"Doğan Hakyemez" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hakyemez" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Doğan Hakyemez

Fenerbahçe yıkıldı

26 Şubat 2009
FENERBAHÇE Ülker, Euroleague 2. Tur H Grubu’nda ikincilik için çekiştiği Cibona Zagreb’e İstanbul’da 22 sayı farkla yenilerek, 4. maçında 3. mağlubiyetini aldı ve tur şansını mucizelere bıraktı: 86-64. Hafta içinde Teknosa Türkiye Kupası’ndaki hayal kırıklığının ardından Avrupa’ya sarılan sarı lacivertliler, aradığını burada da bulamadı. Hırvatistan’da 10 sayı fark attığı Cibona’ya evinde teslim olması büyük şaşkınlığa neden olurken, çekiştiği bir başka rakibi Montepaschi di Siena’nın da Rusya’da CSKA Moskova’ya 95-71 kaybetmesi, üzüntüsünü ikiye katladı diyebilirim.

Euroleague’de en kritik mücadelesinde seyircisinden yoksun sahaya çıkan Fenerbahçe Ülker, adeta gezindi, durdu. Rakiplerini küçümsediklerini zannetmiyorum ancak ne savunmada ne de hücumda gerekli performansı bir türlü ortaya koyamadılar.

Savunmayı oturtamadı

Maç öncesi, oyunu sırtlayacak oyuncuların başında Giricek ve Mirsad geliyordu. Fakat bu oyuncuların da gayretleri ve form düzeyleri Cibona’yı yenmeye yetmediği gibi 10 sayının altında bir yenilgiyi de sağlayamadı.

Hırvatistan’da müthiş savunma anlayışı ile oynayan ve galip gelen Fenerbahçe Ülker, kendi evinde bir türlü savunmasını oturtamadı ve potasında çok sayı gördü.

Neredeyse iki oyun kurucu ile oynayan Cibona’ya farklı galibiyeti isimler, dışarıda Anderson, pota dibinde Prkacin’di. Kus ve Mersin BŞB’den tanıdığımız Homan da ikiliye eşlik etti.
Yazının devamı...

CSKA duvarı

30 Ocak 2009
EUROLEAGUE’de Top16’da "ateşten gömlek" olarak nitelendirilen H Grubu’na düşen Fenerbahçe Ülker, son 3 yılda iki şampiyonluk elde eden ve bu senenin de favorisi CSKA Moskova’ya İstanbul’da 66-48 yenilerek, 2. Tur’a yenilgiyle giriş yaptı. Üçüncü çeyrek hariç Rus devi karşısında tel tel dökülen sarı lacivertliler, üçlük atışlarda yüzde 14,2 (2/14), ikilik atışlarda yüzde 37,8 (14/37) gibi düşük yüzdeyle oynaması yanı sıra rakibinin sert duvarına çarpınca yenilgiye engel olamadı.

Bir de, Ömer Aşık ve Mirsad Türkcan gibi aslarından yoksun Kanarya, uzun süreli sakatlığını atlattıktan sonra şans bulan Gordan Giricek’in yanına oyuncu çıkaramayınca, bu seviyedeki basketbolda bekleneni veremedi. Green ile Preldzic de en kötü maçını oynayınca otomatikman takımın gücü olumsuz yönde etkilendi.

3. çeyrekte direndi

Yıldızlar topluluğu CSKA Moskova ise (10/20 üçlük, 15/34 ikilikle oynadı), 1’inci, 2’nci ve 4’üncü çeyrekte istediği basketbolu ortaya koyarken, 3’üncü periyotta Fenerbahçe Ülker’de Ömer Onan ve Semih’in üstün savunma gayretine takım arkadaşları da uyunca, sadece 8 sayı atabildiler. Ancak Fenerbahçe Ülker, hücumda iyi bir performans sergileyemeyince kaderine razı oldu diyebiliriz.

Bu karşılaşmada CSKA Moskova’da Morris, Siskauskas, Holden ve Planinic, hücumda takımlarını galibiyete götüren oyunculardı. Grubun favorisi karşısında alınan yenilgiden sonra Fenerbahçe Ülker’in grup ikinciliği için çekişeceği Montepaschi di Siena ile Cibona Zagreb’i hem içerde hem de dışarda yenmesi gerekiyor. Aksi bir durumda Avrupa’ya veda edebilir. Öte yandan önceki günkü müsabakada Cibona Zagreb evinde Siena’yı 88-81 mağlup etti.
Yazının devamı...

