"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Kurban Bayramı’nın ardından

Yine Boğaz kırmızıya boyandı, yine izinsiz yerlerde kurban kesildi haberleri bu bayram da gazetelerde yer aldı...

Ama yiğidi öldür, hakkını ver... Özellikle İstanbul’da son yıllarda kurban kesimiyle ilgili ciddi yol kat edildi.
Eskiden otoban kenarlarında, mahalle aralarında, asfaltlarda, herkes kafasına göre kurban keserdi. Son yıllarda gözle görülür bir iyileşme var bu konuda.
Bayramın ilk iki günü İstanbul’da Bakırköy’den Anadolukavağı’na pek çok yeri gezdim.
Semtlerde, yollarda tek bir tane kurban kesimine rastlamadım.
Medyanın her yıl ısrarlı haberleri, bu konuda gösterdiği hassasiyetin önemi büyük bu gelişmede.
Yine de izinsiz kesimler yaşanmadı değil ama eskiye oranla çok az.
Şimdi yapmamız gereken en önemli şey, kurbanın çocukların gözü önünde kesilmesini engellemek...
Medyaya bu konuda da büyük iş düşüyor.
Bu yıl kurban haberlerinde bunun altı hiç fena çizilmedi.
Valilik ve belediyeler kesim alanlarına çocukların girmesini yasaklayana kadar devam etmeli bu ısrarlı habercilik...


Aldıkları karara kendileri uymadı

Sıla, bayramın üçüncü günü Kıbrıs’taki Kaya Artemis Otel’de sahneye çıkmış ve 2 bin kişiye konser vermiş.
Hani terör ve şehit haberleri nedeniyle Kıbrıs’ta konserler ve eğlenceler iptal edilmişti?
Edilmediğini geçen gün örnekleriyle yazmıştım. Sıla konseri de Kıbrıs otellerinin aldığı kararın manasızlığını kanıtladı.
Umarım bir daha hem garip hem de uygulayamadıkları kararlar almazlar...

Kurban Bayramı’nın ardından

Tarkan sahneye böyle çıkar mı?


Deri Tanıtım Grubu’nun Milano Fashion Week’te ziyarete açılan “The Leather Age” sergisini hazırlayan moda tasarımcısı Hatice Gökçe’nin bu yıl Tarkan’ın sahne kıyafetlerini tasarlayan isim olduğunu yazmıştım dün.
Gökçe’ye “Tarkan’ı neden böyle iddialı giydirmiyorsun?” diye takıldım.Gülerek, “İsterse neden giydirmeyeyim?” dedi.
Hatice Gökçe’nin bu çalışmasından haberi varmış, tamamı deriden hazırlanan bu iddialı kostümleri de giymek için değil ama tasarım olarak beğenmiş Tarkan.
“Onunla çalışmak çok keyifli. 10-12 yıl önce de birlikte çalışmıştık. Bu yıl sahne kıyafetlerini yine birlikte hazırladık” dedi Gökçe.
“Sen mi karar veriyorsun ne giyeceğine?” soruma ise şu yanıtı verdi: “Tarkan kendi tarihini yazan bir isim. Dolayısıyla onun istediği şeyin olması çok önemli. Ben de istediği şeyi ona en doğru şekilde sunuyorum.”
Sonra da şunu ekledi:
“Tarkan’ın sahne kıyafetlerini beğenen olur, beğenmeyen olur ama kendi tarihini yazan biri olduğu için bu kıyafetleri de yıllar sonra çok konuşulacak... Her yaptığı şey gibi kıyafetleri de yıllar sonra bütün detaylarıyla irdelenecek, araştırılacak biri Tarkan. Çünkü el attığı her işi benimseyerek yapıyor.”
“Bu yıl kıyafetlerle ilgili eleştiri geldi mi?” sorum üzerine ise “Hayır. Bana ulaşan hiçbir olumsuz tepki olmadı” dedi Hatice Gökçe.
Tarkan’ın ertelenen Açıkhava konserleri bu akşam başlıyor; 29-30 Eylül ve 2-3 Ekim’de dört konser verecek. İzleyecekseniz bir bakın bakalım Tarkan’ın kıyafetleri için siz ne diyeceksiniz...

Kurban Bayramı’nın ardından

Seyirciye bu kadar bedava dizi dünyanın hiçbir yerinde yok

Kanallar bu gidişle hep beraber batacak, bu reyting sistemi ve reklam gelirleriyle bu paraların harcanması mümkün değil diyorum, dinleyen yok...
Herkes rakibini yarım puan, 1 puan geçme peşinde. Bakın mesela dün akşam; “Güneşin Kızları”, “Paramparça”, “Kırgın Çiçekler”, “İlişki Durumu: Karışık”, “Yeşil Deniz” ve “İnadına Aşk” olmak üzere 6 büyük kanalda 6 büyük dizi vardı.
Her birinin bütçesi 800-900 bin civarında. Bu dizilere harcanan toplam para; ortalama 5 milyon lira.
Hani kanalların diğer program giderlerini, yatırımlarını, personellerini falan hiç hesaba katmıyorum.
Sadece 20.00-23.00 arası 6 diziye harcanan toplam para 5 milyon lira...
Her akşam da bu parayı harcıyorlar.
Ne var ki böyle bir reklam pastası yok. Her akşam bu parayı toplamaları imkansız... Sonuçta hep beraber zarar ediyorlar.
Dünyanın hiçbir yerinde seyircinin bu kadar çok ve kalitesi yüksek içeriğe bedava ulaşma şansı yoktur.
Bizim kanalların seyirciyi alıştırdığı lüks dünyanın hiçbir yerinde yok.
Televizyonların girdiği bu saçma yarışta tek kazanan yapımcılar ve oyunculardır.Bu sezon sonunda televizyonlar battığı zaman onlar da kazanamayacak ama...


Nurgül gibi sincap olmak

THY uçuşunda Nurgül Yeşilçay’a fındık vermiş hostesler, bir yolcu itiraz etmiş; “Ünlü olduğu için mi ona fındık verdiniz” demiş...
Nurgül de, “Hayır sincap olduğum için” diye gider yaptı sosyal medyadan. Nurgül kendi açısından haklı, fındık istemiş ve almış.
Ancak THY uçuşlarında bir fındık sorunu olduğu gerçek...
Fındık Tanıtım Grubu’nun yıllar önce başlattığı “Her gün bir avuç fındık” sloganıyla birlikte THY küçük paketlerde yolculara fındık ikram ederdi.
Ancak son zamanlarda THY uçaklarına ya çok az fındık yükleniyor ya da hiç yüklenmiyor. Varsa da istenen yolcuya ikram ediliyor.
Ben de Nurgül gibi sincap olduğum için hep fındık istiyorum ama hep olumsuz yanıt alıyorum.
Dolayısıyla son dönemde THY’de bir fındık/sincap meselesi yaşandığı kesin...

X