"Doğan Hakyemez" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Doğan Hakyemez" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.

Doğan Hakyemez

Efes'e yakışmadı

6 Kasım 2008
EUROLEAGUE D Grubu’nda ilk iki maçını kazanan ve 3. sınavına çıkan Efes Pilsen, dün Abdi İpekçi’de büyük bir şok yaşadı: 78-69. İlk üç periyot sahada adeta gezinen Efes Pilsenli oyuncular, kendisinden bence 5 gömlek aşağı bir takım olan Panionios On Telecoms’a yenildiler. Bu periyotlarda ayakta kalan sadece bir oyuncu vardı. O da Kerem Gönlüm’dü. İlk çeyreği 15-13, devreyi de 36-35 geride kapatan lacivert beyazlılar, üçüncü çeyrekte adeta teslim oldu. Bu bölümün ilk 7 dakikasında rakip potada basket bulamayan temsilcimiz, 16-0’lık seriye de seyirci kaldı. Bir ara fark 18 sayı Panionios lehine oluştu ama bu çeyrek 59-44 yani, 15 sayı ile Yunan ekibinin lehine sona erdi.

Rakibi küçümsediler

Bu dakikalara kadar sahada gezinen Smith ile diğer oyuncular final bölümünde tam sayı baskı ve isabetli atışlar yaparak farkı 2 sayıya kadar indirdiler. Ancak, Yunan ekibi maçın başından beri elde ettiği avantajı son dakikalarda da sürdürdü ve maçı 78-69 kazandı. Efes Pilsen bu yenilgi ile bence TOP 16 yolunda büyük bir avantajı kaçırdı.

Efes Pilsen takımına baktığımda 10 tane oyuncu almışlar ve antrenörlerini de değiştirmişler. Bu açıdan değerlendirdiğimizde, Efes Pilsen’in "daha zamana ihtiyacı var" diye düşünüyorum. "Zaman" derken final-four için iddialı olması süresinden bahsediyorum.

Ancak bu, dünkü maç için bu bir sebep olamaz. Mağlubiyete yol açan en büyük faktör, bence oyuncuların kafalarında Panionios’u kedilerine rakip görmemeleri ve sahada gerekli mücadeleyi verememeleridir. Yunan takımına gelince, vasat bir ekip. Deplasmanda oynadıkları Real Madrid ve içeride oynadıkları CSKA Moskova maçlarından farklı yenilgi ile ayrılmaları Efes Pilsen karşısında onları kamçıladı. Pota dibinde etkili oldular ve hırslı oynayarak galibiyeti hak ettiler.
Yazının devamı...

Fener'e moral

31 Ekim 2008
17’si ilk yarıda Mirsad’ın 25 sayı, 9 ribaund yanı sıra Mrsiç’in 5 isabetli üçlüğüyle C Grubu’ndaki iddiasını korudu.

EUROLEAGUE’de 2008-2009 sezonunun açılış maçında TAU Ceramica Vitoria’ya kaybeden Fenerbahçe Ülker, evinde galibiyetle tanıştı. Sahasında ALBA Berlin’i konuk eden sarı lacivertliler, salondan 82-73 üstün ayrılarak C Grubu’ndaki 2. sınavında siftah yaptı.

Bu sene çok iddialı bir takım kuran Alman ekibi, disiplinli ve hızlı bir basketbol ortaya koyarken, Fenerbahçe Ülker, Ö.Onan, Ö.Aşık ve Semih gibi 3 as oyuncusunun olmamasına karşın mücadeleci bir performans sergiledi. İlk çeyrekte Mirsad, arka arkaya attığı sayılarla sarı lacivertli takıma üstünlüğü getirdi: 23-15. İkinci periyottan itibaren ALBA’da takımını yönlendiren Jenkins’in etkili oyunu maça dengeyi getirdi. Tanjevic de her zaman olduğu gibi tüm oyuncularına şans vermeye çalıştı.