Efes dondu

8 Ocak 2009
EUROLEAGUE’de son üç senede iki şampiyonluk kazanan CSKA Moskova, Efes Pilsen önünde İstanbul’da rahat bir galibiyet elde etti: 74-55. Bu sezon da Euroleague’in favorisi olan Rus temsilcisi, kadro derinliği açısından lacivert beyazlılara karşı çok üstündü. İkinci çeyrek haricinde yaptıkları sert savunmayla Efes Pilsen’e sayı şansı vermediler. Hücumda Langdon’ın (27 sayı) sırtladığı CSKA Moskova’da çember altında Lorbek ve Smodis etkili oldu. Oyun kurucu bölgesinde ise Holden takımını çok iyi yönetti.

İpler artık rakiplerde

C Grubu’nda 9. maçında 5. yenilgisini alan Efes Pilsen cephesine baktığımızda, Ender, Vujanic ve Hammonds’tan gerekli verimi alamadıkları gibi pota dibinde 5 numara eksikliğini de maç sonuna kadar yaşadılar. Bu bölgede oynayan Kaya’nın 2, Kerem’in de sadece 1 sayı üretmesi, zaten çok zor olan bir maçtan galip gelmeleri mümkün değildi. Lacivert beyazlılarda ayakta kalan tek oyuncu Thornton’du.

İpler artık rakiplerde

Bugüne kadar Efes’i hücumda sırtlayan Smith’in az süre alması da lacivert beyazlıları etkiledi diyebilirim. Efes’in gruptaki şansı kendi oynayacağı maçlarının dışında rakiplerinin alacağı sonuçlara bağlı. Eğer bugün R.Madrid evinde Milano’yu yenerse büyük bir ihtimalle Efes gruptan çıkacak. Aksi durumda düğüm son haftalarda çözülecek.
Yazının devamı...

Hayat öpücüğü

11 Aralık 2008
EFES Pilsen, Euroleague’de var olma savaşında Armani Jeans Milano’yu 74-67 yenerken çok zorlandı. Geçen hafta D Grubu’nun lideri CSKA Moskova’yı yenerek büyük bir sürprizi gerçekleştiren AJ Milano, dün de Efes Pilsen önünde galibiyet aradı. İlk çeyrekte Efes Pilsen, mükemmel bir oyun ortaya koydu. Hücumda ve savunmada rakiplerine üstünlük sağlayarak bu periyodu 28-19 önde geçti. Ancak, ikinci çeyrekte Vujanic ve Kaya yorulunca onların yerine giren Ender ve Sinan gerekli katkıyı veremediler.

Gidişat Efes’e döndü

Bu arada Armani Jeans Milano da alan savunmasına dönüp, oyunda üstünlüğü ele geçirdi. Hücumda da Vitali, Hall ve Bulleri ile etkili olunca bu çeyreği 18-11 önde geçerek arayı kapattılar. İkinci çeyrekte de üstün olan taraf İtalyan ekibiydi. Efes Pilsen’de Kaya ve Vujanic dışında hücumda etkili olacak bir oyuncu çıkmayınca Armani Jeans Milano bir ara farkı 4 sayıya kadar çıkardı. Ancak Sow, Kaya’ya sportmenlik dışı faul yapıp bir de teknik faul alınca oyunun gidişatı Efes Pilsen lehine döndü. Öte yandan oyuna girdiği andan itibaren isabetsiz atışlar kullanan Smith’in şutlarının girmesi, Vujanic ve Kaya’nın istikrarlı oyununu devam ettirmesi karşılaşmayı bir anda Efes Pilsen lehine çevirdi. Son çeyreği de 20-13 önde geçen lacivert beyazlılar, zor da olsa kritik karşılaşmayı 74-67 kazandı.

Oyunun geneline baktığımızda, Efes Pilsen’in birinci ve dördüncü periyotta sergilediği performans 7. maçında 3. galibiyeti getirdi.

Kerem sakatlandı

Lacivert beyazlılarda Kaya 19 sayı 9 ribaundla, Vujanic de 20 sayı 4 asistle, kenardan oyuna giren Thornton ve Smith’in katkıları takımlarını rahatlattı diyebilirim. Ancak gördüğüm kadarıyla Smith’in form grafiğindeki düşüş Ender, Shumpert, Drobnjak ve Sinan gibi kenardan gelen oyuncuların katkı vermemesi ile Kerem Gönlüm’ün sakatlanarak oyundan çıkması, lacivertli beyazlı takımın ilerleyen maçlarda başını ağrıtabilir. D Grubu’nun diğer mücadelesinde CSKA Moskova, Panionios’u 93-61 yenerek 6. galibiyetini alırken, Yunan rakibine 4. yenilgiyi tattırdı, Efes’in tur şansının sürmesini devam ettirdi.

