"Doğan Hızlan" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hızlan" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Doğan Hızlan

Gerçek Türk müziğinin icrasını bu CD’den dinleyebilirsiniz

RADYOLARDA ve televizyonlarda zaman zaman Türk müziği programları yapılıyor. Çoğumuz onları görerek Türk müziği hakkında hüküm veriyoruz. Orijinal icraların, eski plak kayıtlarında unutulmasından rahatsız olmuyoruz.

Oysa bir ülkenin kültürünün niteliği üzerine yazılacak her makale, her inceleme müzikle başlamalı.
Çünkü zevklerin belirleyiciliği konusunda en etkili ölçüt müziktir.
Lâmekân Ensemble topluluğunun Gülzâr-ı Vefa (*) Lâmekân adlı CD’sini dinlerken, iyi Türk müziğinin hepimizin zevk skalasındaki yerini tayin edebiliriz.
Türk müziğinden iyi, örnek parçalarının seçildiği bu CD’nin ikinci başlığı da şöyle: Osmanlı Saray Müziği.
CD Aynî’den bir alıntı ile başlıyor:
“Makâm-ı Eviçten kılsa terane
Çıkar perde-be-perde lâmekâne”
Kudsi Erguner’in Osmanlı Klasik Müziği yazısını albümde okuyabilirsiniz.
Erguner’in yazısında hem Türk müziği hakkında aydınlatıcı bilgi yer alıyor hem de Batı’nın bu müziğe bakışı inceleniyor. İki müziği de bilen, bir karşılaştırma yapabilecek bilgi birikimine sahip Kudsi Erguner’in yazısı bu açıdan okunmalı.
Yazar/müzikçi bir ayrıntıya dikkatimizi çekiyor:
“Müzisyenler bir yandan herkesle birlikte aynı melodiyi icra ederken, araya kendi süslemelerini de kattıklarında, bu tekseslilik yerini klasik Osmanlı müziğinin en önemli özelliklerinden biri olan heterofoniye bırakır.”
Yazının ara başlıkları, Makâm, Fasılı Oluşturan Formlar, XVIII. ve XIX. Yüzyıllarda Osmanlı Müziği.
Kudsi Erguner’e göre, değişik orijinlerden gelen müzisyenlerin Lâmekân (mekânsız) ismini almaları manidardır.
Gerçekten kimliklerine baktığınızda müziğin evrenselliğini görüyorsunuz.


* * *


MÜZİSYENLER bölümündeki adları okuduğumuzda, Erguner’in yargısını doğru bulursunuz.
Tristan Driessens (1982), Türk udu master’ı dışında, Brüksel’de müzikoloji master’ı da yapmıştır. Lâmekân Ensemble’ı kurmuştur. Louvain Konservatuvarı’nda öğrencilerin master yapabilmeleri için bir ut sınıfı girişimini gerçekleştirmek üzeredir. Yunus Emre Enstitüsü’nün Gümüş At Ödülü’nü kazanmıştır.
Rıdvan Aydınlı (1988), Osmanl müziği alanındaki çalışmalarıyla bilinir. Neyzen ve ses sanatçısıdır.
Ruben Tenenbaum (1987), Fransız asıllı keman sanatçısı 2009’dan bu yana İstanbul’da yaşamaktadır. Taksim konusundaki ustalığı ile dikkati çekmiştir.
Muhittin Kemal Temel (1980), kanun sanatçısı.
Simon Leleux, perküsyon çalışmalarıyla tanınmaktadır.
Robbe Kieckens (1981), perküsyoncu.


* * *


TÜRK müziğinin özelliklerini bozmadan, klasik icrasına halel getirmeden, ona yeni bir anlayışla yaklaşmanın ortaya güzel CD’ler çıkaracağının kanıtı bu CD.
Türk müziğini sevenler de ona uzak duranlar da bu CD’yi dinlesinler.
İyiyi, hası, herkes beğenecektir.

(*) Lâmekân Ensemble / Gülzâr-ı Vefâ, M&MT, Yunus Emre Enstitüsü.

X