Dünyaları ofisine sığdıran adam

Sizi bugün gerçekten de nevi şahsına münhasır biri; İbrahim Alimoğlu ile tanıştırmak isterim.

Haberin Devamı

80 yılı aşkın süredir mermer ihracatı yapan bir ailenin 3. kuşak yöneticisi.  Her ne kadar kendisine “mermer ustası” dese de vizyonu ile bundan fazlası.

Dünyaları ofisine sığdıran adam

Zira daha dün kişisel gayretleri ile dünyanın 7 kıtasından 433 çeşit enstrümanı toplayarak kurduğu Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı içindeki İbrahim Alimoğlu Müzik Aletleri Müzesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığının Özel Ödülüne layık görüldü. Ödül hayli kıymetli ama bu, işin görünen yüzü.

Dünyaları ofisine sığdıran adam

Haberin Devamı

Beni asıl etkileyense başka. Bugüne kadar gerek iş gerek gezmek için gittiği ülkelerden birbirinden farklı binlerce parça; yaklaşık 2 milyon yıllık yengeç fosilinden tutun Abdülhamid Han dönemi sancağına, Mustafa Kemal Atatürk’ün ıslak imzalı Nutku’na kadar toplayan Alimoğlu, tüm bu kıymetli parçaları ise ofisinde sergiliyor ve sadece özel misafirleri görebiliyor.

Dünyaları ofisine sığdıran adam

KEŞKE BİR MÜZEMİZ OLSA HALKIMIZ DA GÖRSE

Hafta içi Hürriyet yazarları ile “keşfetmek” için Afyon’daydık. Belediyenin, Valiliğin, Sanayi ve Ticaret Odası ile işinsanlarının katkısı gerçekten çok büyük Afyon’a.

Dünyaları ofisine sığdıran adam

Ama tek bir sıkıntıları var. Bunca yatırım, bunca gezip, görülecek yer, termal ve gastronomi turizmine rağmen, “Afyon’a gidilmez Afyon’dan geçilir” noktasındalar hâlâ. Oysa çevresinde Eskişehir, Konya, Isparta, Denizli, Uşak ve Kütahya var. Ülkenin, batısındaki tüm yollarının birleştiği ve İstanbul’dan sonraki en işlek kavşak...

Dünyaları ofisine sığdıran adam

Haberin Devamı

Gelin görün ki geçip giden çok, kalan pek yok. Ne yalan söyleyeyim, geçtiklerimi saymazsam, bu benim de ilk Afyon ziyaretim. Ancak bunu değiştirmeye kararlı Afyon Belediye ve Valiliği. Frigya vadisinde yapılan balon turundan tutun şehrin merkezindeki tarihi uzun çarşının ve evlerin restorasyonuna kadar birçok güzel işe imza atılmış. “Ah” diyorlar, “Bir de şu yüksek hızlı tren projesi bir an önce tamamlansa. İşte o zaman Afyon’un kaderi değişecek.” İşinsanı İbrahim Alimoğlu ile de tüm bunları konuştuğumuz bir toplantıda tanıştık. Şehrin “ağabeyi” sıfatı ile oradaydı. Emre Eser ile beni Organize Sanayi Bölgesi içindeki mermer fabrikasına davet etti. Bir fabrikada ne görebilirdik ki... “10 dakika uğrarız” dedik, 1 saat çıkamadık ofisinden.

Haberin Devamı

Dünyaları ofisine sığdıran adam

2 MİLYON YILLIK YENGEÇ FOSİLİ

Ofise adım atar atmaz devasa mermer örnekleri ile karşılaşacağımızı sanıyorduk, yanılmışız. Giriş katı adeta taş müzesi. Kemikler, bin yıllık ayak izleri, bugüne kadar hiç görmediğimiz taşlar ve yaklaşık 2 milyon yıllık olduğu tahmin edilen bir yengeç fosili. Şaşkınız. Şaşırdığımızı gören Alimoğlu, “Çok seviyorum koleksiyon yapmayı. Bugüne kadar gerek iş gerek gezmek için 50’den fazla ülkeye gittim. İlgimi çeken ne varsa topladım” diyor.

Dünyaları ofisine sığdıran adam

ERMENEK FACİASININ SİMGESİ LASTİK PABUÇLAR

Bir üst kata geçerken ise donup kalıyorum. Çünkü hiç beklemiyordum o lastik pabuçları görmeyi. Ermenek’te, maden ocağını su basması sonucu yaşamını yitiren 18 maden işçisinden biriydi Tezcan Gökçe. Babası Recep Gökçe’yi- nurlar içinde yatsınlar- hatırlarsınız. Kara lastik pabuçları Ermenek faciasının simgelerindendi. Gazeteci Ata Gündüz Kurşun o pabuçları ailenin de rızası ile alıyor, sergilenmek üzere Alimoğlu’na veriyor: “Recep amca ve eşinin durumu bizim gerçeğimizdi ve ben de onun hatırasını bağrımızda saklamak istedim.”

Haberin Devamı

Dünyaları ofisine sığdıran adam

ABDULHAMİD HAN’IN SANCAĞI

Bir üst kata çıkarken Emre ile ağzımızı hayretten kapatamadığımızı fark ettik. Sadece odalarda değil ofisin koridorları, duvarları ve merdivenlerine kadar birbirinden farklı binlerce parça var burada. El yazması eserlerden, Osmanlı sancaklarına, en az 100 yıllık olan ve hala çalışan gramofonlara, eski telefonlar, saatler, tespihler, dikiş makinaları, bastonlar, mobilyalara kadar... Bunların arasında en kıymetli olanlardan biri de Abdülhamid Han döneminden kalan bir sancak.

Dünyaları ofisine sığdıran adam

ATATÜRK İMZALI KİTAP KOLEKSİYONU

10 binden fazla kitabının olduğu bir de kütüphane var ve burada da 1927 yılında, Osmanlıca yazılmış bir Nutuk, o Nutuk’da ise Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ıslak imzası var. Şaşkın şekilde soruyorum: “Bunca eser, bunca farklı parça... Neden hepsi ofisinizde? Halkla bütünleşmesi lazım gelmez mi?” Yarasına parmak basıyorum Alimoğlu’nun. Şöyle diyor: “Benim 40 yıllık istek ve arzum budur. Tüm bu parçaların sığacağı ve tasniflenerek sergileneceği bir müze hayalim var. Şehrimizde Alimoğlu Tarih Müzesi de olarak bilinen Çeşmeli Konak’ta bazı koleksiyonlarımız sergileniyor. Ama orası yetmiyor. Dolayısı ile bu güzelliklerin ofisten çıkarak, halkımızın da gezebileceği yeni bir müze hasıl olur. Müze yeri için makamlarımıza ricada bulunduk. Bakalım! Bekliyoruz.”

Yazarın Tüm Yazıları