SALON: Abdi İpekçi

HAKEMLER: Carl Jungebrand (**) (Finlandiya), Dragan Neskovic (**) (Sırbistan), Matej Boltauzer (*) (Slovenya)

EFES PİLSEN: Vujanic (***) 20, Thornton (**) 10, Shumpert (**), Kerem (**) 4, Kaya (***) 19, Drobjnak (*), Smith (***) 12, Ender (*) 2, Kakiouzis (***) 5, Sinan (*), Hammonds (**) 2

ARMANI JEANS MILANO: Sangare (*) 3, Thomas (*) 5, Hawkins (*) 3, Hall (**) 7, Rocca (***) 11, Vitali (**) 3, Mordente (**) 9, Katelynas (**) 8, Sow (*) 4, Bulleri (***) 14

1.PERİYOT: 28-19 DEVRE: 39-37 3.PERİYOT: 54-54

5 FAUL: 35.41 Rocca (Armani Jeans Milano)
Yazının devamı...

Fırsat tepti

5 Aralık 2008
FENERBAHÇE Ülker, Euroleague C Grubu’nda liderliği etkileyecek maçta evinde TAU Ceramica Vitoria’ya yenilerek avantajını kaybetti: 81-69. Karşılaşmanın ilk çeyreği başa baş geçti. Ancak ikinci periyotta oyuna Mrsic’in girmesi ve onun arka arkaya attığı sayılar, sarı lacivertlileri bir anda farklı öne geçirdi. Ve bu arada yaptıkları sert savunma da TAU’nun hücum gücünü minimuma indirdi.

Bunda Ömer’in Rakocevic’e yaptığı savunmanın etkisi büyüktü. Devreye 9 sayı önde giren temsilcimiz, üçüncü çeyrekte adeta yürüdü. Buna karşılık İspanyol ekibi, müthiş bir konsantrasyonla pota dibinden ve dışardan Fenerbahçe Ülker’i ezdi.

İyi top çevirdiler

Rakocevic’
in devreye girmesiyle farkı açtı ve sezonun açılış maçında yendiği rakibine rövanşı vermedi, 6. sınavında 3. yenilgisini tattırdı. F.Bahçe Ülker’de iseSemih, Green ve Preldzic’in çabaları yeterli olmadı. Bu maçın geneline baktığımızda, normal olarak Fenerbahçe Ülker’in kazanması gerekirdi. Ancak savunmada etkili olan Mirsad’ın hücumda hiç katkı vermemesi, bugüne kadar gözdolduran Smith’in sayı üretememesi, savunmada da etkili olmayışı yenilgiyi hazırlayan faktörlerdi. Tabii ki, Semih ile Ö.Onan’ın sakatlıklarını atlatıp takıma girmesi F.Bahçe Ülker’in rayına oturmasını engelliyor olabilir. Fakat dün gördüğüm kadarıyla sarı lacivertliler, TAU önünde 2. çeyrekteki oyununu 40 dakikaya yayabilselerdi maçın rengi değişirdi.
Yazının devamı...

Soğuk duş

27 Kasım 2008

EUROLEAGUE’deki serüvenini D Grubu’nda sürdüren Efes Pilsen, Panionios’un ardından evinde Real Madrid’e de 95-81 yenilerek gruptaki şansını zora soktu. 5’inci sınavında üst üste 3’üncü yenilgisini alan temsilcimizi yıkan isimler, eski Karşıyakalı Hosley ile Massey ve Reyes’ti.

Büyük umutlarla transfer edilen ancak sakatlığı süren Kasun’un yokluğu lacivert beyazlıları pota dibinde olumsuz etkiliyor. Dün bu mevkide görev alan Kaya ile Kerem Gönlüm istenilen seviyede değillerdi.

İçerde kazanmaya ihtiyacı olan lacivert beyazlılar, 10 bini aşkın seyircisinin desteğiyle istediğini almayı hedefliyordu. Ancak İspanyol temsilcisi, rakibinin etkili silahı Smith’e çok iyi tedbir almıştı.

Kritik karar

Yazının devamı...

