"Dr. Hüseyin H. Serdar" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr. Hüseyin H. Serdar" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr. Hüseyin H. Serdar

Top patlar, oruçlar açılır

Barış ve huzur ayı olması gibi özelliğiyle bilinen ramazan ayı başladı.

Müslümanlar için bu ayda farz olan oruç, farzların içerisinde de sağlıklı olan herkesin rahatlıkla yerine getirebileceği bir ibadettir.
*
Allah emrettiği için ramazan orucu tutulur.
Hac gibi, namaz gibi ibadetleri gösteriş ve çıkar için yapanlar oluyor ama oruç tutmanın söylenmediği takdirde gösterişi olmuyor, fark edilmiyor…
Orucun cakası olmuyor!
*
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kur ‘an-ı Kerim mealine göre oruç, Bakara Suresi, 183-184. Ayetlerde;
“Ey iman edenler! Sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sakınasınız diye sizin üzerinize de sayılı günlerde oruç yazıldı. İçinizden hasta veya yolcu olan, başka günlerden sayısınca tutar. Orucu tutmakta zorlananlar için bir yoksulun (günlük) yiyeceği kadar fidye yeterlidir. Bir iyiliği mecbur olmadan yapan için bu (yaptığı) iyidir. Ama orucu tutmanız –bilirseniz- sizin için daha hayırlıdır.”

RAMAZANDA BİZ

Biz ne yapıyoruz?
Nefsin sevdiği ve hoşlandığı şeylerden el çekiyoruz,
Haram, hak, hukuk ve kul hakkı yemiyoruz,
Yalan konuşmuyoruz,
Gıybet, dedikodu yapmıyoruz,
İyilik ve merhamet duygularımızı güçlendiriyoruz,
Yoksullara yardım ediyoruz,
İbadetlerimizi daha özenle yapıyoruz,
Bol bol dua ediyoruz,
Yaşamımızı gözden geçiriyoruz,
Gösteriş ve israftan sakınıyoruz…
Aslına bakılırsa biraz daha insan oluyoruz!
*
Buhari ‘den nakledildiğine göre Peygamber Efendimiz ne diyor?
“Kim yalan söylemeyi, yalanla iş görmeyi ve cehâleti terk etmezse, Allah’ın, onun yemesini ve içmesini bırakmasına (oruç tutmasına) ihtiyacı yoktur.”

ORUCU BİLMEK

Oruç nedir?
Niçin oruç tutulur?
Orucu bozan şeyler nelerdir?
Orucu bozmayan şeyler?
Oruç kimlere farzdır?
Mevzu bu kadar kolay olsa keşke!
*
Dünyaya bakıyoruz;
Savaş, kan, gözyaşı, yoksulluk, iptidailik, egemenliği kullanamama, sömürülme, eşitsizlik, zulüm, insan hakları sorunları, demokrasinin olmaması, yönetimsel problemler, hukuk tanımazlık, modern dünyadan kopukluk, eğitim, sağlık, tarım, teknoloji ve ekonomide gerilik, yalan, dolan, rüşvet, rant, kayırmacılık, kadına ve çocuğa şiddet, ilkellik, varlık içinde yokluk, sefalet ile tanımlanan ülkelerin çoğunun islam devletleri olmasına, perişan hallerine üzülmemek elde değil…

11 AYIN SULTANI

Bin 400 seneden beri ramazanda ne yenir ne yenmez anlatıp duruluyor.
Bu işi geçim kapısı yapan din tüccarları da var elbette…
11 ayın sultanı ramazanı bekleyip, televizyonlarda bir saatlik programlar yapıp ‘Müslüman, bu ayda ne yer, ne yemez, orucu bozan haller nelerdir?’ anlatıp, elemanlara da abuk sabuk sorular sordurup, milyonları cebe indiren ‘sultanlar gibi yaşayan din simsarları‘ hatırlanmadan geçilir mi?

SAĞLIK VE YEMEK

Şeker, solunum, dolaşım, böbrek, kalp, yüksek tansiyon, karaciğer hastalıklar gibi sağlık sorunları, yaşlılık, güzçsüzlük varsa inat etme, tutma kardeşim…
Kolaya da kaçma…
*
Bir müslüman, iyi bir insan ne yemeyeceğini gayet iyi bilir!
İftarda da, sahurda da kararında, abartmadan yemeli, sağlığı korumalı.
Ailesinde, okulunda, mahallesinde, camisinde, çevresinde, işinde gücünde öğrenememiş bir insan bunları TV‘lerden mi öğrenecek?
Şaşmalı bu akla…

RİZELİ

Geçtiğimiz ramazanlarının birinde Rize‘de top atılır. Şehir halkı da afiyetle orucunu açar. Ama kısa bir süre sonra da minarelerden ezan sesleri yükselmeye başlar…
61 gün mü tutacağız, kaza mı yapacağız?
Bizim ne suçumuz var?
Topu patlatan oruç tutsa olmaz mı?
Kasıtlı değildi zaten, Allah kabul etmez mi?
*
Tüm şehir müftülüğü soru yağmuruna tutunca, müftü de şehrin hoparlöründen;
- Topun erken patlamasının kasıtlı olmadığı, bütün Rizelilerin ramazandan sonra bir gün kaza orucu tutacaklarını duyurur.
Ama yapacak bir şey yoktur, ramazandan sonra bir gün kaza orucu tutulacaktır…
Bu arada Almanya’da yaşayan Rizeli telefonla müftüyü arayıp;
- Hocam, Almanya’da yaşıyorum, Rizeliyim. Ben de kaza orucu tutacak mıyım? diye sormaz mı?..
Müftü ne desin;
- Topun sesi orada da duyuldu mu?..
**
Ramazanın hadiseleri, jet imamaları, fıkraları çoktur, anlatmakla bitmez.
Dinleyeni de usandırmaz.
Allah var, araba, uçak, tank konusunda ağır gidiyoruz ama fıkra üretmekte üstümüze yok!..

HASAN EMİCE GİDİNCE

Bir tane de Trabzon’dan anlatalım o zaman…
Temmuz ayının en sıcak, sıcak ve yakıcı olduğu kadar da uzun günlerine gelip çatmıştır ramazan.
Hasan emice, yeni yetme torunuyla dağ tepe aşıp, uzak tarlaya doğru yürürler. Tabii güneş tepeden vurmaktadır.
Takati kalmayan doksanlık Hasan emicenin dili damağı kurumakta, başı dönmekte… Yamaçtan pınar suyunun ışıl ışıl parladığını görünce birden hızlanır, ağzını oluğa dayar ve kana kana içmeye başlar.
Su içtiğini gören torun telaşla;
- Hasan dede, Hasan dede oruç!… Oruç gitti Hasan dede!.. diye seslenir. Hasan dede garibim de;
- Ula torunum, ha bu remezan her yıl geliy ama Hasan dede gidince bi daha gelmiy da!..
**
Ramazan ayınız huzur içerisinde, mutlu, sağlıklı, bereketli geçsin.
Rabbim nice ramazanlara ve bayramlara eriştirsin, amin.

 

X