Güzel olmak için her şeyi yapar mısınız

70’e geldiğimde 50, 50’ye geldiğimde 30 gibi göstermek istemediğimi, genç kalmanın sırrını aramadığımı söylemek külliyen yalan olur ancak bunu istemek ile saçma sapan işlere ‘Evet’ demek arasında da ince bir çizgi var bence. ‘Show girl’ Kim Kardashian, genç kalmak için gerekirse ‘dışkı’ bile yiyebileceğini açıkladı. Onun mide bulandıran bu itirafını, genç kalmak için cildine bebeklerin sünnet derisini aşılattığını açıklayan Seren Serengil taçlandırdı. Ki güzelleşmek uğruna hiç ihtiyacı olmadığı halde mide ameliyatı olan ve hayatını riske atan da o değil miydi? Soru şu: Güzelliği ‘takıntı’ haline mi getirdik? Genç kalmak için her şeyi yapar mısınız?

Haberin Devamı

GÜZELLİĞİ ‘TAKINTI’ HALİNE GETİRDİK

Davranış araştırmaları ve terapileri merkezi kurucusu, klinik psikolog Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu sosyal medyadaki haberleri okuduktan sonra arkadaşlarına göndererek, ‘Genç ve güzel kalmak için her şeyi yapar mıydınız?’ diye sormuş: “İnanmayacaksın ama ‘Her şeyi yaparım’ diyenler çoğunlukta” diyor ve şöyle sürdürüyor: “Bahsettiğin bu yöntemin yeni olmadığını, yeni doğan sünnet derisinden alınan hücreler ile hazırlanan bir tedavi olduğunu biliyorum. Uzmanı değilim ama ‘kök hücre tedavisi’ olması sebebiyle mantığını da anlıyorum. Yasal ama etik mi? O tartışmaya açık.”

SOSYAL MEDYA ETKİSİ

Genç ve güzel olmak özellikle de günümüzde büyük bir ‘takıntı’ haline geldi. Tabii ki bu noktaya bir günde gelmedik. Bunda sosyal medyanın payı çok büyük. Sosyal medya bizim dünya ile etkileşime girme şeklimizi değiştirdi. Nereye gitsek ne yesek ya da ne yapsak çekiyoruz. ‘Selfie’ olmazsa olmaz! Dolayısıyla nasıl göründüğümüz büyük önem arz ediyor artık. Öyle ki sadece bundan para kazanan; yüzünüzü, bakışınızı, bedeninizi yani sizi olduğunuzdan farklı gösteren aplikasyonlar var. Kalkık bir burun, pürüzsüz bir cilt, çıkık elmacık kemikleri, çekilmiş gözler... Ve bizler medya, sosyal medya eli ile sürekli olarak bu yeni güzellik standartlarına maruz kalıyoruz. Arkadaşlarınız, takip ettiğiniz ünlü ya da tanınmış simalarda da bu yeni ‘ideal’ yüz, ‘makbul’ beden kavramlarının uygulamalarını göre göre ‘Demek doğrusu bu’ demeye ve kendi bedeninizden nefret etmeye başlıyorsunuz. Dahası onlar gibi olmak istiyorsunuz. Bu çaba da pek çok kişiyi maalesef olmayacak işler yapmaya ve korkarım ki ‘Kim Kardashian yapıyorsa ben de yaparım’ noktasına getiriyor.”

Haberin Devamı

Güzel olmak için her şeyi yapar mısınız

TEDAVİ ŞART

Prof. Dr. Şalcıoğlu, bir insanın güzel olmayı istemesi ve bu uğurda makul bir çaba göstermesinin sağlıklı bir durum olduğunu belirterek, “Sorun ince çizginin aşılmasında. Kadın ya da erkek fark etmez. Kişinin zihni sürekli olarak güzel olmadığı, kusurlu olduğu ve ne yaparsa yapsın fiziksel özelliklerinin yeterli gelmediği gibi takıntılı düşünceler ile dolu ise bir sorun var demektir. Ve bu klinik olarak tedavi edilmesi gereken bir durumdur” diyor.