Enes büyük kazanç

Oyuncularına sert ve adam adama savunma taktiğini veren Sırp hoca, topun rakip tarafından pota dibinden oyuna sokulduğu anlarda ise alan savunmasına döndü. Değişik bir strateji deneyen Tanjevic, bençte oturan Mrsiç kozunu kullanınca işler sarı lacivertliler lehine gelişti. Mirsad’la birlikte skor yükünü taşıyan Mrsiç, takımını ateşleyen isimlerdendi. Oyun kurucu Marques Green de kısa boyuna rağmen F.Bahçe’yi iyi yönlendirdi, Jenkins’e uyguladığı yakın savunma ile onu sindirdi.

Öte yandan Tanjevic, genç Enes’e şans vererek onu da rotasyon içinde Fenerbahçe’ye kazandırdı diyebiliriz. Ayrıca maçta iki kritik nokta gözüme çarptı. Bunlardan birincisi; Tanjevic’in ilk periyotta mükemmel bir oyun çıkaran Mirsad’ı erken kararla kenara almasıdır. İkincisi ise, hakemlerin Mirsad’a yapılan faule bir de sportmenlik dışı faul çalıp, 4 atış ve topu F.Bahçe Ülker’e vermeleriydi. Maçın yıldızları, Mirsad (17’si ilk yarıda- 25 sayı, 9 ribaund, 2 asist), Mrsiç (17 sayı, 4 asist- 10 üçlükten 5’i isabetli) ile ALBA Berlin’de Jenkins (26 sayı) idi.

SALON: Abdi İpekçi

HAKEMLER: Dani Hierrezuelo (***) (İspanya), Spiros Gontas (***) (Yunanistan), Roberto Chiari (***) (İtalya)

FENERBAHÇE ÜLKER: Green (**) 3, Rasim (**), Preldziç (**) 9, Vidmar (**) 4, Mirsad (****) 25, Enes (**) 5, Smith (**) 7, Oğuz (***) 12, Hakan (*), Mrsiç (***) 17

ALBA BERLİN: Hamann (**) 5, McElroy (***) 15, Jacobsen (**) 3, Sesay (*) 1, Chubb (**) 9, Dojcin (*), Nadjfeji (**) 6, Wright (**) 8, Jenkins (***) 26

1.PERİYOT: 23-15, DEVRE: 41-37, 3.PERİYOT: 61-59

5 FAUL: Sesay 37.52 (Alba Berlin)
Yazının devamı...

Son nefeste

24 Ekim 2008
BEKO Basketbol Ligi’nde 2008-2009 sezonuna şok B.Banvit yenilgisiyle giren Efes Pilsen, Euroleague’de konuk ettiği Partizan Igokea’yı 61-60 mağlup ederek D Grubu’na güzel bir başlangıç yaptı. Özellikle son dakikaları oldukça çekişmeli geçen mücadelede yıldızlaşan Vujanic’in çabaları galibiyeti getirdi...

Kasun, Shumpert ve Barış Hersek’in sakatlıkları dünkü maçta lacivert beyazlıları bilhassa ribaundlarda çok zorladı. Oyuna hızlı giren Efes Pilsen’di. Ancak, Partizan savunmada gerekli önlemleri alıp, 24 saniyede hücum edip, isabetli şutlar atınca lacivert beyazlılar durdu. İlk çeyrek 14-11 Partizan lehine bitti.

Cenk maçın rengini değiştirdi

İkinci periyotta koç Ergin Ataman, düzen takımı olan Partizan’ın oyununu bozmak için baskılı savunma yapıp, kenardan da Cenk Akyol’u oyuna sokunca, maçın şekli değişti. Efes Pilsen’in sert ve baskılı savunması Partizan’ı bozdu. Morallenen Efes Pilsen de arka arkaya atılan üçlüklerle bir anda farkı 11 sayıya kadar çıkardı: 35-24.

3. çeyrekte Lasme, hücumda ve savunmada Partizan’ı ayağa kaldırdı ve aradaki farkı eritirken, çekişme son ana kadar sürdü. Son dakikalarda Vujanic’in attığı 1 üçlük ve ikilik, Efes’e maçı getirdi. Bu karşılaşmada Efes Pilsen’de en olumlu görüntü; kazanma istekleri ve savunma dirençleriydi. Shumpert ve Kasun’un olmadığı ortamda 41-23’lük ribaund eksikliği ve faul atışının düşüklüğü bundan sonraki maçlarda galibiyeti hiçbir zaman getirmez. Ancak Euroleague’in bu ilk maçında Partizan’ı eksik oyuncularına rağmen yenmesi sevindiricidir.

