"Erdal Sağlam" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Erdal Sağlam" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Erdal Sağlam

Yabancı faizde siyasi kararın çıktığını görürse...

UZUN süredir dediğimiz gibi; faiz oranları konusunda hükümetin daha doğrusu siyasi iradenin oynadığı oyun, sürekli bir çatışma havası verilmesi piyasaları bıktırdı.

Tayyip Erdoğan önce başbakanlığı şimdi de cumhurbaşkanlığı makamında sürekli olarak faiz baskısı yapıyor, piyasalar tedirgin oluyor. Tedirgin oluyor ama sonunda Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Merkez Bankası yönetiminin “gerekeni yaptığını” görünce rahatlıyor.
Şimdiye kadar hep böyle oldu; siyasi otorite sürekli “faizleri indirin, ne bekliyorsunuz, yeterince indirmiyorsunuz” dedi ama buna rağmen piyasalar önce tepki verip sonra normale girdi. Çünkü Merkez Bankası kendi bildiğini okuyor, teknik karar veriyor görüntüsünü vermekte başarılı oldu. Zaman zaman siyasi otorenin baskısına boyun eğdiği de görüldü ama daha sonradan toparladı.
Şimdi yine aynı oyun sahnede. Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta genç işadamlarına “Gerekirse Merkez Bankası’nı çağırıp konuşacağım” diyerek, faizleri hızla indirmesini istedi hatta yüzde 5’e indirmesi yönünde imada bulundu. Bununla da yetinmedi; ”Merkez Bankası bağımsızsa ben de bağımsızım” dedi.
Şimdi gözler yarın yapılacak Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında. Merkez Bankası’nın yarın alacağı faiz kararı yine kritik bir hal aldı. Bugün eğer cumhurbaşkanı, dediği gibi, karardan bir gün önce Merkez Bankası yönetimini çağırıp konuşursa, daha doğrusu fırça atarsa, bu haberin duyulması bile bugün piyasaları bozar. Umarız böyle bir şey yapmaz...
Asıl önemli olan ise yarın çıkacak faiz kararı. Cumhurbaşkanı söylememiş olsa da Merkez’in bir miktar faiz indireceği piyasalarda konuşuluyordu. Ancak bu indirim oranının yine küçük bir oran olması bekleniyordu.
Yarın Merkez faizde nasıl bir kararı alınır bilinmez; bence yatırımcı için önemli olan “indirim yapsa da bunun oranıyla birlikte, faizde siyasetin etkili olup olmadığı” olacak. Tabi ki 1 puan ya da daha fazla bir indirim olursa, bu kararda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın baskısının olduğu söylenecek. Ancak 1 puandan az bir indirim piyasalar tarafından “Merkez Bankası yine bildiğini yaptı” diye algılanıp, piyasaların bozulması engelleyebilir.
Yani asıl önemli olan Merkez Bankası kararlarında, şimdiye kadar olmadı diye bakılan, siyasi otoritenin baskılarının geçerli olup olmayacağı.

İDEOLOJİK BAKILIYOR

Özellikle yabancılar, bundan sonra siyasi kaygılarla faiz kararı verildiğine ve verileceğine ikna olurlarsa, Türkiye ekonomisinin işi gerçekten zor demektir.
İnsanın aklına sık sık “yeter artık, faiz yarın yüzde 5’e indirilsin de görülsün bakalım” demek geliyor ama bu ülkede hepimiz yaşıyoruz, çok kötü olur...
Erdoğan ve yazı yazan yakınlarına bakacak olursak; faizin artık tümüyle ideolojik bir karar olarak kabul edildiğini görüyoruz. Artık “Batı bize karşı yükselmemizi istemiyor, bizi batırmaya oynuyorlar, o nedenle güçlü Türkiye için faizlerin düşürülmesi lazım” gibi görüşleri açıkça dile getiriyorlar.
İşte bu nedenle, açıkça söylemeseler de, Ali Babacan ve ekibine karşı tepkililer, sanki bu ekip Türkiye’nin başarısını istemiyormuş gibi davranıyorlar. Hürriyet’ten Nuray Babacan hafta sonunda, ”Saray’da Erdoğan’ın milletvekili ve parti yöneticilerine Hükümeti şikayet ettiğini, alınan imar rantı gibi ekonomik kararları eleştirdiğini” yazdı. Bu da ideolojik çatışmayı zaten açıkça gösteriyor.
Ankara kulislerinde Erdoğan ve ekibinin, Babacan ve ekibine karşı söylediği belirtilen ağır sözler, son günlerde iyice yoğunlaştı...
Özetle; faizde ideolojik, siyasi bir karar çıkarsa, piyasaların vay haline...

X