Haberin Devamı

5 MADDEDE TAKINTIYI YENME YOLLARI

PEKİ, ne yapmalı da tedavi aşamasına varmamalı? Prof. Dr. Ebru Şalcıoğlu 5 maddede anlatıyor:

1) KİMİ TAKİP ETTİĞİNE DİKKAT ET: Sürekli ‘güzellik’ pompalayan; fenomenler, ünlüler, sanatçılar, estetik ve güzellik uzmanları gibi, ‘kusursuzluk’ algısı yaratan kişileri takibi bırak ya da aza indir. Sürekli aynı ‘mükemmellik’ görseline maruz kalmak tetikleyici olabilir.

2) RÖTUŞ VE FİLTRE PROGRAMLARINI SİL: Neysen ‘o’sun. Kimi kandırıyorsun? Olmadığın birine dönüşmek doğal haline duyduğun nefreti de artırır.

3) AYNAYA GEREKLİ İSE BAK: Bakıp kusur aramak kadar, bakıp bakıp kendine doyamamak da sakıncalı. Dolayısıyla gerektiği kadar, gerektiği an bakmak kâfi. Ve bakarken ‘dengeli’ şekilde sevdiğin taraflarına odaklan.

Haberin Devamı

4) KARŞILAŞTIRMA YAPMA: Kendini bir başkası ile kıyaslamayı kes! Unutma, herkesin anatomik yapısı farklıdır ve kimse bir diğerinden üstün değildir.

5) KENDİNİN FARKINA VAR: Bizler sadece fiziksel özelliklerimizden ibaret değiliz. Aklımız, kalbimiz, benimsediğimiz değerler ile de varız. Hayat sadece dış güzelliğe odaklanacak kadar kısa değil. Güzelliği takıntı haline getiren kişi sadece kendini mutsuz eder.

ESTETİK MERAKI CİNSİYET TANIMIYOR

Hollywood’un beğendiğim oyuncularından 57 yaşındaki Sandra Bullock, 2018’de genç kalabilmek için yüzüne çocuk derisi enjekte ettirdiğini açıklamıştı. O dönem sünnet derilerinin Koreli çocuklara ait olduğu ve izinsiz toplandığı iddia edilince büyük bir tartışma başlamıştı. Seren Serengil’in de yüzüne çocuk sünnet derisi aşılattığını duyunca, Alloblast adı verilen yöntemin ne olduğunu öğrenmek için İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Başhekimi, Dermatolog Prof. Dr. Zekayi Kutlubay’ı aradım, “Sanıldığının aksine çocuk sünnet derisi direkt yüze sürülmüyor” diyor, gülümseyerek. Şöyle anlatıyor: “Yeni doğan bebeklerden gelen sünnet derisi laboratuvara gönderiliyor. Atık deri burada, genetik ya da Hepatit, sarılık, HIV gibi hastalıklara karşı testlere tabi tutuluyor. Çoğu da geçemiyor o testi. Yüz sünnet derisinden doksanı çöp oluyor. Testi geçenlerden elde edilen fibroblast hücreleri, yüksek teknolojiye sahip laboratuvar ortamında, biyomühendislik teknikleri ile çoğaltılarak şişeleniyor ve sipariş verene gönderiliyor. Bir şişe içinde 18-20 milyon kadar fibroblast var. En önemli görevleri ise cilt için son derece önemli olan, parlaklık ve esneklik sağlayan, kırışıklıkları yok eden kolajen ve elastin üretimini sağlaması. Hastanın gençleşmeye ihtiyaç duyduğu; yüz, el üstü, boyun, dekolte gibi, bölgeye iğne ile uygulanıyor. Etkisi 4-5 yıl devam
ediyor ve diğer yöntemlere göre başarı oranı da 4 kat daha yüksek
.”

Haberin Devamı

HASTA SAYISI ARTIYOR

Türkiye’de de sünnet derisi toplayan ve bu solüsyonu hazırlayan laboratuvarlar olduğunu belirten Prof. Dr. Kutlubay işlemin tamamen yasal olduğuna da değinerek, “Botoks, dolgu gibi uygulamaların sunni olduğunu, mimikleri kısıtladığını düşünen ve doğal bir yöntem arayanlar tercih ediyor daha çok Alloblast’ı. Sadece kadınlar diye düşünülmesin. Erkekler de atağa geçti. Onlarda da çok yaygın. Sosyal medya etkisi ile de sanırım hasta sayısı artıyor. Estetik merakı cinsiyet tanımıyor” diyor.

Yazarın Tüm Yazıları