Romantik değil gerçekçi olalım

BAZI konularda romantik değil gerçekti, somut adımlar atmamız gerekir.

Haberin Devamı


Beklediğimizden çok daha uzun bir pandemi dönemi yaşıyoruz.
Hafta içleri 21.00’den sonra dışarıda olamıyoruz; hafta sonları ise evlerde kalmak zorundayız.
Ve bu dönemde bütün belediyeler şöyle haberler geçtiler; “Sokaktaki dostlarımızı unutmadık. Şu kadar ton mamayı sokak hayvanları için harcadık...”
Gerçekten de tonlarca mama sokaklara, caddelere bırakıldı.
Bazılarına şahit oldum, bazılarının haberlerini sayfalarımıza verdik.
Peki dünya medyasında böyle ve benzer haberlere rastladınız mı?
Örneğin New York Belediye Başkanı çıkıp bir açıklama yaptı mı?
Paris ya da Londra Belediye Başkanı...
Ben okumadım.
Çünkü dünyanın hiçbir yerinde hayvanlar sahipsiz değildir.
Binlerce, on binlerce sokak hayvanı dışarıda dolaşamaz.
Bu konudaki samimiyetimi hayvan hakları dernekleri çok iyi bilir.
Sokaktaki dostlarımız için o kadar çok yazdım ki, ben bile sayısını unuttum.
Hayvanları gerçekten çok severim, hiçbirine zarar gelmesini istemem.
Oturduğum evlerde yakın çevredeki hayvanlara her zaman baktım, yardımcı olmaya çalıştım.
Ama Türkiye’nin bu konudaki gerçeklerini unutmamak gerekir.
Tekrar ediyorum.
Romantik yaklaşamayız.
Hayvan dostu olmak ayrı bir şeydir, çözümler konusunda gerçekçi olmak ayrı bir şey...
Hayvan hakları yasası doğru çıkmalıdır.
Boşluklar olmamalıdır.
Hayvanların yeri sahiplerinin yanı olmalıdır.
Sahipsiz hayvanlar için Türkiye genelinde büyük kampanyalar yapıp kesin çözümler getirmeliyiz.
Gelişmiş ülkelerdeki yasalar bizim sorunlarımıza çözüm olamaz.
Çünkü Paris, New York, Londra sokaklarında başı boş dolaşan bir köpek, kedi bulamazsınız.
Hızlı bir şekilde sokak hayvanlarını sahiplendirmeliyiz, kısırlaştırmalıyız, onlara yakışan barınaklarda tutmalıyız.
Ve daha birçok ayrıntı...
Herkesi sağduyulu olmaya çağırıyorum.

 

Haberin Devamı


Türkiye genelinde kampanya yapalım

ÖRNEĞİN pazar günü İzmir Büyükşehir Belediyesi bir haber servis etti.
Haberde deniyor ki;
“İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner Hizmetleri Şube Müdürlüğü, 2020’de 5 bin 929’u kedi, 5 bin 248’i köpek olmak üzere 11 bin 177 sokak hayvanını kısırlaştırdı. Bu sayı 2019’da 5 bin 553, 2018’de ise 4 bin 413 olarak kaydedilmişti.”
İzmir Büyükşehir Belediyesi kısırlaştırdığı hayvan sayısını, gönüllülerin desteği ve ek birimlerin katkısıyla 2020’de önceki yıla oranla iki katına çıkarmış. HAYTAP yöneticileri sokak hayvanlarıyla ilgili çalışmalarından ötürü Başkan Soyer ve ekibine teşekkür etmiş.
Kısırlaştırılan kedi ve köpek sayısı toplam 10 bin diyelim…
Sokaklardaki sayıyı tam bilemiyorum ama on binler diyen de var, yüz binler diyen de...
Yasa bu gerçekleri dikkate alarak çıkmalı.
Belki de en fazla iki yılda tamamlanacak bir kısırlaştırma kampanyası Türkiye genelinde yapılmalı.
Kaynaklar ayrılmalı ve doğru kullanılmalı.
Yoksa birkaç gönüllü, sınırlı imkanlarla bu soruna çözüm bulmak ne yazık ki mümkün değil.

Haberin Devamı


Oğlum Atlas’la
köpek pazarlığı

OĞLUM Atlas da köpek istiyor. Karşı değilim, destekliyorum da... Ama bir pazarlık halindeyiz. Çünkü çocukların bu hevesini biliyorum. Köpekleri, kedileri olsun istiyorlar. Bu sevimli hayvanların dostlukları onlara iyi geliyor.
Ben kedilerle hiçbir zaman anlaşamadım. Ama köpekleri çok seviyorum. Bugüne kadar evimin yakınlarındaki sokak köpeklerine baktım. Onlara mamalar getirdim, bu keyfi onlarla biraz yaşadım. Sasalı’da otururken Atlas’ı parka götürür; oradaki Zeytin ve Peynir ile oynardık. Onlar da Atlas’ı çok sevdiler, hiç yalnız bırakmadılar. Atlas küçücüktü; o dev köpekler Atlas’ın etrafında dolaştılar, onu korudular ve yanında hiç ayrılmadılar. Atlas’ın köpek sevgisi de onlardan geliyor. Zeytin ve Peynir’den...
Şimdi kendi köpeği olsun istiyor.
Hatta “Baba ben sorumluluk sahibi olmak istiyorum. O yüzden kendi köpeğim olsun çok istiyorum” diyor.
Öyle büyük bir köpek değil, tercihi de toy poodle olacakmış.
Pazarlığımız şu;
Ben yoğun çalışıyorum.
Pandemi döneminde biraz azalmış olsa da normalde geç saatlere kadar çalışıyorum.
Seyahatlerim de çok oluyor.
Yani benim bir köpeğe ayıracak vaktim şu an için yok.
Atlas’ın bana verdiği sözlerin de geçici olduğunu biliyorum. Çünkü bütün arkadaşlarımızın çocukları köpek istediler; tamamına şimdi anne babaları bakıyor.
Bu bir sorumluluk...
Bunu baştan kabul etmek ve buna göre hareket etmek lazım.
Köpeği aldıktan sonra o evin bir üyesi oluyor.
Bırakamazsın, unutamazsın, bakmak zorundasın.
Diyorum ki;
Benim Atlas ile yaptığım pazarlığı da yeni yasa düşünmeli.
Düşünmeli ki, o köpekler bıkıldığında sokağa bırakılmasın.

Haberin Devamı


Bu sözüm de hayvanseverlere

YİNE en baştan söyleyeyim de, sonra kimseyle papaz olmayayım.
Hayvan hakları konusunda en çok haber yapan, yazı yazan gazetecilerden biri olarak bunları söyleme hakkını da kendimde görüyorum.
İki mama alıp sokakta köpeklere, kedilere verdiğinizde hayvansever olduğunuzu zannetmeyin.
O hayvanları alın sahiplenin.
Kimsenin evinin önünde mama vermeyin.
O kedilerin, o köpeklerin mamadan daha çok sevgiye ihtiyacı var.
Sahiplenin, yapamıyorsanız sahiplendirin.
Emeğinizi, enerjinizi bunun için harcayın.
Yoksa romantizmle gerçekler uyumlu olmuyor.

Yazarın Tüm Yazıları