SALON: Abdi İpekçi

HAKEMLER: Fabio Facchini (***) (İtalya), Christos Christodoulou (***) (Yunanistan), Oscar Perea (***) (İspanya)

EFES PİLSEN: Smith (**) 7, Thornton (**) 10, Kerem Gönlüm (***) 9, Vujanic (****) 17, Kaya Peker (**) 9, Kakiouzis (*) 3, Sinan (*), Ender Aslan (*), Cenk Akyol (***) 6

PARTIZAN IGOKEA: Tepic (**) 7, S.Milosevic (**) 5, Rasic (*) 2, Tripkovic (*) 3, Velickovic (***) 16, Lasme (***) 11, Aleksic (*), Vitkovac (*) 4, Bozic (*), Rakocevic (**) 10, Vesely (*), Vranes (*) 2

1.PERİYOT: 11-14, DEVRE: 35-24, 3.PERİYOT: 49-37
Yazının devamı...

İşlem tamam

18 Eylül 2008
2009 Avrupa Erkekler Basketbol Şampiyonası Elemeleri C Grubu’nda yer alan A Milli Takımımız, 5. maçında Belçika’yı 16 sayı farkla 80-64 yenerek 5’te 5 yaptı ve finallere grup lideri olarak gitmeyi garantiledi. Ay yıldızlılar, 20 Eylül’de Fransa ile deplasmanda oynayacağı son karşılaşmada prestij için mücadele edecek. 4 oyuncumuzun çift haneli sayılara ulaştığı maçta 22 sayı, 8 ribaund ve 2 asistle yıldızlaşan Ersan İlyasova, galibiyetin mimarı oldu. Ersan’a takımı yönlendiren kaptan Hidayet (12 sayı, 6 ribaund, 4 asist), Oğuz Savaş (13 sayı, 2 ribaund) ve Kerem Tunçeri (10 sayı, 3 asist) eşlik etti.

Disiplinden kopmadık

Ay yıldızlıların daha önceki 4 maçta ortaya koyduğu performansla mutlu olan 12 bin civarındaki basketbolseverimiz, dün Abdi İpekçi’yi doldurarak adeta A Milli Takımımız’a teşekkür etti. Yaptıkları tezahürat ve şovlarla takımımızla bütünleşen seyirciler, elde edilen şampiyona biletiyle evlerine mutlu dönmenin haklı gururunu yaşadı. Aslında zayıf rakibimiz karşısında karşılaşmaya iyi başlayamadık. Bunda Fatih’in Belçika’nın iki hareketli uzununu savunamaması ile rakip takımın oyunun kopmaması için hücumda 20 saniye sabretmelerinin rolü büyüktü. Ancak Hidayet’in önderliğindeki millilerimiz de hiçbir an oyun disiplininden kopmadılar. Şut sokamadığımız anlarda dahi savunmayı bir an olsun bile bırakmadık. İlk iki çeyrekte oyunu oturtamadık ama üçüncü çeyrekte öyle bir müdafaa yaptık ki, Belçika sadece 10 sayı atabildi.

Olağanüstü yardımlaşma

Savunmamızın verdiği moralle, hücumda Ersan, Oğuz ve Kerem’le isabetli atışlar yaparak farka gittik. Koç Bogdan Tanjevic, elde ettiğimiz farktan sonra tüm oyuncularımıza şans verdi. Seyircimizin de coşkulu destekleriyle A Milli Takımımız, Belçika’yı yenerek Polonya vizesini kaptı. Grup maçları öncesinde takımımıza şüpheli gözlerle bakanlar bir kez daha yanıldılar.

Tanjevic ilk geldiği günkü gibi gençleştirilmiş bir takımla takımımızı Avrupa Şampiyonası’na sokmayı başardı. Hidayet, Kerem Gönlüm ve Kerem Tunçeri’nin etrafında toplanan bu genç oyuncuların takımımızı başarıya götürmesindeki en büyük faktör; savunmadaki olağan üstü yardımlaşma, hücumda ise paylaşma arzusuydu. Ve bunları yaparken de oynadıkları oyundan zevk aldılar. Ben inanıyorum ki, bundan sonra da bu kadro sakatların iyileşmesiyle takımımızı daha da yukarıya taşıyacaktır. Ben, başta Federasyon Başkanı Turgay Demirel, koç Tanjevic ve kaptan Hidayet olmak üzere, emeği geçen herkesi kutluyorum. Avrupa Şampiyonası’nda da başarılar diliyorum.Grubumuzda diğer maçta Fransa, Ukranya’yı 87-83 yenerek 3. galibiyetini elde etti.
Yazının devamı...

