"Dr.Başak Demiriz" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Dr.Başak Demiriz" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Dr.Başak Demiriz

Öğrenme bozuklukları okul başarısını engeller

Danışan: Oğlum bu sene ikinci sınıfa başladı. İki tarafın da tek torunu olduğu için bütün gözler onun üstünde, hepimiz her zamanki gibi çok heyecanlıyız. Her gün okul çıkışı çocuğa bir sürü soru soruyoruz; “Bugün ne öğrendiniz, ne yediniz, ne oyunlar oynadınız” gibi. Çocuğumun başarılı olması için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz ama eşimin bazı tutumları beni çok rahatsız ediyor.

Dr. Başak: Ne gibi tutumları?

Danışan: Oğlumuzu sürekli başkalarıyla kıyaslıyor. Arkadaşlarımızın çocukları okumaya başlamış bile, bizimki daha tam okuyamıyor diye stres yapıyor, acaba bir problem mi var diye kendini yiyip bitiriyor. Her gün çantasını kontrol edip, ödevlerine bakıyor. Çocuğu şimdiden strese sokacak diye korkuyorum. Bu kadar sıkı kontrol etmesi, başkalarıyla kıyaslaması, bu kadar hırslı olması normal mi?

Dr. Başak: Her anne-baba çocuğunun okulda başarılı olmasını ister. Dolayısıyla okulların başlamasıyla birlikte birçok anne-babanın dikkati çocuklarının akademik başarısına yöneldi ve çocuğunu ister istemez diğer çocuklarla kıyaslıyor. Bundan daha doğal bir şey olamaz.
İşin gerçeği bu kıyaslama oldukça faydalı, çünkü bu kıyaslama sayesinde çocuğun problem yaşadığı alanlar ya da çocuğun ileri olduğu alanlar ortaya çıkar. Fiziksel gelişim de bu şekilde gözlenmez mi? Bir çocuğun ne zaman emekleyeceği ne zaman oturacağı, yürüyeceği bütün toplumlarda aşağı yukarı bilinir.
Siz de çocuğunuzun gelişimini bu genel bilgiye göre takip edersiniz. Eğer 2 yaşına gelmiş bir çocuğun tüm arkadaşları yürüyor da sizinki henüz yürüyemiyorsa, doktoruna danışır ve bir problem olup olmadığını ortaya çıkarmak istersiniz. Aileler öğrenmeyi ve akademik becerileri de genellikle bu şekilde takip eder. Çocuğunun sınıfta yapılanlara diğer arkadaşları gibi katılabilmesi, verilen ödevleri yapabilmesi, sınıfa uyum sağlaması her şeyin yolunda olduğuna işarettir. Eğer çocuk herhangi bir alanda zorlanıyorsa aileler bunun nedenini anlamaya çalışır.

AKADEMİK HAYATI ZORLAYAN PROBLEMLER NELER

Danışan: Evet bu mantıklı ama eşim fazla kaygılı. Sanırım oğlumuzun başarılı olmasını istemesi yanında, eğitim hayatında bir problem olmasından da korkuyor. Onu anlıyorum, çünkü abisi okulda çok zorlanmış ve okuyamamış. Aslında gayet zeki, mutlu ve başarılı biri ama okulu becerememiş, iki sene üst üste sınıfta kalmış. Aile de pek üstüne gitmemiş, oğlumuz okulu sevmedi diye düşünüp okuldan alıp işe sokmuş. Şimdi düşünüyorum da eşim belki de oğlumuzun amcası gibi problem yaşayacağından korkuyor. Akademik hayatı zorlayan ne gibi problemler olabilir? Bizim nelere dikkat etmemiz gerekir?

Dr. Başak: Çocukların akademik hayatını olumsuz bir şekilde etkileyebilecek birçok fiziksel, gelişimsel ve ruhsal problem olabilir. Çocuk okulda, sosyal veya akademik anlamda yaşıtlarından farklı bir tablo çiziyorsa ve bu beklenen süre içinde düzelmeyip dikkat çekici biçimde olumsuz bir hale doğru gidiyorsa yakın takibe almakta fayda var. Öğretmenler ve veliler işbirliği içinde olduklarında bu sıkıntılar daha kolay ortaya çıkar.

Danışan: Oğlumuzun daha tam ve düzgün okumaya başlamamış olması bir problem olabilir mi?

