"Emre Özpeynirci" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Emre Özpeynirci" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Emre Özpeynirci

Yerel fuarlar iptal ya Autoshow!

SON yıllarda tüm dünyada otomobil fuarları konsept olarak sorgulanmaya başladı. Harcanan para ve verilen mesainin artık karşılığını bulamadığı, fuarlar yerine başka alanlara daha müşteri bazlı yatırımların yapılmasının etkili olduğundan bahsediliyor.

BU yüzdendir ki, özellikle kendi markalarına sahip ülkelerde düzenlenen fuarlara son yıllarda katılım oldukça düştü. Yani Paris’te düzenlenen fuara ağırlıkta olarak Fransız markalar katılırken, Frankfurt’a Almanlar, Tokyo’ya Japonlar, Detroit’e ise Amerikan markalar katılıyor. Ev sahibi markaların gölgesinde kalmak istemeyen diğer markalar ise hızla fuarlardan uzaklaşıyor, kendilerine başka tanıtım alanları buluyor.

Bu alanda tek istisna ise her yıl İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen fuar. Bu fuara herkes eşit şansa ve alana sahip olduğu için katılım yüksek. Onun dışında ne yazık ki global otomotiv dünyası için çok önemli bir fuar kalmadı. Düşünün yılın ilk fuarı olma özelliğine sahip Detroit bile bunu Las Vegas’ta düzenlenen CES’e kaptırdı. Sırf bu yüzden 2020’den itibaren tarihini değiştirip ocak ayından hazirana çekti, ama hiç şansı kalmadı.
Yerel fuarlar iptal ya Autoshow

BAŞKAN BİLE KATILMADI
Türkiye’de de ne yazık ki fuarcılık anlamında benzer şeyler yaşanıyor. Düşünün 2017 yılında Türkiye’nin en büyük fuarı olan İstanbul Autoshow’a katılım neredeyse yarı yarıya düştü. Fuarı düzenleyen Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) Başkan ve Başkan Vekilinin temsil ettiği markaların bile fuara katılmaması durumun ciddiyetini net olarak gösteriyor. 2017’deki bu durum Türkiye’nin ekonomik koşullarından bağımsız bir gelişmeydi. Yani markalar artık fuarlardan çok net geri dönüş alamadıkları için büyük yatırım yapmaktan kaçınmaya başladı.

ODD kuşkusuz sadece İstanbul’da fuar düzenlemiyor. Yıl içinde bir çok şehirde otomobil fuarları düzenlenir. Bunlar yerel fuarlar olarak oradaki markaların bayilerine destek olmak, sektöre hareket kazandırmak amaçlıdır. Ama son dönemde ekonomide yaşanan dalgalanmalar sonrasında bu fuarlar sırayla iptal olmaya başladı. Eylül ayındaki Konya fuarı şimdiden iptal olurken, ekim ve kasımda Samsun ve Diyarbakır fuarlarının da iptal edilmesi bekleniyor.

BU ŞARTLARDA DOĞRU MU?
Sonuçta hızla daralan otomotiv pazarında markalardan fuara katılmasını beklemek biraz saçma olur.

Bu noktada kafalardaki asıl soru ise; “2019’da düzenlenecek İstanbul Autoshow’un akibeti ne olacak?” 2017’deki fuara ekonomik durum bu denli kritik değilken bile katılım yarı yarıya azalırken, 2019’da fuarda ısrar etmek doğru olur mu? ODD bunun kararını eylül ayında düzenleyeceği yönetim kurulu toplantısında verecek ama benim aldığım duyumlar bir çok markanın şimdiden kapıları kapattığı yönünde. Yani fuar düzenlenirse bile aynı geçen yıl gibi ağırlıkta olarak Türkiye’de üretimi olan markaların katılacağı az katılımlı bir şov olacaktır. Bekleyip göreceğiz ama ekonomideki dalgalanma devam ederse fuarın iptal olacağını söylemek yanlış olmaz.

BANKALAR FİLODA TAVSİYEYE UYMALI

GEÇEN hafta yazmıştım, Türkiye’de otomotiv pazarının son yıllardır dinamosu olan filo kiralama sektörü, artan kurlar yüzünden köşeye sıkışmış durumda. Kurla borçlanıp, teminat olarak satın aldığı otomobillerin ikinci el değerlerini gösteren filo şirketleri kurun hızlı artmasıyla birlikte ciddi teminat açığı sıkıntısı çekmeye başladı. Bu durumu şöyle özetleyeyim; “1 milyar Euro borçlanarak aldığınız otomobillerin 2 ay önce 2.el değeri borcunuza karşılık gelirken şimdi bir anda yüzde 30-40 altına indi. Bankalar da oluşan bu teminat kaybına yönelik, sizden ek teminat istemeye başladı.”

Sermayeniz güçlü olsa dâhi yeni teminat göstermek bir çok şirketi batıracak düzeyde. Bu doğrultuda geçen hafta Hazine ve Maliye Bakanlığı bankalardan bu tip şirketlerden bu zor süreçte ek teminat istememesi tavsiyesinde bulundu. Eğer bankalar riski üzerilerine alıp tavsiye kararına uyarsa, bu durum zor duruma düşen ama batmamış firmaları yaşatacaktır.

Sonuçta ekonomik dalgalanmalarla birlikte filo kiralama şirketlerinin aynı yurtdışındaki örnekleri gibi denetim ve kontrolünün yapılması gerektiği anlaşıldı. Otomotiv pazarını büyüten bu sektör son yıllarda çok hızlı büyüdü ve herkes bu alana yatırım yaptı. Ama mali piyasaları denetleyen kurumların denetimi ve kontrolü altında büyümedikleri için ciddi bir çalkantıda riskleri ortaya çıktı.

Düşünün ekonomik dalgalanmadan önce yönetimsel hatalardan dolayı batan Fleetcorp’un bile yarattığı mağdurlara çözüm bulunamıyor, bankalara ve kurumlara borçlarını ödeyecek mecra yer almıyor.

Eğer bankalar şu anda bilançolarında büyük sıkıntılar olan filo kiralama şirketlerine bu dönemde destek olmazsa, buradaki iflaslar bir çok sektörü ve doğal olarak ekonomiyi etkileyecektir.

Bu yüzden Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın filo kiralama sektörüne biraz odaklanması gerektiğini düşünüyorum. En azından bilançolarını inceleyip, ne gibi hasarlar oluşabileceğinin önlemlerini önceden almalılar. Aksi takdirde bu sektörde yaşanan bir iflas, domino etkisi yaratacaktır.

X