Devler 4 köşe

14 Eylül 2008
Alkışlanacak bir oyun çıkardı. Avrupa Şampiyonası elemelerinde grup liderliğini büyük ölçüde garantiledi. Belçika karşısına şov yapmak için geri sayıma başladı.

POLONYA’da yapılacak Avrupa Şampiyonası için Ukrayna’yı 86-64 yenerek vizeyi aldık. Oyuna klasik Kerem, Sinan, Engin, Fatih ve Hido beşiyle başlayan millilerimiz, oyunun ilk dakikalarında deplasmanda oynamanın verdiği yabancılıkla oyuna bir türlü ısınamadı. Ancak oyunun ilerleyen dakikalarında Engin ve Sinan’ın Ukrayna kısalarına yaptığı baskı Kerem ile Fatih’in pota dibindeki etkili savunması Fatih’in üç faul almasına karşın Kerem Gönlüm’ün üst üste kaptığı topların ardından yaptığı smaçlar ilk çeyreği 17-16 önde kapatmamızı sağladı.

İkinci çeyrekte, sahada inançlı, ısınmış savunmasıyla hücumuyla ortaya mükemmel bir basketbol koyan bir Milli Takım vardı. Engin-Sinan’dan sonra oyuna giren Ender ve Kerem de aynı şekilde baskıyı uyguladılar. Sayıları attılar. Ve devreyi 40-34 önde kapattık. Üçüncü çeyrekte Ukrayna’nın, takımımızın inançlı oyunu karşısında yapacak bir şeyi kalmamıştı. Fatih’in 5 faulle oyundan çıkmasına karşın Oğuz, Ersan, Hidayet ve Kerem Gönlüm pota dibine adeta duvar ördüler.

Bayrak için mücadele

Son bölümde ise, Hidayet’in kenara alınmasına karşın Engin, Sinan, Oğuz, Kerem Gönlüm yaptıkları savunmanın yanı sıra attıkları sayılarla takımımızı sırtladı, takımımızı farka götürdü: 86-64. Bu galibiyetle de grubumuzda arka arkaya dördüncü galibiyetini alarak Polonya’daki Avrupa Şampiyonası’na adımımızı atmış olduk. Grup maçlarından önce çoğu otorite gruptan çıkamayacağımızı ve bu kadronun yetersiz olduğunu söyledi. Unuttukları bir şey vardı. Milli Takım oyuncuları ne zaman birbirine sarılsa sert savunma uygulasa, hücumda paylaşımcı olduğu her zaman başarıya gidiyor. Bu eleme maçlarında da aynı 2006 Dünya Şampiyonası’nda olduğu gibi bu sefer Hidayet Türkoğlu’nun etrafında kenetlenen, bayrak için varını yoğunu ortaya koyan oyuncularımız bir kez daha inanılmazı gerçekleştirdi. Ancak burada en büyük pay koç Tanjeviç ve ona inanan arkasında dimdik duran Turgay Demirel’indir. Artık bundan sonraki iş bu ekibe sonuna kadar güvenmek ve 2009 Avrupa Şampiyonası’nda gerekli takviyeleri yaparak (sakat oyuncularımızı devreye sokarak) beklediğimiz sonuçları almaktır.

n UKRAYNA: Butskyy (**) 2, Zabirchenko (**) 3, Kolchenko (**) 4, Onufriyev (**) 5, Kryvych (***) 22, Lishchuk (**) 14, Ivshyn (*) 2, Kravtsov (*), Agafonov (**) 7, Gumenyuk (**) 5

n TÜRKİYE: Engin (****) 13, Sinan (***) 6, Kerem Gönlüm (****) 17, Oğuz (***) 6, Fatih (**) 2, Hidayet (***) 11, Ersan (***) 9, Kerem Tunçeri (***) 10, Ender (****) 13, Cenk (**), Murat (**) 3, Barış (**)

n 1. PERİYOT: 16-17 DEVRE: 34-40 3. PERİYOT: 50-67

n BEŞ FAULLE ÇIKAN: Fatih (22.46)
Yazının devamı...

