"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Sefayı bizden sonraki kuşak sürecek…

Edis’le Grammy için Los Angeles’a gitme hazırlığında başlayan röportajımız oraya gittiğinde de devam etti... 2018’de Altın Kelebek de dahil olmak üzere bütün ödülleri silip süpüren Edis, son olarak MasterCard için belediye otobüsünde çekilen ilginç bir reklama imza attı. Belediye otobüsüne binemedik ama durakta fotoğraf çektirdik, hazırladığı İngilizce şarkılardan 2019 hedefine ve Grammy izlenimlerine kadar her şeyi konuştuk.

Görüşmeyeli neler yapıyorsun?

- Geçen sene ilk albümü çıkardığım da seninle röportaj yapmıştık, 11 Mart’ta “Bizde gazino kültürü de yok kavga da” başlığıyla yayımlanmıştı... Çok güzel bir manşet ve fotoğraftı. O yüzden ilk başta sana teşekkür etmek istiyorum. O röportajda bana “Biz seni single’cı Edis diye tanıdık” demiştin, ben de gülmüştüm... Sonra yeni albüm başarılı olur mu olmaz mı diye konuşmuştuk. Ben de tüm şarkılarıma güvendiğimi söylemiştim.

Bravo valla bütün röportajı hatırlıyorsun...

- Çok önemli ve özel bir röportajdı. Bir de seninle yaptığın için hatırlıyorum.

Geçen sene albüm çıkardın ve çok büyük konserler verdin... 2018 senin yılın oldu...

- Benim ve birkaç kişinin daha...

Diğerleri kimler?

- Aleyna’nın (Tilki)... İyisi ve kötüsü ile Sıla’nın... Gülşen de senenin sonunda çok güzel şarkı yaptı. Kenan Doğulu albüm çıkardı. Mabel’in (Matiz) albümünü de çok beğendim. Müzik anlamında güzel bir sene oldu.

Geçen sene “Erkek popçu” dalındaki bütün ödülleri sen aldın...

- Artık almak için zamanımız geldi... (Gülüyor) 2 sene önce “En iyi çıkış yapan şarkıcı” ödülünü almıştım. Albüm çıkardığım zaman “En iyi albüm” ve “şarkıcı” ödülünü almak istediğimi de herkes tahmin eder.

Bu yıl hedeflerin neler?

- 2018 çok güzel geçti, biraz daha anlatmak istiyorum. Doyamadım... (Gülüyor)

Peki, anlat bakalım...

- Çok güzel konserler verdim. 2 tane dopdolu Harbiye konserim oldu. Erkek şarkıcı kategorisinde en çok bilet satanlardan biri olduk. Yurtdışı ile görüşmelerimiz başladı. “En iyi pop müzik erkek şarkıcı” dalında Altın Kelebek aldım. Ödül töreninde çok güzel bir de şov yaptık.

Gerçekten çok iyi bir şovdu...

- Ben de çok memnun kaldım. Hem ekibimden hem de sizin verdiğiniz ödüllerden... Gerçi sadece 1 tane verdiniz ama... (Gülüyor) 2019’daki hedefim de bu başarıyı kat ve kat artırarak devam ettirmek.

Sefayı bizden sonraki kuşak sürecek…

 Otobüstekiler beni tanımaz diye korktum

  Markalar seninle çalışmayı seviyor. Bugüne kadar kaç reklam anlaşması yaptın?

- Şimdiye kadar 5 oldu sanırım. Hatırlamıyorum... Ben kariyerime başladığımın birinci ayında bile reklam anlaşması yaptım. Tabii çok reklamcı arkadaşım var, bu durumun onunla alakası da olabilir. İsim yaptıktan sonra da gelen teklifler arttı. Geçen sene içecek ve şampuan reklamında oynadım. Bu sene de çok konuşulan MasterCard reklamına imza attık.

Belediye otobüsünde çektiniz reklamı... En son ne zaman toplu taşıma aracına bindin?

- Geçen ay Budapeşte’de bindim. Türkiye’de öğrencilik yıllarımda olabilir. Aslında otobüse binmeyi çok seviyorum. Ama Türkiye’de binmek çok mümkün değil. Şimdi binerim demekle olmuyor.