Dr. Başak: Sınıfın genel durumu nasıl? Öğretmeni bu konuda ne diyor?

Danışan: Okuması oğlum gibi olan 2-3 kişi kalmış. Öğretmeni biraz zaman verin, gözlemeye devam edelim diyor. Okuyamazsa ne yapacağız? Gelişimsel bir bozukluk olabilir mi?

Dr. Başak: Öğretmeninin de söylediği gibi biraz zaman verin. Eğer beklenen süre içinde bir değişiklik olmazsa oğlunuz genel bir değerlendirmeye alınabilir.

Danışan: Hangi konular için genel bir değerlendirme yapılmalı?

Dr. Başak: Okumayı öğrenme dışında sosyal, duygusal, fiziksel hiçbir problem yaşamıyorsa, okuma ile ilgili bir ‘öğrenme bozukluğu’ olup olmadığı araştırılabilir.

ÖĞRENME BOZUKLUĞU İŞARETLERİ

Danışan: Öğrenme bozukluğu nedir?

Dr. Başak: Öğrenme bozukluğu üç kategoride incelenir:
1. Okuma bozukluğu
2. Matematik bozukluğu
3. Yazılı anlatım bozukluğu
Bazı çocuklar bu üç alanda da zorluklar yaşayabilir.
Amerikan Psikiyatri Derneği’nin 2013’te yayınlanan Ruhsal Bozuklukların Tanısal ve İstatistiki El Kitabı’nın 5. edisyonuna göre, ‘öğrenme bozukluğu’ tanısı konabilmesi için önce kişinin görme ya da duyma ile ilgili bir problem yaşayıp yaşamadığı, ruhsal, sinirsel ya da toplumsal bir güçlük içinde olup olmadığı, okulda kullanılan dili tam bilmeme ya da yönergelerin yetersizliği sonucu ‘öğrenememe’ sorunu yaşayıp yaşamadığı ortaya çıkarılmalıdır.
Öğrenme bozukluğu yaşayan kişiler, gerekli girişimlerde bulunulmuş olmasına karşın, en az altı aydır süren, aşağıdaki belirtilerden en az birinin varlığı ile belirli öğrenme ve okul becerilerini kullanma güçlükleri yaşar.
Bu okul becerileri, kişinin kronolojik yaşına göre beklenenden önemli ölçüde ve ölçülebilir derecede altındadır, okul ya da işle ilgili başarıyı ya da günlük yaşam etkinliklerini ileri derecede bozar.
1. Sözcük okumanın yanlış ya da yavaş ve çok çaba gerektiriyor olması
2. Okunanın anlamını anlama güçlüğü
3. Kelimeleri harf harf söyleyebilme veya yazabilme güçlüğü,
4. Yazılı anlatım, ifadede güçlük
5. Sayı algısı (sayıların büyüklüğü, küçüklüğü gibi) ya da hesaplama güçlükleri
6. Sayılarla ilgili akıl yürütme güçlükleri

ERKEN TANI ÖNEMLİ

Danışan: Bu çok yaygın bir problem mi?

Dr. Başak: Okul çocukları arasında bütün kültürlerde yüzde 5-15 arasında görülür.

Danışan: Oğlumun böyle bir problemi olup olmadığını anlayabilmek için ne yapmalıyız?

Dr. Başak: Oğlunuzda bir öğrenme bozukluğu olup olmadığını araştırmak için bu konunun uzmanları ile çalışmanız gerekir. Doğru bir tanı yapılabilmesi için oğlunuzun fiziksel sağlığı, gelişim hikayesi, aile hikayesi, okul ve ev içindeki davranışları, akademik becerileri, test veya diğer sınıf içi değerlendirme sonuçları bir bütün olarak değerlendirilmelidir.
Erken tanı konulması çok önemlidir. Doğru tanı ardından yapılacak doğru müdahaleler, çocuğun gelişimsel, duygusal ve davranışsal alanlarda sıkıntı yaşamasını engeller, hayata uyumunu kolaylaştırır.

NOT: Psikoterapi diyaloglarında yer alan konular ve kişiler gerçek değildir. Örnek oluşturmak amacıyla kurgulanmış hikayelerdir. Bu diyaloglarda kullanılan bilgiler ise bilimsel esaslara dayanmakla beraber genel bilgilendirme ve tavsiye niteliğindedir.

X