Takım olmak ve Tanjevic

11 Eylül 2008
İkincisi ise Hidayet Türkoğlu’nun etrafında birleşmiş, gücü ve kapasitesi belli, varını yoğunu ortaya koyan, birbirine sımsıkı bağlanmış bir Türk Milli Takımı’nın dün gece sahada olmasıydı.

Türkiye’de çoğu teknik adamın inanmadığı Tanjevic, kendi doğruları yolunda emin adımlarla ilerliyor. Hazırlık maçlarının başından beri kazanılan ve kaybedilen maçlarda sahada adeta bu eleme grubu karşılaşmalarının provasını yaptı. Ukrayna, Belçika ve Fransa galibiyetlerindeki payı tartışılmaz. Tanjevic, dersini çok iyi çalışıyor ve kim ne derse desin başarılı da oluyor.

Parker’a rağmen

İlk çeyrekte iki takım birbirini tarttı. Fransa, büyük yıldızı Parker’ın basketleriyle öne geçse de ikinci periyotta bu oyuncunun kenara alınması Fransa için rüzgarı tersine estirdi. Tanjeviç, takımı alan savunmasına döndürdü ve yarı sahadan oyuncularına baskı uygulattırdı. Tony Parker dışında oyuna ağırlığını koyamayacak şekilde aciz oyuncu topluluğu ile sahada olan Fransa, devler karşısında tükendi. Potasında peş peşe sayılar gördü. Ne hücumda ne de savunmada ayakta kalabildi, direnemedi. Daha sonra oyuna sokulan Tony Parker da akıllıca uygulanan alan savunmasıyla yıldırıldı. Herşeye rağmen bu oyuncunun 32 sayı atmasına karşın Fransa’yı eze eze evine yolladık.

Hidayet (10 sayı, 4 asist), Ender (12 sayı, 4 asist), Kerem Gönlüm (13 sayı 7 ribaunt), Kerem Tunçeri (16 sayı) pota altında oynayan Fatih Solak (3 blok) dev gibiydi. Milliler, son dönemde ilk kez bu kadar kenetlenmiş bir haldeydi. Mücadele hırsları üst düzeydeydi. Bu da takım olduğumuzun dün geceki en büyük göstergesiydi.
Yazının devamı...

Potada dev zafer

7 Eylül 2008
AVRUPA Basketbol Şampiyonası elemelerinde C Grubu’nda yer alan Türkiye, Ukrayna’dan sonra deplasmanda Belçika’yı 78-63 yenerek dev bir adım attı. Türkiye, ikinci galibiyetini alarak 4 puanla zirveye yerleşirken, grubumuzdaki diğer maçta Ukrayna, Fransa’yı 78-77 yenerek ay yıldızlı ekibimize avantaj getirdi.

Abdi İpekçi’ye koşalım

Grubumuzun en zayıf ekibi olan Belçika, kendi evinde iddialı olabilmek için bizi yenmek zorundaydı. Ancak ay yıldızlılar, inançlı bir oyun ortaya koyarak rakibine bu şansı vermedi. Grubumuzun en iddialı takımı Fransa, bu maçtan önce Ukrayna’ya deplasmanda yenilince takımımıza büyük bir şans doğdu.

Bu moralle sahaya çıkan millilerimiz, ilk 3 periyotta istedikleri oyunu ortaya koyamasalar da son çeyrekte farka gittiler. Oyunun başından sonuna Ersan İlyasova, hücumda, savunmada her yerde aktif olup gereğini yerine getirerek bu karşılaşmanın yıldızı oldu. Oyuna sonradan giren bu oyuncumuzun yanı sıra Ender Aslan da yükselen formuyla, Belçika’yı yıkan oyuncuların başında geldi.