Reklam için bindiğinde neler yaşadın?

- Mükemmel bir an yaşadım. Bindim ve otobüsü kendime benzettim. Zaten ancak o şartlarda binebilirim demiştim. (Gülüyor)

Otobüstekilerin gerçekten senin bineceğinden haberi yok muydu?

- Şöyle, otobüste benim dansçılarım ve çekim ekibi de vardı. Ama en ön sıra ve arka sırada oturan 9-10 kişinin haberi yoktu.

Sen otobüse binince neler yaşandı?

- Mükemmel bir şok anıydı. Benim için de öyle, çünkü ben de korkuyordum. Ya beni tanımazlarsa diye... (Gülüyor) O şoku yakalamak için bir şansımız vardı... Bir de insanlar işlerine yetişecekleri için sinirli olabilirdi.

Hangi saatte çekim yaptınız?

- Sabah saatleriydi... O yüzden “İşe gideceğim kardeşim, sen ne şarkısı söylüyorsun” diyen çıkabilirdi. Ama demediler, halkımız sağ olsun beni seviyorlar. İlk şok anını çektikten sonra onlarla konuştuk... “Bu reklam olacak, izin veriyor musunuz” diye sorduk ve izin belgelerimizi aldık. “Tamam” dediler ve bizimle birlikte 8 saat çekim yaptılar. (Gülüyor)

O kadar uzun sürdü mü?
- Evet, çünkü detayları da çekmek istedik. Bir de otobüstekiler şarkıyı çok çabuk ezberlediler. Bu sefer, “İnsanlar buna inanmayabilir. Siz şarkıyı söylemeyin” dedik. Oraya kadar geldi durum. (Gülüyor)

Şarkıyı ilk kez otobüste dinlettik

“Paha Biçilemez Bir Şey Başlat” şarkısını ilk defa otobüste mi beğeniye sundun?

- Evet, yeni bir şarkıyı ilk defa dinletmek her zaman risklidir. Normalde ilk önce şarkıyı iTunes ve spotify’da beğeniye sunarsın, kaçıncı sıraya yükselecek diye beklersin. Biz şarkıyı ilk defa otobüste dinlettik. Buna rağmen otobüstekilerin şarkıya hemen katılması çok güzeldi. Bu şarkının başarılı olduğunu gösterir.

Şarkıyı kim yazdı?

- Onur Özdemir’le beraber yazdık.

Marka, şarkı için size bir slogan mı verdi? Yazım süreci nasıl oldu?

- Bir slogan vermekten ziyade “Bizim bir hedefimiz var, bu hedef üzerinden yansıtmak istediğimiz duygu ve hikaye bu. Bu hikayeyi kendi vizyonunda, kendi kafanda yaratmanı istiyoruz” dediler. Mesela o şarkıyı, benim hayal dünyamda bir kart insana söylüyor. Ama şarkıyı dinleyen herkes, sevgiliye yazılan bir şarkı gibi algıladı.

Sipariş üzerine şarkı yazmak zor değil mi?

- Size yazılması için belirli bir zaman aralığı verilirse zorlayabilir. Ama zaten besteciyseniz halihazırda yaptığınız şarkılar oluyor. Aralarında istenilen brife uygun şarkılar da bulunuyor.

Bu şarkı da daha önce yaptıkların arasında mıydı?

- Yok, sadece melodisi hazırdı. Onur’la (Özdemir) 4 gece boyunca sürekli mesai halindeydik. Menajerim Bilal (Oğuz) de yanımdaydı. Ben sürekli volta atıyordum. Bir kelime bile çok önemli oluyor. Yazma kısmı zorlu geçti.

Geri dönüşüm nasıl oldu?

- Şarkıyı sadece MasterCard’ın sitesinden yayınlamamıza rağmen gayet iyi gidiyor. Hayranlarım benim şarkılarımı NetD’den dinlemeye alışıklar. Normalde şarkılarım 1 günde 1 milyon, 2 milyon izleme sayısına ulaşırken şimdi daha spontane gidiyor. Şimdilik 300 binlere geldik ama dediğim gibi şarkıyı daha dijital platformlarda yeni çıktık...

