle ilişkisini kesmek üzerine tedavi olunur. Sigara yanında olmadığı, görmediğin sürece bu bağımlılıktan kaçınma şansın vardır. Tedavi oranı yüksektir. Ama sosyal medya bağımlısı bir insanın, sosyal medyanın olmadığı bir ortamda olması mümkün değil.

Alkol bağımlısını alkolden uzak tutabilirsiniz ama sanal dünya bağımlısını sanal dünyadan uzak tutmak mümkün değil. En kötü ihtimalle mail kullanacak iş hayatında.

Bu bağımlılığı diğerlerinden daha tehlikeli yapan şey bu. Sigarayı bırakmaya karar veriyorsunuz ama her gün cebinizde sigara paketiyle dolaşıyorsunuz gibi. Böyle elbette bırakamazsınız.

Bizim buradaki zorluğumuz; her gün yanımızda taşıdığımız bir şeyi kullanmak zorundayız. Önerdiğimiz şey bırakmak değil azaltmak ya da doğru kullanmak.

Kitapta bağımlık testi var. Kimler bağımlılığa daha yatkın?

- Mehmet Şakiroğlu: Sabah uyandığınızda eliniz ilk telefona gidiyorsa sizin için tehlike çanları çalıyor demektir. Biz bir kit oluşturduk. Sosyal medya ile baş etme kiti.

Mesela onun içine bir tane çalar saat koyduk. Çocuklar diyor ki ‘’Ya anne tamam da alarmı kuruyorum. Onunla uyanıyorum. Mecbur olacak odamda telefon” Telefonu odaya sokmak çok tehlikeli bir şey.

Telefonları yatak odasına sokmamamız lazım. Onun yerine çalar saat alışkanlığını sağlamamız lazım.

- Cansel Poyraz Akyol: Bizim ana sloganımız şu: Bugün kapatmazsak yarın geç olacak. Biz kaybedeceğiz gençleri. Biz ülke olarak, trafik kazası oluyor diye arabaları yasaklamıyoruz ama bizim ülkemiz en çok trafik kazasını yapıyor. En çok trafikte ölümü var. Çünkü önlem almıyoruz. Burada da aynı şeyi yaşayacağız. Sosyal medyanın en büyük zararları bizim ülkemizdeki çocuklara olacak. Çünkü dürtüsel, agresif, saldırganız. Ortadoğu’nun temelinde var bu yapı zaten. O yüzden durdurmak lazım.

Avrupa önlemlerini alacak. Sonra bu iş tamamen bize geldiğinde, biz önlemsiz yakalanmış olacağız.

 

 

Yazarın Tüm Yazıları