"Deniz Zeyrek" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Deniz Zeyrek" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Deniz Zeyrek

O Mehmetçik’in komutanları ne düşündü?

YILLARDIR sosyal medya kullanırım. Başkalarının da görmesini istediğim şeyleri paylaşırım. Yozgat Yerköy’de devriye görevindeyken, duran bir otobüsün arkasındaki Atatürk resmini eliyle temizleyen Mehmetçik’in görüntüsünü de aynı düşünce ile Instagram hesabımda (instagram.com/deniz_zeyrek) paylaştım. İnanılmaz bir geri dönüşü oldu. İzleyenlerin, yorum yapanların ve beğenenlerin sayısı, bugüne dek görmediğim seviyedeydi.

Anladım ki o Mehmetçik, elleriyle sadece toz altında kalan Atatürk siluetine değil, hepimizin yüreğine dokundu. Son derece içten, son derece doğal ve sevgiyle yaptı bu işi. Hele tozlu zeminde Atatürk siluetinin iki yanına çizdiği kalpler yok mu? İzleyenlerin aklını başından aldı. Bütün siyasi tartışmalara, lehte ve aleyhte bütün polemiklere rağmen toplumdaki Atatürk sevgisinin büyüklüğünü, doğallığını ve gücünü bir kez daha görmemizi sağladı.

Dün 8 saati yollarda geçirince, üşenmeyip görüntüye yapılan bütün yorumları okudum. Tamamına yakını Mehmetçik’i alkışlıyor, onun için dua ediyordu. Bazıları ise “İnşallah başına bir şey gelmez” gibi kaygı cümleleri kuruyordu. O kaygılı cümleleri okurken “Niye gelsin ki? Jandarma teşkilatı milyonlar harcasa, dünyanın en iyi halkla ilişkiler uzmanları ile imaj çalışması yapsa böyle bir sonuç alamazdı” diye düşündüm. Ancak o kaygılı cümlelerin aklımda yarattığı “Acaba komutanlarının tepkisi nasıl olmuştur. Arayıp tebrik etmişler midir? Kızmışlar mıdır?” sorularından kurtulamadım.

Bazı somut bilgiler ışığında, hiç şüphesiz söyleyebilirim ki o görüntüler başta Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin olmak üzere bütün komutanlarının göğsünü kabarttı. Ancak bu seçim atmosferinde o Mehmetçik’in de, bizim de bunu öğrenme şansımız olmayacak. Çünkü, Org. Çetin teşkilatını siyasetten uzak bir yere konumlandırmaya kararlı görünüyor ve bazı meslektaşlarımız ile siyasetçiler, bütün partilerin seçmenlerinin bamteline dokunmayı başaran o Mehmetçik’in görüntülerini siyasi propaganda malzemesine dönüştürmekte gecikmedi. (Bu vesile ile konuyu dün birinci sayfasında “Ata’sına toz kondurmadı” başlığı ile duyuran Vatan gazetesindeki meslektaşlarımı da tebrik ediyorum. Bu haber daha güzel anlatılamazdı.)

VATANDAŞIN GERÇEK GÜNDEMİ VE KARS ÖRNEĞİ

BU aralar hep yollardayım. Günlerdir Hatay, Antalya, İzmir, İstanbul, Şırnak, Cizre, Ordu, Balıkesir ve Kars gibi kentlerde kanaat önderlerini ve vatandaşları dinliyorum. Ordu’da, muhteşem manzarasıyla Boztepe’de yapılan Kültür Turizm ve Medya Kurultayı’nda Anadolu’nun değişik kentlerinden gelen ve şehirlerinin nabzını çok iyi tutan meslektaşlarımla da uzun uzun sohbet ettim. Balıkesir’de Güney Marmara Kalkınma Ajansı ile Büyükşehir Belediyesi’nin ortaklaşa düzenlediği “Yatırım Günleri” etkinliğinde şehrin büyük ekonomik potansiyelini ortaya çıkarmaya çalışan gayretkeş insanların samimiyetlerini ve karşılaştıkları sorunları gözlemledim. Hepsinde dikkatimi çeken ortak şey şu oldu: Sürpriz seçim kararına rağmen vatandaş kendi gerçek gündemi ile uğraşıyor. Sokaklarda seçim atmosferi henüz tam anlamıyla oluşmamış.

Çok örnek verebilirim ama bu köşeye sığmaz. Kars’taki bir duruma dikkatinizi çekmekle yetineyim: Şehirde iki güzel hastane var. Kafkas Üniversitesi’nde modern binasıyla, son teknoloji araç gereçleriyle Avrupa standartlarında bir hastane yapılmış. Ancak hastanedeki bir panoda, “cildiye”, “göğüs hastalıkları”, “kulak burun boğaz”, “ortopedi”, “fizik tedavi” ve “nöroloji” polikliniklerinin doktor olmadığından kapalı olduğu duyurulmuş. Eksiklik öyle hissediliyor ki AK Parti’nin hekim kökenli Kars milletvekili Selahattin Beyribey, açığın giderilmesine bir nebze olsun katkı vermek için hasta muayene edip ameliyatlar yapıyor. Hastaların çoğu Erzurum’un yolunu tutmak zorunda kalıyor. İmkânı olanlar Ankara’ya, İstanbul’a gidiyor. Kentin bir an önce bu sorundan kurtulması lazım. Hastanelerin kadrosu yetersizse bakanlık kadro vermeli, atama yapmalı. Ya kadro var da hekimler gitmiyorsa?

“Ey Hipokrat” diyorum başka bir şey demiyorum!

X