Sefayı bizden sonraki kuşak sürecek…

Reynmen’in takipçisi organik

Reynmen adlı fenomen “Derdim Olsun” şarkısıyla YouTube’da 200 milyon izlenme sayısına ulaştı... Tanıyor musun kendisini?

- Birebir tanışmadım... YouTuber Berkcan Güven yakın arkadaşım, kardeşim gibi... Reymen de onun arkadaşı. Ben olaya çok hakim değilim, Berkcan’a “Nasıl oldu” diye sordum. O da, Reynmen’in çok ciddi çocuk hayranı olduğunu ve sosyal medyada ciddi bir etkileşimi olduğunu anlattı. “Tıklanma sayısı sahte değil, organik” dedi.

Şarkıyı dinledin mi?

- Biraz...

Nasıl buldun?

- Fena değil. Ben şarkılara ilk dinleyişte çok çabuk alışamıyorum...

Sosyal medya bu tür anlık sıçramaları yaratan bir mecra. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsun?

- Sosyal medyayı çok uçucu buluyorum. Ama akıllı kullanıldığı zaman çok büyük getirileri olabileceğine inanıyorum. Ama beni sosyal medya biraz sıktı. Çok aktif değilim, hesaplarımda sadece işlerimi duyuyorum.

Niye o kadar uzaklaştın?

- Benim mesleğimdeki biri zaten günlük hayatında “like” alıyor. Gazetede görüyorum fotoğrafımı, çok fazla kişi ile fotoğraf çekiliyorum. Kendi kendime fotoğraf çekilmeyi unutuyorum. Fotoğraf çekilmek bana iş gibi gelmeye başladı.

Nasıl yani?

- Yurtdışı gezilerinde arkadaşlarım anı olsun diye fotoğraf çekilmek istiyor. Ben hemen bir kibarlaşıyorum. Arkadaşlarım, “Oğlum biz bizeyiz, hatıra olsun diye çekiliyoruz” diyorlar. Mesleki anlamda böyle bir deformasyon var.

Bir de mesleğiniz gerçekten size ün katmıyorsa, Instagram’ınızı o zaman aktif kullanmaya başlıyorsunuz. Fotoğrafınıza daha özen gösteriyorsun. Ama benim mesleğim zaten gösterişli. Sosyal medyayı o gösterişte kullanamıyorum. Sosyal medyada fenomen olanlar da genelde şarkıcı değil.

Grammy’de olmamam için hiçbir neden yok

  Geçen hafta Los Angeles’ta düzenlenen 61. Grammy Ödülleri’ne katıldın...

- Reklam yüzü olduğum MasterCard’ın onur konuğu olarak katıldım. Markam oranın ana sponsoru.

Daha önce hiç böyle büyük bir ödül törenine gitmiş miydin?

- Gittim, Altın Kelebek’te ödül bile aldım. (Gülüyor)

Grammy ödül töreninde ilk hissettiğin ne oldu; mutlaka burada sahnede olmalıyım hissi mi?

- Çok profesyoneller. Hem performansları hem ödül törenini yönetme şekilleri. Bizim şovlarımızdan çok uzak değiller bu arada, ama yayına yansıtılış şekli bambaşka. En önemlisi ise seyircinin coşkusu. Bizim törenlerimizde alkış sesini ne yayından ne de salondan zor duyarız. Sonuç olarak özel bir tören izledim ve çok etkilendim. Orada olur muyum diye sormuyorum artık kendime, orada olmamam için hiçbir sebep yok. Benzer prodüksiyonları yapıyoruz zaten, yani kendi adıma ben yapıyorum, bunun için yatırım da yapıyorum. Yabancı hissetmedim, uzak da hissetmedim o nedenle.

Grammy’de seni en çok etkileyen ne oldu? İzlenimlerin neler?

- Michelle Obama çıkınca herkes o kadar büyük reaksiyon gösterdi ki, bir first lady’nin bu kadar sevilmesi ve insanların ağlaması beni de duygulandırdı. Genç ve yeni sanatçıları saymayacağım, daha önce izlediğim insanları izledim ve hepsi muhteşemdi ama, Diana Ross 75. doğum gününü kutlamak için sahneye çıktığında çok heyecanlandım. Nasıl bir mutluluk ve enerji... Koskoca Diana Ross, idollerin idolü, gülücükler saçtı etrafa. Müthiş bir deneyimdi.

