‘Yeme-içme-gezme’ peşinde yepyeni bir yıl

Pandemi her alanda olduğu gibi yeme-içme alışkanlarını ve ‘gurme seyahat’ seçeneklerini de değiştirdi. Kişiye özel şef, yurtiçinde yeni lezzet adreslerinin öne çıkması, ekoturizmle tek ürünün peşinde yolculuk, çevreye saygılı gastronomik keşiflerin artması önümüzdeki yılın trendleri. Ama hepsi bu kadar değil.

Haberin Devamı

Bu yıl çoğumuzun yurtdışı seyahatlerinin sayısının azalacağını söylemek için müneccim olmaya gerek yok. Hal böyle olunca da yönünü yurtiçine çeviren gastronomi meraklıları farklı rotaların peşine düşecek. Antakya, Antep, Adana... Bunlar zaten iyi yemek için yıllardır gözü kapalı gittiğimiz şehirler. Bu yıl sıra yıldızı parlayanları keşfetmeye geldi.
‘Yeme-içme-gezme’ peşinde yepyeni bir yıl
Sri Lanka Nuwara Eliya’daki (üstte) çay temalı otellerde tarladan fincana kendi üretiminizi deneyimleyebiliyorsunuz. Şefler de yemeklerini çayla lezzetlendiriyor

Keşfedecek yerimiz çok

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na giren Afyon bunlardan biri. Kaplıca şehri kimliğinden gastronomi şehri kimliğine bürünmek için Afyon’un elinde hepimizi şaşırtacak kadar fazla kozu var, gidin ve görün. Çanakkale ise peynirinden deniz ürünlerine türlü zenginliğe sahip. Yakın zamanda kurulan Çanakkale Gastronomi Derneği’nin çalışmalarıyla bu yıl bölgenin daha çok farkına varacağız. Urla ve çevresi son yıllarda sadece Ege’nin değil tüm Türkiye’nin yükselen gastronomi yıldızı. Ama bu yıl sıra emektar ustalarıyla, kaliteli ürünleriyle Ege’nin biraz kuytuda kalmış cevherlerinde; Tire, Birgi, Ödemiş gibi... Bu şehirleri henüz görmediyseniz şimdiden listenize alın. Türkiye’nin en renkli pazarlarından birine ev sahipliği yapan, birbirinden lezzetli peynirleri, taktak kebabıyla Tire, Balkan göçmenlerinden miras nefis köfteleriyle Ödemiş, nesilden nesile ustalıkla aktarılmış lezzetleriyle masalsı güzellikteki Birgi ilgiyi fazlasıyla hak ediyor.
‘Yeme-içme-gezme’ peşinde yepyeni bir yıl
Köfte, Tire

Dünya ürün peşinde

Tek ürün peşinde yapılan detaylı seyahatler tüm dünyada revaçta. Bunun etrafında dönen müthiş bir turizm potansiyeli var. Mesela Sri Lanka Nuwara Eliya’daki çay temalı otellerde tarladan fincana kendi üretiminizi deneyimleyebiliyorsunuz. Bunun yanında şeflerin çayla yaptıkları farklı lezzetleri tadabiliyorsunuz. Benzer durum kahvenin peşinde Tanzanya’da da var. Kilimanjaro eteklerindeki kasabaların bazılarındaki kabileler size atalarından bu yana devam eden eski usullerle kahvenizi yaptırırken Arusha’daki daha modern otellerde yeni nesil kahve üretimini öğrenebiliyorsunuz. Bizde de balın veya peynirin peşinde bu tarz yolculuklar için yabancılar niye gelmesin? Ama öncelikle Kars Peynir Rotası’nda olduğu gibi bir çalışma yapılması, sonrasında turizm şirketlerinin bunu pazarlaması gerekiyor.
‘Yeme-içme-gezme’ peşinde yepyeni bir yıl
Kaymaklı ekmek kadayıfı, Afyon

Aktif mutfak deneyimleri

Geçen günlerde Hilton Otelleri’nin global yöneticilerinden biri şu açıklamayı yaptı: “İnsanlar tatile çıktıklarında aktif mutfak deneyimleri aramaya başladı. Deniz, güneş, kum, doğa veya tarihle ilgili gittikleri destinasyonlarda bile o ülkenin yemek kültürüyle alakalı bir şeyler öğrenmek istiyorlar. Biz de onlara şefler eşliğinde ufak atölye çalışmaları vererek bazen en iyi körinin nasıl hazırlandığını, bazen de el açması makarnanın nasıl yapıldığını anlatıyoruz. Mesela bazı otellerimizde çocuklara yemeğin bahçeden masaya olan serüvenini anlattığımız özel kurslar var.” Bu da demek oluyor ki büyük otel zincirleri özellikle müşterinin bizzat dahil olduğu gastronomi deneyimlerini daha çok öne çıkarmaya devam edecek.
‘Yeme-içme-gezme’ peşinde yepyeni bir yıl
Aileye özel şef

Tatil evleri kiralayan Perfect Stays’in pazarlama müdürü Rebecca Jackson COVID-19 sonrası en fazla istenenin, müşterilerin tatil boyunca sadece aileye servis verecek özel şef talebi olduğunu söylüyor. Avrupa’da da birkaç ailenin birlikte kalmak için kiraladığı özel şef servisli evler son zamanlarda çok revaçta. En son Siena’da, meydana bakan eski apartmanlardan birinde üç odalı, kocaman teraslı ve size sürekli bölgenin yerel yemeklerini pişiren bir şefin istihdam edildiği bir eve konuk olmuştum. Bütçeniz elveriyorsa şahane bir deneyim.

Sürpriz yerler öne çıkacak

Lyon, San Sebastian gibi gastronomi mabedi sayılan şehirlerin modası geçmez ama yemek peşinde seyahat edenlerin de keşfetme merakı kolay kolay bitmez. Fransız restoran derecelendirme sistemi La Liste’nin başındaki Helene Pietrini 2022’de kendisini en heyecanlandıran gastronomi seyahatlerinin Afrika’da, özellikle de Gana’daki yeni nesil şefleri keşfetmek için yapacağı seyahatler olduğunu söylemişti. Belki bu yıl değil ama önümüzdeki birkaç yılın merak edilen yerleri arasında Afrika olacağı şimdiden belli, hele de listelere restoranları girdikçe. Kendimizi övüyor gibi olmak istemem ama seyahat kısıtlamaları azaldığı zaman İstanbul tüm dünyanın ilgisini üzerine toplayacak. Nereden mi biliyorum? Turizm Geliştirme Ajansı şimdiden bu konuda altyapıyı hazırladı bile. Tanıtım atağındaki bir diğer ülkeyse Ukrayna. Özellikle Lviv’de yeme-içme adına kalbinizi çalacak çok şey var. Fiyatların Avrupa ülkelerine göre çok daha uygun olmasıysa bizim için önemli bir ayrıntı.

Bilinçli gurmeler devri başlıyor

Yemek yolculuğunun yeni çağında sorumluluk sahibi olmak yemek meraklıları için çok önemli. Sektörün en ciddi ödül ve derecelendirme sistemlerinde artık sürdürülebilir restoranlara ayrı başlık açılması kolektif bilinci destekleyen güzel bir gelişme. Bir şehrin yemek kültürünü keşfetmeye gidenler artık bu tarz restoranların da peşine düşüyor. Yerel tedarikçilerin ürünlerini atıksız bakış açısıyla, doğa dostu bir ortamda sunan, hem damağı hem de ruhu besleyen yerler bilinçli gurmelerin seyahat listelerinde artık ilk sıralarda olacak.

Yazarın Tüm Yazıları