Başkanımızı seçiyoruz ama...

22 Kasım 2008
1992 yılında başkan olduğu zaman Turgay Demirel’in işleri çok iyi idi. Basketbolu büyütmek için cebinden geri dönüşü olmayan büyük paralar harcadı. Zaman içinde herkesin başına gelebilir işleri kötü gitti, toparlanmaya çalışıyor. Ancak, kendi iş durumunu hiçbir zaman basketbola yansıtmadı ve 1992'de Osman Solakoğlu’ndan aldığı basketbolu yükseklere taşıdı. 2001 Avrupa Şampiyonası'nı kim unutabilir? 2202 Dünya Şampiyonası'na katıldık. Ve yine onun 2010 Dünya Şampiyonası'nı ülkemize getirmesinin verdiği avantajla kontenjandan 2006 Dünya Şampiyonası'na gittik ve Türkiye’yi ayağa kaldırdık. Bayanlar ve alt yapı çalışmalarını burada yazmaya çalışsam, sayfalar yetmez. Türkiye Basketbol Ligi'nin isim ve yayın hakkını müthiş bir çalışmayla Beko ve Digitürk’e pazarlayan, Basketbol Ligi'ni Avrupa seviyesine çıkaran yine Turgay Demirel. "Yüzü gülmüyor" diye, "basketbolu katledenleri dışlıyor" diye onun Türk basketbolu için yaptıklarını bir kenara atıp, hiç hak etmediği şekilde yerden yere vurmak ayıptır.

Bu nasıl anlayış?

Gelelim seçime... Tahkim Kurulu, milli sporcuların oy verme biçiminden dolayı SEÇİM ertelendi. Hayretler içinde kaldım. Bir zamanlar Türk basketboluna damgasını vuran Şengün Kaplanoğlu, Kemal Erdenay, Erdal Poyrazoğlu gibi isimlerin, oynadıkları dönemde milli maç sayısını azlığından dolayı söz hakkı olmamasını kınıyorum. Bu nasıl anlayış? En fazla milli olmuş 5 kişi mi seçimlerde koskoca basketbol camiasını temsil edecek?

Milli takım çalıştırmış antrenörler içinde durum aynı. Bu işin doğrusu statüye göre oy verecek isimler, bugüne kadar milli olmuş tüm sporcu ve antrenörlerin toplanarak değerlendirdirip seçeceği adaya oy vermeleridir. O zaman tüm basketbol camiasının içine sindirdiği aday başkan olur. Gerisi hikaye. 24 Kasım’da basketbol camiası en doğru kararı verecektir, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
Yazının devamı...

Fenerbahçe işi uzattı

14 Kasım 2008
EUROLEAGUE’de açılış maçını yitirdikten sonra gerçek kimliğini bulan Fenerbahçe Ülker, Sloven Union Olimpija’yı da ikinci uzatmada dize getirerek çıkışını sürdürdü: 89-87. C Grubu’nda 4’üncü sınavında üst üste üçüncü galibiyetini elde eden sarı lacivertliler, haftaya lider giren TAU Ceramica’nın sahasında Lottomatica Roma’ya 93-90 yenilmesiyle iddiasını güçlendirdi, grupta yenilmeyen takım kalmadı.

İspanya’da DKV Joventut zaferine imza atan Oğuz Savaş dün gece de Mirsad’la birlikte galibiyetin mimarıydı. Sakatlıkları bulunan Ömer Onan, Ömer Aşık, Semih, Gricek ve Ferhat’tan yoksun sarı lacivertliler, tüm olumsuzluğa rağmen yükselen grafiğini sürdürüyor. Aslında dünkü randevuda, 4. çeyrekte maçı 8 sayı önde götürürken yaptığı alan savunması yanı sıra Vidmar’ın kötü performansı avantajın Olimpija’ya gitmesine neden oldu. Ancak 5 faul alana kadar Preldzic’in hücum yüzdesinin yüksek oluşu takımının maçtan kopmamasını sağladı.

İki uzatma da olsa Fenerbahçe Ülker’in maçı kazanması Türk basketbolu adına, grupta iddialarının devam etmesi açısından çok önemliydi. Oğuz, Mirsad ve Preldzic mükemmel bir oyun ortaya koyarken, Green de yaptığı savunma ve attığı kritik sayılarla dikkat çekti. Union Olimpia’da ise Ilievski’nin üçlük yüzdesi takımına maçı kazandırmaya yetmedi.
Yazının devamı...