Amerika’da radyo programına da katıldın değil mi?

- Evet, Travis Mill Show’a çıktım. Yapım şirketim DMC’nin iletişimiyle gerçekleşti. Onlardan da istek geldi, mutlu olduk. “Çok Çok”u çaldık, enternasyonal olarak en çok dinlenen şarkım. İngilizce şarkım ise yetişmedi, çaldırmadık.

Dönüp turnelere başlıyorum hemen

  Amerika seyahatinde müzikal anlamda ne gibi toplantılar yaptın? Verimli oldu mu?

- Oldu. Önemli toplantılardı ama detay vermek istemiyorum artık. Çığ gibi büyüyor sonra. Milli bir mesele değil bu, beklenti olmasın. Biz zaten dünyanın her yerinde güçlüyüz, çok ciddi izlenmelerimiz, dinlenmelerimiz ve önemli sayıda takipçilerimiz var. İyi müzik, güzel şarkılar ve önemli işbirlikleri bekliyor.

Aleyna (Tilki) da Los Angeles’taydı, onunla görüştün mü?

- Hayır, ben gittiğimde o Türkiye’ye dönmüştü. Aleyna için de yurtdışında güzel bir dönem başlıyor. Türk sanatçılar çok iyi ilgi görecek. Bu işin biz cefasını çekeceğiz, bizden sonraki nesil sefasını sürecek.

Bizi fırçalamayı çok seviyorsunuz

Annen hâlâ D&R’dan albümlerini alıyor mu?

- Kalmamıştır herhalde o kadar çok aldı ki... (Gülüyor) Annem medya takip uzmanı. “Biri senin için böyle dedi” diye sürekli uyarıyor. Sen, Mazhar Alanson’un dilinden “şımarık bunlar” diye yazdığında, annem ne üzüldü. “İzmir’de konserin vardı, açıkla oğlum” dedi. “Açıklamayacağım” dedim.

Neden açıklamak istemedin?

- Açıklarsam ben olayı sonlandırmış oluyorum. Ama bu olayın anladığım kadarıyla Cengiz Abi için konuşulması gerekiyor. (Gülüyor) “Cevap vermeyeyim, olay gerçekten biz öyle yapmışız gibi algılansın” dedim. Oysa İzmir’e konsere gittim. Ardından Birleşmiş Milletler sözcüsü olduğum için mülteci kamplarını ziyaret ettim. “Ben nelerle uğraşıyorum” diye cevap verebilirdim.

Belki genç yetenekleri “dövmek” daha kolay olduğu için...

- Bizi çok çabuk harcıyorsunuz. Onu söyleyeceğim.

Ben harcamadım, Mazhar harcadı...

- Sen de harcadın. Edis ve Mabel Matiz yazmışsın. Gelmeyenler başkaları ama biz haber olduk.

Sezen (Aksu) ve Tarkan gelmedi...

- Onu yazmıyorsun, yazar mısın tabii. Ben de yazmam. Tarkan ve Sezen’in gelmemesi normal. Ama Edis’le Mabel gelmeyince, “Ne oluyor bunlar”...

Siz genç kuşaksınız ya...

- Haklısınız... O fiskeleri atacaksınız bize, yapacak bir şey yok. Bizi fırçalamayı çok seviyorsunuz.

O şarkıyı bana vermezsen  stüdyonu basarım

Almanya’da İngilizce şarkını kaydettin. Şarkı ne zaman çıkacak?

- Belli değil, yapımcıların stratejisine bağlı.

Galatarasay mezunusun. Neden Fransızca değil de İngilizce bir şarkı tercih ettin?

- Fransızca şarkı da yapacağım. Ama şöyle bir şey var, yaptığım müzik ve sunumun “show business” olarak en ileride olduğu yer Amerika. Orada geçirdiğim vakitte çok şey öğreneceğim. Ama “Pılımı pırtımı toplayıp gidiyorum. İnşallah dünyaca ünlü bir şarkıcı olarak döneceğim” demiyorum. Milli maça çıkmıyorum, bu kişisel müzik yolculuğum.

 

 

 

 

X