Hidayet görevini yaptı

İlk 3 periyotta büyük sıkıntılar yaşamamıza karşın en zor anlarımızda Kerem Gönlüm sahne aldı. Kerem attığı sayılar ve aldığı ribaunlartlarla takımımızı rahatlattı. Kerem Tunçeri de tecrübesiyle oyunun farka gitmesinde büyük rol oynadı. Tanjeviç, tüm oyunculara şans vererek iddialı bir takım yaratma yolunda ilerliyor. Dün de Murat Kaya’ya öyle bir anda şans verdi ki, bu oyuncu yaptığı mücadeleyle takımı canlandırdı.

Ben burada Hidayet Türkoğlu’na ayrı paragraf açmak istiyorum. NBA’deki yıldız oyuncumuz oyuna girdiği anlarda arkadaşlarına örnek davranışlar içinde bulundu. Kendisinden çok şey beklediğimiz Hidayet, yaptığı asistler ve attığı sayılarla liderlik görevini mükemmel bir şekilde yerine getirdi.
Yazının devamı...

Devler güle oynaya

4 Eylül 2008
12 Dev Adam, Avrupa Basketbol Şampiyonası Grup elemelerindeki ilk maçında Ukrayna’yı 86-73 yenerek iyi bir başlangıç yaptı. Evimizde oynayacağımız her maçı kazanmamız gerekliliği varsayımıyla hareket edersek, Ukrayna önünde aldığımız galibiyet ve 13 sayılık fark önemli. Oyuna Engin, Sinan, Barış, Hidayet ve Fatih beşiyle başlayan ay yıldızlı ekibimiz, sert savunma ve tam saha baskı yaparak oyunun hakimiyetini eline geçirmek istedi. Ancak, uzun oyuncularımız yeteri kadar baskı kuramayınca ilk çeyrek Kerem Gönlüm, Hidayet ve Engin’in sayılarıyla 24-24 berabere tamamlandı. Bu çeyreğin sonunda Kerem Tunçeri ve Ender ile iki kıyasa dönen ve Hidayet’in yanında Ersan ve Kerem Gönlüm ile başlayan Tanjeviç, Ukrayna’yı çözdü.

Kerem Gönlüm’ün çok akıllı oynadığı ve skor olarak da Ersan ve Oğuz’un devreye girdiği bu bölümde üstünlüğü çabucak ele geçirdik ve devreyi de 51-37 önde kapattık. Üçüncü periyotta içeriden Kerem Gönlüm ve Oğuz’un sayılarıyla farka gittik ve bu periyodu da 71-51 önde bitirdik. Son bölümde aynı Efes Cup’ta olduğu gibi durgunluk devresine girdik. Son bir dakikada Kerem Tunçeri’nin üçlüğü ile uyandık maçı 86-73 kazanmayı başardık.

Üçte üç yapmalıyız

Oyunun geneline bakıldığında savunma anlayışı ve yardımlaşmanın mükemmel olduğunu gördük. 13 top kapmayla oynarken, Ukrayna’ya da 17 top kaybı yaptırdık. Ancak, hücumda tempoyu 40 dakikaya yaymamız lazım ve farka gittiğimiz anlarda hiç bir zaman oyundan kopmamamız gerekir. Bu maçta pota dibinde Oğuz, Kerem Gönlüm, dış pozisyonda da Kerem Tunçeri ve Hidayet’in performansları göz kamaştırdı. Şimdi, Belçika maçını kazanarak Fransa’yı içeride devirip avantaj sağlamak için üçte üç yapmamız şart. 

SALON: Abdi İpekçi

 HAKEMLER: Dimitar Gologanov *** (Bulgaristan), Moise Bitton *** (İsrail), Milan Mazic *** (Sırbistan)

 TÜRKİYE: Engin ** (6), Sinan ** (7), Barış *, Hidayet *** (15), Fatih ** (2), Oğuz **** (15), Kerem Gönlüm **** (15), Ersan *** (10), Ender ** (3), Kerem Tunçeri *** (13), Ersin *

 UKRAYNA: Butskyy *** (15), Kryvych ** (6), Drozdov ** (9), Kravtsov (*), Lishchuk *** (13), Ivshyn * (2), Kolchenko ** (8), Onufriyev * (2), Zabirchenko *, Gladyr * (3), Agafonov *** (15)

 1.PERİYOT: 24-24, á İLK YARI: 51-37 (Türkiye lehine), á 3.PERİYOT: 71-54
Yazının devamı...